BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Hasan bin Ali Askerî

Hasan bin Ali Askerî

Buyurdu ki: “Doğru ve hâlis ibâdet edenleri, âdet üzere, bozuk ibâdet edenlerden ayıran fark, Allahü teâlânın emrlerini gözetmektir...”



Hasan bin Ali Askerî hazretleri, “Oniki İmâm”ın on birincisidir. İmâm-ı Ali Nakî’nin oğludur. 846 (H.232) senesinde Medîne-i münevverede doğdu. 874 (H.261) senesinde Bağdat’ta vefât etti. Kabri Bağdat yakınlarındaki Samarra’da babasının türbesindedir... Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki: Allahü teâlâ lütfederek, kerem ederek, acıyarak, kullarına çok şeyleri mubâh etmiş, izin vermiştir. Rûhu hasta, kalbi bozuk olduğu için, mubâhlarla doymayıp, bitmez tükenmez mubâhları bırakarak, ahkâm-ı islâmiyyenin hudûdundan dışarı taşanlar, şüpheli ve harâmlara uzananlar, ne kadar bedbaht ve zavallıdır. Ahkâm-ı islâmiyyenin hudûdunu gözetmek, buradan dışarı taşmamak lâzımdır. Âdet üzere, alışkanlık ile namâz kılan ve oruç tutan çoktur. Fakat, ahkâm-ı islâmiyyenin hudûdunu gözeten, harâm ve şüphelilere düşmemeye dikkat eden pek azdır. Doğru ve hâlis ibâdet edenleri, âdet üzere, bozuk ibâdet edenlerden ayıran fark, Allahü teâlânın emrlerini gözetmektir. Çünkü, namâz ve orucun hâlisi de, bozuğu da görünüşte berâberdir. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” Efendimiz buyurdu ki: (Dîninizin direği, temeli vera’dır.) Bir hadîs-i şerîfte, (Hiçbir şey vera’ gibi olamaz) buyurdu. Nûr sûresi, otuzbirinci âyet-i kerîmesinde meâlen, (Ey mü’minler! Hepiniz, Allahü teâlâya tevbe ediniz! Tevbe etmekle kurtulabilirsiniz) buyurulmuştur. Yirmisekizinci cüz’ sonundaki, Tahrîm sûresi, sekizinci âyet-i kerîmesinde meâlen, (Ey îmân eden seçilmişler! Allahü teâlâya dönünüz! Hâlis tevbe edin! Ya’nî tevbenizi bozmayın! Böyle tevbe edince, Rabbiniz, sizi belki afv eder ve ağaçlarının, köşklerinin altından [önünden] sular akan Cennetlere sokar) buyurmuştur. En’âm sûresi, yüzyirminci âyet-i kerîmesinde meâlen, (Açık olsun, gizli olsun günâhlardan sakınınız!) buyurmuştur... TEVBE ETMEK FARZDIR!.. Günâhlarına tevbe etmek, herkese farz-ı ayndır. Hiç kimse tevbeden kurtulamaz. Nasıl kurtulur ki, Peygamberlerin “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” hepsi tevbe ederdi. Peygamberlerin sonuncusu ve en yükseği olan Muhammed “aleyhi ve aleyhimüssalevât” buyuruyor ki: (Kalbimde [envâr-ı ilâhiyyenin gelmesine engel olan] perde hâsıl oluyor. Bunun için her gün, yetmiş kerre istigfâr ediyorum.)
Reklamı Geç
KAPAT