BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu yapılması gereken bir itiraftı

Bu yapılması gereken bir itiraftı

Bir önceki genelkurmay başkanı Işık Koşaner’in olduğu iddia edilen konuşma da şimdi herkesin elinde. Sayın Koşaner, metni tekzip etmediğine göre kendine ait olduğunu kabul ediyor demektir. Aslında ortaya çıkıp dediklerine sahip çıkması gerekir.



> Savcılar, eski genelkurmay başkanının bilgisine müracaat ederek yok yere alnından vurulan erin hakkının takipçisi olacak, silahını bırakıp kaçan rütbeli için ceza davası açacaktır. Bir önceki genelkurmay başkanı Işık Koşaner’in olduğu iddia edilen konuşma da şimdi herkesin elinde. Sayın Koşaner, metni tekzip etmediğine göre kendine ait olduğunu kabul ediyor demektir. Aslında ortaya çıkıp dediklerine sahip çıkması gerekir. TSK’nın en tepe noktasındaki general, kuvvet komutanlarına acı itiraf veya ikrarlarda bulunmakta, onlarla ağır bir nefs muhasebesi yapmakta. Ne hazin ki gerçek bir öz eleştiri dile gelmiş. Komutan, o itirafta bazı durumları ‘rezalet’ diye açıklıyor. Rütbeli muvazzafın silahını bırakıp cepheden kaçmasından söz ediyor. Karşıda iki kişi görününce gözü kara birkaç kişi dışında yerinde durmayanlara işaret ediyor. Sık sık koordinasyon bozukluğuna işaret ediyor. Kum torbalarının üst üste yığılarak mevzi diye kulübe yapılıp hedef olma şaşkınlığını gösteriyor. Her şeyimiz var, herkesin cebinde telsiz bulunuyor, gece de görebiliyoruz, gündüz de ama kendi erimizi kendimiz alnından vurduk diyor. Keşke mâneviyatla mesafemiz çok açıldı da deseydi, keşke 28 Şubatta milletin örtüsü, sakalı gibi yanlış hedeflere yöneltildiklerini de dile getirseydi... Işık Koşaner, övünüp böbürlenmeden, hakikati örtbas etmeden gözler önüne sermiş. Peki, bu denli öz eleştiri yapan bir genelkurmay başkanı, bu yaraya müdahale ederek onu iyileştirmek zorundayken bu ayıpta sorumluluğu olan bazı paşaları kurtarma uğruna neden iki sene önceden emekli olup gitti? Düzeltmeye dair ümidi mi yoktu? Bu konuşmadan sonra yerinde mi kalamadı? Başka bir sebep mi var? Konuşmanın gayrı kanuni şekilde basına sızması bahsi diğerdir. Ancak olan olmuş, her şey gündeme dökülmüştür. Bu tesbit, tahlil, tenkid ve muhasebe, Işık Koşaner’in belki de askerlik hayatındaki en büyük hizmetidir. Onun için susmamalı. Dile getirmediği daha başka hangi acı gerçek varsa onları da açıklamalıdır. Zaten, çıkan bu haberi yargı, ihbar telakki eder. Bu itibarla savcı, eski genelkurmay başkanının bilgisine müracaat ederek yok yere alnından vurulan erin hakkının takipçisi olacak, silahını bırakıp kaçan rütbeli için ceza davası açacaktır. Komutan o firari için ‘utanmadan aramızda dolaşıyor’ dediğine göre onu tanımaktadır. ‘Bir ordu yarım asır savaşmazsa savaş kabiliyetini kaybeder’ diye bir tez vardır. O anlamda terörle girişilen bu mücadele TSK’yı böyle bir tehlikeden alıkoymakta. Her kurumda hata işlenebilir. Ancak adalet, sağlık ve ordudaki hata insan hayatıyla ödenir. Muallim Naci ne demişti? ‘Bir hakîkat kalmasın âlemde Allahım nihân.’ Artık dünyada gerçekler saklı kalmıyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT