BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Duygusal köpekler

Duygusal köpekler

İsveç’in kuzeyinde, karla kaplı uzun yollarda ulaşım “Haski” cinsi köpeklerin çektiği kızaklarla sağlanıyor.



Dışarıda esaslı bir soğuk. Hani kapıdan çıkar çıkmaz, donduran cinsten. Her taraf buz kesmiş, bir gün önce durulan hava, tekrar tipiye çevirme yolunda. Otelin lobisindeki şöminenin başında, “sobalı ev” nostaljisi yaparken, odun çıtırtılarının psikolojik sıcaklığını bir kez daha yaşıyoruz. Zaman zaman, yanımdakı camın buğularını silip, dışarıya göz atıyorum. Kapının önünde, kızaklara koşulmuş bir grup köpek ve bakıcılarından başka hiçbir canlı yok. Macera başlıyor Kızaklar üçer kişilik. Her birinin önünde, altışardan iki sıra 12 tane köpek bağlı. Bembeyaz karın üzerinde, aynı rengi, zaman zaman gri ve siyah ile paylaşan Haskiler, yeni misafirlerini oturdukları yerden usluca bekliyor. Vakit geçirmeden harekete geçmek istiyoruz. Fakat o da ne, daha yerlerimize oturur oturmaz, köpekler çılgınlar gibi havlamaya başlıyor. Bu sevimli hayvanların bizden hoşlanmadığını düşünürken, rehberimiz havlamaların macera öncesi bir selamlama olduğunu anlatıyor. Burası İsveç’in Kiruna kenti. Kutuplara yakın bir noktada, yılın 8 ayı tamamen donan buz göllerinin üzerinde, bilmediğimiz bir güzergaha harekete geçiyoruz. Köpekler, verilen ilk işaretle, aynı anda atılırken, sesleri de bıçak gibi kesiliyor. Duygusal ve akıllı Özellikle soğuk iklimlerde yaşayan ve “Sibirya Kurdu” olarak da bilinen Haskiler, tempoyu hiç aksatmadan bir düzen içinde hareket ediyor. Minyon yapıları, sırtlarında çoğu beyaz renkli tüyleri ve masmavi gözleriyle insanı kendilerine hayran bırakan bu köpekler, beklenmeyen bir performans sergiliyor. Yanımdaki rehberimden, soğuk coğrafyanın, bu sımsıcak köpeklerinin çok duygusal olduklarını öğreniyorum. Arasıra arkaya dönüp, buz mavisi gözleriyle şöyle bir bize bakıyorlar. Bu bakışlarda, “Seyehaten memnun musunuz? Buraları beğendiniz mi?” gibi manalar gizli sanki. Rehberim, zaman zaman bir insan gibi duygusallaştıklarını, bakıcılarıyla çocuklar gibi oynadıklarını anlatıyor. Fakat onları en çok üzen hareket, kızaktaki sıralarının değiştirilmesi. Zaman zaman yaşlananlar arka sıraya kaydırılıyor, ön sıralara daha genç olanları ilave ediliyormuş. Bu değişikliklerde, hayvanların çok üzüldüğünü hatta hasta olduğunu öğreniyorum. Duygusallıklarının yanısıra, bir de akıllı hareketlerini keşfediyorum bu ilginç köpeklerin. Hararet basınca kafalarını yere yaklaştırıyor ve ağızlarına kar doldurarak, susuzluklarını gideriyorlar. Bu pratik çözümü,koşarken ve tökezlemeden uygulamak zor bir iş. Donma eşiği Yolculuğumuz, bilmediğim bir noktaya doğru devam ederken, üzerimdeki parkaya biraz daha sarılıyorum. Geceyle başlayacak olan ayazın, bizi dondurması işten değil. Soğukla gözlerimden sızan yaşların, kirpiklerimin üzerinde donması, macerayı biraz daha güçleştiriyor. Ancak asıl macera bu sevimli köpeklerin macerası... Onların hayatı buz üstünde ve yük çekerek geçiyor... Ve onları ayakta tutan tek şey, öne geçmek, önde olmak yani liderlik sevdası...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT