BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Eğitim kuyruğu

Eğitim kuyruğu

Televizyonlar üniversiteye kayıt için sıra bekleyen öğrencileri haber yapıyor. Kimi ana babasıyla gelmiş, kimi, başka bir yakınıyla. Baba diyor ki: “Kızım filan yerde sıra beklerken ben de bankada kuyruğa girdim. Sistem arızalı imiş. Üç saat bekledim.”



Televizyonlar üniversiteye kayıt için sıra bekleyen öğrencileri haber yapıyor. Kimi ana babasıyla gelmiş, kimi, başka bir yakınıyla. Baba diyor ki: “Kızım filan yerde sıra beklerken ben de bankada kuyruğa girdim. Sistem arızalı imiş. Üç saat bekledim.” Filan yer dedikleri de adliyede kuyruk.. Sabıka kaydı alınacak. Sabıka kaydı almak çok mu lüzumlu.. Bence değil, beyan yeterli.. Hayır yetmez deniyorsa öğrencilerin adli sicil kayıtları T.C. numarasına göre üniversitelerin öğrenci servislerinin erişebileceği bir havuza aktarılır.. İlgili birim oradan bakar. Harç neden makbuzlu ibrazlı yatırılmak zorundaki.. web üzerinden yatırma imkânı verilir. Yahut üç gün sonra, beş gün sonra, bir ara.. derse gelip giderken “makbuzunu öğrenci kalemine bırak” denir. Burada mesele bu problemin kalem kalem nasıl çözüleceği değil. Anlayış meselesi. Böyle kurumlarda bu işleri dert edecek adamlar yok. 35 sene önce kayıtlar nasıl yapılıyorsa yine aynı usul yapılıyor. Kayıtta hiçbir evrak istenmeden sadece ÖYS sonuç belgesi ve beyan esas alınsa kötü niyetli kimselerin suistimal edebileceği ne var? Hiçbir evrak istemiyoruz. Bizde zaten ismin yazılı.. Formu doldur, imzala, git.. Gerisini sonra hallederiz, diyemiyoruz. İsrail’le ilişkiler İsrail’le ilişkiler (bozulması) bana çok ciddi gelmiyor nedense. Mavi Marmara gemisine baskın düzenlendiği zaman da olup bitenler bana biraz karışık gelmişti. Herkesin olmasa bile gemideki bazı insanların baskını dört gözle beklediği, hatta baskın olması için elinden geleni yaptığına dair işaretler de var. Bu kimin organizasyonuydu. Biz sonradan mı sahiplendik. Başından beri haberdar mıydık? Olup biteceği öngöremedik mi? Gördükse böyle bir sonuç tam da beklediğimiz sonuç muydu? Maksat yardım idiyse yardım edilecek insanlara başka kapıdan (mesela Mısır üzerinden) gitme imkânı yok muydu? Adamlar haklı ya da haksız gelmeyin, müdahale ederiz dedikleri halde bu sivil toplum kuruluşu giderken neyin hesabını yaptı? Oraya giden birkaç gemi vardı.. Diğer ikisi durun, yolunuzu değiştirin ihtarından sonra durdular.. Mavi Marmara neden durmadı? Bir yardım gemisi askerî müdahaleye neden karşı koyar. (dur ihtarına uymaz) vs. vs... Bunlar karanlıkta kalan sorular. İşin aydınlık kısmı şu: İsrail’le kol kola Orta Doğudaki ülkelerle sıcak ilişkiler kurmak, bölge kamuoyundan sempati toplamak kolay değil. Biz bir ülkeyi karşımıza alarak birçok ülkeyi kucaklama imkânına kavuştuk. Gemiye baskın düzenlendiği zaman ilk aklıma gelen sizlerle paylaştığım konu bu olmuştu. İlişkilerin bozulması çok ciddi gelmiyor derken işe bu tarafından bakıyorum. Zoraki bozma ya da bozulma gibi geliyor. Biz konuya yarı yolda mı müdahil olduk, başından beri işin içinde miydik kısmını çözemedim. O insani yardım kuruluşunun başındaki adamın siması en başından beri beni tedirgin ediyordu.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT