BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Biraz yavaş koşun!

Biraz yavaş koşun!

Türkiye 72 saat içinde play-off sistemine karar verdi ve geçti. TFF şimdi de hiç düşünmeden taşınmadan “yaptım oldu” mantığıyla maçlara bayan ve 16 yaşından küçükleri ücretsiz alacakmış.



Türkiye 72 saat içinde play-off sistemine karar verdi ve geçti. TFF şimdi de hiç düşünmeden taşınmadan “yaptım oldu” mantığıyla maçlara bayan ve 16 yaşından küçükleri ücretsiz alacakmış. TFF Yönetim Kurulu içinde benim bildiğim 2 tane çok tecrübeli mali müşavir var. Soru 1) Kulüpler kombine satıyor. Kalan biletlerin de satış ve pazarlamasını tamamen “Biletix” adındaki firmaya devretmiş. Biletix’ten toplu bilet mi satın alacaksınız? Soru 2) Bu kulüpler halka açık şirket!. Bilet gelirlerini sizin istediğiniz gibi kullanma hakkınız var mı? Kanun, maliye bu işe ne der? Sizden önceki Başkan, futbolu Papermoon’dan yönetmişti. Düştüğü durum ortada. Şimdi ben de sizin yönettiğiniz mekanı çok merak ediyorum. Beklesinler mi? 1) Ankara Ulusal Yardımcı Hakemi Ejder Yapıcı, 3 haftada 3 maça gitti. 2) Kocaeli Ulusal Yardımcı Hakemi Gündoğdu Yiğit, 3 haftada 3 maça gitti. Bu hafta siftah yapacak olan ya da henüz siftah yapmamış olan hakemlere bir diyeceğiniz var mı? Beklesinler mi? İyi ki klasman yapmadınız! MHK göreve yeni geldiği için klasmanlara dokunmamıştı. Bank Asya 1.Lig’de 2.haftanın gözlemcileri açıklandı. Baktık ki, Üst Klasman Gözlemcisi olmayan 4 gözlemciye bu kategoride görev verilmiş. Dikkat edin ligde henüz 2.hafta. Kar-kış yok. Özel bir durum yok. Bunun adı keyfiliktir. Bunun sonu adamcılığa gider. Türkiye bu anlayışı 20 yıl önce terk etmişti. Bu “yaptım oldu” anlayışı 3.dünya ülkelerinde kaldı. Demek ki, bataklık böyle kuruyacak (!) Talimatlar size izin vermiş olsa da çok acele ettiniz. Bu en azından diğer gözlemcilere saygısızlıktır. Bütün gözlemcilere de mesajdır. Anlaşılan o ki; saygı kültürünün yerine korku kültürü getirilmekte. NOT: Söz konusu bu 4 gözlemci (3’ü eğitimci, 1’i eski MHK üyesi) çok da sevdiğim, saydığım ve inandığım arkadaşlardır. Siyah-beyaz hata!.. MHK Başkanı Yusuf Namoğlu 1.haftayı değerlendirirken “Önemli olan siyah-beyaz dediğimiz, yani neticeyi değiştiren hatalar olmasın!” diyor. Siyah-beyaz hata demek “Bana göre, sana görelerin olmadığı” herkesin kesin uzlaştığı bir kararı hakemin ters yorumlamasıdır. Yani uzaydan bile bakılsa net bir şekilde “kırmızı kart ya da penaltı” deniliyorsa; hakem de böyle bir kararda eğer yanılmışsa bunun adı “siyah-beyaz hata” oluyor. Hakem hiç kimsenin inanmadığı bir penaltıyı çalsa ve bu penaltı kaçsa bunun adı yine siyah-beyaz’dır. Yani skora etki etme şartı yoktur. Geçtiğimiz hafta skora etki etmeyen ama devedişi gibi siyah-beyaz hatalar yok muydu? Skora hiç etkisi olmayan çok bariz bir hata da “siyah-beyaz” olabilir. 3-0’lık, 5-0’lık maçlarda siyah-beyaz hata olmayacak mı? Umarım Sayın Namoğlu böyle demek istememiş olmalı. Uilenberg‘in bu konuda birkaç dersini çok iyi hatırlıyorum. Sayın Namoğlu, Lig TV’de son katıldığı programda elle oynamalarla ilgili hep ters yorumlar yaptı. Markus Merk ile aynı kasetleri seyretsinler ve yorumlasınlar. Birbirini asla tutmayacaktır. Sayın Başkan kurulunuzdan ya da yakın çevrenizden size “Kral çıplak” diyecek biri yok mu? Çok yazık!. Kasıt mı ihmal mi? Önceki gece Şampiyonlar Ligi’nde C Grubu’nda Basel-Galati maçında gözlemci Oğuz Sarvan’dı. UEFA’nin sitesinde kategorileri incelerken tesadüfen rastladım. TFF bu bilgiyi internet sitesinden duyurmadı. Herkes bilir ki: Sarvan bu tip reklam kokan işlerden pek hoşlanmaz. Ama burada bir ihmal varsa çok ayıp. Kasıt varsa daha büyük ayıp. Avrupa’daki bir sürü lüzumlu-lüzumsuz görevi duyur. Şampiyonlar Ligi görevini duyurma!.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92543
    % -0.18
  • 5.4649
    % -0.34
  • 6.1587
    % -0.51
  • 7.0842
    % -0.19
  • 210.692
    % -0.47
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT