BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şehit olan erimizi taşırken...

Şehit olan erimizi taşırken...

“Kısa zamanda Milli Karakoluna ulaştık. Ayhan Başçavuş, 8-10 askerle yaya olarak çıkmış, peşlerinden biz de araçlarla devam ettik. Bir haftadır yağmur toprağı suya doyurmuştu...”



Daha çocuk yaşta başladığımız askerlik mesleğinin, ilk öğrencilik günlerinden itibaren atış takımına katılmıştım. Önceleri havalı silahlarla, daha sonra ateşli silahlarla devam etti bu çalışmalar. Okuldan sonraki meslek hayatında da bağlı bulunduğum kuvvetin değişmez elemanı olmuştum. Zaman zaman Türkiye çapında iyi dereceler alıyor, takımımı iyi temsil etmek için var gücümle çalışıyordum. Hazırlık çalışmalarında yılda yaklaşık 4-5 bin adet fişek kullanıyordum. Fakat bu çalışmaların ileride bana nasıl bir sağlık problemi çıkaracağını hiç düşünmemiştim. İlk şark görevim Şırnak. O zamanlar Siirt vilayetine bağlı bir ilçe. Meşhur Milli Karakolu arkasındaki Uşaklı mezrasına saldıran hainler bir erimizi yaraladılar. Yardım lazım, çatışma devam ediyor. Albay Hatiboğlu bizi toplayıp ikazlarda bulundu: “Çocuklar dikkat edin yolda mayın vardır!” Kısa zamanda Milli Karakoluna ulaştık. Ayhan Başçavuş, 8-10 askerle yaya olarak çıkmış, peşlerinden biz de araçlarla devam ettik. Bir haftadır yağan yağmur toprağı iyice suya doyurmuştu. Toprak yoldan tepeye kadar vardık, karakoldan çıkan arkadaşlara yetiştik. Ayhan Başçavuş “yaya gidelim, yolda mayın vardır” diyordu. Mehmet Yüzbaşı ise “bir şey olmaz araçlara binin” diye ısrar ediyor. Bu arada çatışma yavaşlamaya başladı. Er Hasan Teber şehit oldu. Allahü teala rahmet eylesin. Biz biraz daha araçla gittik. Artık iyice yaklaşmıştık. Araçlardan inildi. Beni şoförlerle birlikte araçların başında bıraktılar. Çatışma kesilmişti. Uşaklı mezrasına giden takviye ekip TİM değişimi yaptı. Şehit olan eri alıp dönüşe geçtiler. Yol toprak, bir haftadır yağmur yağıyor. Yürümek bir hayli zor. Şehidimi taşıyoruz. Telsizden anons geldi: “Aşağı yol ayırımına gel!” Araçları çalıştırdık. Yol ayırımına doğru hareket ettik. Henüz 50 metre gitmeden korkunç bir gürültü ile şahlanıp tekrar yere çarptık. Sürüklenmeye başladık ve durduk. Yüzümüzde müthiş bir gerilme ve kulaklarımız artık bizim değil sanki. Mayına çarpmıştık. En önde giden araçtayım. Aracımız zırhlı olmasına rağmen içerideki askerlerin feryatlarından yaralılar olduğunu anladım. Komando okulunda aldığım eğitim ile soğukkanlı olmam lazım geldiğine karar verdim. Araçtan dışarı atlayıp kendime bir mevzi seçtim ve ateş gelebileceğini kestirdiğim yerlere doğru birkaç el ateş ettim. (Devamı yarın) > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT