BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zarfa değil, mazrufa bak!

Zarfa değil, mazrufa bak!

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Başbakan Erdoğan’a “Kayseri Belediyesindeki yolsuzlukları ne yaptınız?” diye kurye aracılığı ile mektup göndermiş. Gördüğü her mikrofona açıklama yapan, televizyon ve gazetelere her gün birkaç defa demeç veren bir genel başkanın mektup işine başvurması garibime gitti biraz. (Bu arada Erdoğan mektubun üslubunu çok kötü bulmuş)



CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Başbakan Erdoğan’a “Kayseri Belediyesindeki yolsuzlukları ne yaptınız?” diye kurye aracılığı ile mektup göndermiş. Gördüğü her mikrofona açıklama yapan, televizyon ve gazetelere her gün birkaç defa demeç veren bir genel başkanın mektup işine başvurması garibime gitti biraz. (Bu arada Erdoğan mektubun üslubunu çok kötü bulmuş) Neden mektup?!. Düşündüm taşındım sonra kararımı verdim: Mutlaka bir bildiği vardır dedim. Sayın Kılıçdaroğlu, önümüzdeki günlerde başka sürprizler de yapabilir. Mesela, güvercinlerle haberleşmeyi deneyebilir. Mesela liderlerin oturmak için can attığı 864 rakımlı tepenin sığındığı bir köşesinden dumanla mesaj gönderebilir. Mesela posta arabası vasıtasıyla Başbakana ulaşmaya çalışabilir. Başbakanlık önüne geldiğinde posta arabası Kızılderililerin saldırısına uğrarsa ne güzel olur değil mi?!. Kızılderililer ‘ok’ konusunda sıkıntı çekmezler, partide mevcut zaten!.. Demem o ki; yaptıklarıyla, söyledikleriyle güven vermekte zorlanan Kılıçdaroğlu, bu tür yeniliklerle(!) halkın dikkatini çeker. Toplumla parti arasındaki iletişim kopukluğunu bu şekilde gidermeye çalışır. Belki de haberleşme tarihi okuyan iletişim öğrencilerine örnek model olur bu uygulamalarıyla, ne bileyim ben?!. Her şey vatan için Sevindirici bir haber; artık Türkiye her konuda dünya ülkeleri ile yarışıyor. Bunun son örneği de Türk markalarının yaygınlaşması. Şu anda 97 ülkede Türk markaları revaçta. Dikkat çeken taraf ise bu konuda en hızlı büyümenin Ukrayna’da olması ve mağaza açma yarışında Rusya’nın 573 rakamıyla birinci sırada yer alması. Bu vesile ile kısa bir ufuk turuna çıkalım, fazla uzağa değil yakın geçmişe; bundan 15 yıl öncesine... Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri çökünce kendisini boşlukta bulan Doğu bloku ülkeleri, Amerika ve Avrupa’nın kucak açmasıyla birlikte kapitalizme adım attılar. Tabii ki bundan Rusya da nasibini aldı. Çin’de ise sadece adı kaldı sayılır sosyalizmin. (Karl Marx, Stalin, Lenin gibi liderler yaşasaydı bu durum karşısında acaba ne yaparlardı? Saç baş mı yolarlardı ya da halkı vatan haini mi ilan ederdi? Veya dünya nimetlerinden istifade etmenin keyfini mi çıkarırlardı merak ediyorum doğrusu?!.) Türkiye’ye gelince; Tabii ki sosyalistlerin büyük bir bölümü değişimden etkilendi. Liberalizme kayanlar da oldu, Hatta içlerinden büyük iş adamları bile çıktı. 70’li yıllarda milliyetçilerin bir sloganı vardı; “Komünistler Moskova’ya” diye. Bu slogan da tarihe karıştı artık. Şimdi “Yatırımcılar Moskova’ya” sloganı aldı yerini. (Ama bir grup ütopist özelleştirmeye karşı direniyor. Hâlâ işçi sınıfının bir gün iktidara geleceği hayaliyle ömür tüketiyorlar. Bu kadarcık kusur kadı kızında da olur!..)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT