BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dünyanın zirvesinde BAYRAM

Dünyanın zirvesinde BAYRAM

5 milyon Nepalli Müslüman, Kurban Bayramı’nı bizden 1 gün sonra kutladı. Dünyanın en yüksek noktası Everest’in eteklerinde bayramı yaşadık.



ÖZEL HABER OSMAN SAĞIRLI - KATMANDU > Katmandu’nun iki büyük camisi Kaşmiri ve Nepali’de binlerce Müslüman bayram namazı kıldı. İlkokul yıllarıydı... Her zamanki gibi efkarı umumiyeden ayrı takıldığım bir anda -Oğlum söyle bakalım Everest’in yüksekliği ne kadar? Diye soran öğretmenimle göz göze gelmiştim. Dünyanın en yüksek tepesi örtmenim! cevabım tatmin etmemiş olmalı ki tek ayak üzerinde ders sonuna kadar çöp tenekesi nöbeti tutmuştum. İşte yıllar sonra o tepenin bulunduğu ülkeye Nepal’e gitmek üzere İHH İnsani Yardım Vakfı’nın davetlisi olarak uçaktaydım. Yanımda İHH Gönüllüleri Sait Demir ve Ebubekir Kurban da var. Klasik Türk alışkanlığı... Herkesi gözlerimle tek tek yerine oturtuyorum. THY rötar konusundaki istikrarını bozup normal saatinde havalanıyor. Uçak tıka basa dolu, yolcular rengarenk. Kimi ani irtifa kayıplarında koltuğa yapışıyor, kimi uçağın yattığı yönün tersine meyledip sözüm ona dengeyi sağlamaya çalışıyor, ara ara fren yapanlar da yok değil hani. Anlaşılan çok sayıda pilotla uçacağız. Bana fazla iş düşmeyecek. Yol uzun gece kısa uyumak en akıllıca... Elindeki fotoğraf makinası ile uçakta muziplik yapan Bangladeşli Server’ı bir reset atıp uykuya dalıyorum. 11 EYLÜL JİMNASTİK HAREKETLERİ Bir kütürtüyle birlikte geldik mi, geldik mi? nidalarıyla yerimden fırlıyorum. Meğerse Karaçi’de inecekler varmış. Bırakıp yeniden havalanıyoruz. Artık gözümü uyku tutmuyor. 8 saatlik yolculuğun ardından Bangladeş’in başkenti Dakka’ya iniveriyoruz. Ayağını bastın ver bilmem kaç para, gözünü oynattın geç tekrar kameranın karşısına. Ritmik 11 Eylül jimnastik hareketlerini tamamlayıp havaalanından güç bela kurtuluyoruz. Dışarı sıcak mı sıcak. Alevler adeta sakal tıraşımı kontrol ediyor. Bir araca binip 20 milyonluk Dakka’nın trafiğinde slalom yapmaya başlıyoruz. Şoför ters adam sağda oturuyor, korna mıknatıslı mı nedir eli kornadan hiç ayrılmıyor. Sağdan kafayı çıkaran, soldan direksiyonu kıran kaç tane araç varsa hiçbirini uyarmayı ihmal etmeden otele varıyoruz. Ebubekir abinin yatakta harmandalı oynayarak sivrisineklere hedef şaşırtma çabaları sonuç veremeden gün ağarıyor. DÜNYANIN ÇATISI AKIYOR Öğle vakti Nepal’e gitmek üzere yeniden uçaktayız.. 2 saate yakın bir süre uçtuktan sonra Çin ile Hindistan arasında sıkışmış Katmandu’da namı diğer dünyanın çatısındayız. Ayıptır söylemesi 10 dolar rüşveti kapan pasaport görevlisi bir saatten fazla esir olduğumuz sıradan tereyağından kıl çeker gibi bizi çekip kurtarıyor... Nepalli Müslümanlardan Ahmet ve Abdülcabbar dışarıda bizi bekliyor. Sicim gibi yağan yağmurda bizi beklemekten sırılsıklam olan garibanlar mütebessim hallerinden hiç taviz vermiyorlar. Nepal’in en büyük taksilerinden birini kiralıyorlar. Puzzle’nin parçalarını yerleştirir gibi valizlerimizi birbuçuk metre boyundaki Japon hurdasına yerleştirmeyi başarıyorlar. Hepimiz cenin vaziyetinde kimimizin kafası kimimizin kolu dışarıda Katmandu’daki otelimize yöneliyoruz. Ahmet yol boyu araçların 50-60 dolar gibi çok yüksek fiyatlardan satılmasından dolayı halkın alacak gücü olmadığından bahsedip böyle bir araçla gitmek zorunda kaldığımız için özür üzerine özür diliyor. Kısacası Dünyanın En Az Gelişmiş Ülkeleri dönem başkanlığını Nepal’in bileğinin hakkıyla aldığını söylüyor. Sabah ışıkları ile birlikte sokaktayız. Buradaki Müslümanlar Türkiye’den bir gün sonra bayram yapıyor. Nüfusunun yüzde 75’i Brahmanist (Hindu), yüzde 13’ü Budist olan 40 milyonluk Nepal’de 5 milyon gibi azımsanamayacak bir sayıya sahip Müslümanların en mutlu günü. Bembeyaz elbiseleri ile sokakları dolduran on binler Katmandu’nun iki büyük camisi Kaşmiri ve Nepali’ye doğru yol alıyorlar., Biz de Nepali Camii’ne yöneliyoruz. Caminin kapısında abartısız yüzlerce Hint fakiri erkenden yerlerini almış. Yolun iki tarafını kaplayan dilencilerden camiye girmek mümkün değil. Ara ara yer kavgasına tutuşan dilencilere zaman zaman asker müdahale ediyor. Cami avlu dahil tamamen dolmuş, yeni gelen cemaat çevredeki binalara ve çatılara yönlendiriliyor. Namazın sona ermesiyle müminler sarmaş dolaş oluyor. Biz ise ülkenin güneydoğusunda Hindistan sınırındaki Biratnagar’da kurban kesmek üzere yeniden tekrar uçağa koşturuyoruz. EVE REST ÇEKENLER EVEREST’TE Bayramda eve rest çeken Türklerden bazıları ile Katmandu havalimanında karşılaşıyoruz. Hepsi de Himalayaların himayesindeki Everest’in yolcusu... Çin solumuzda Hindistan sağımızda bulutlar arasında saklambaç oynayan Everest’in üzerindeki karları, eteğinde gürül gürül akan nehir ve şelaleleri izleyerek yolculuğumuzu tamamlıyoruz. Biratnagar’daki Müslümanlar Hindistan sınırında. Meşakkatli bir yolculuk daha bizi bekliyor. En büyük risk ise bölge halkının kutsal saydığı beyaz inekler. Hindu şoför bir kilometre öteden ineği fark etti mi fren yapmaya başlıyor. İşin yoksa bekle! İrili ufaklı onlarca köy geçiyoruz. Yollarda çöp tenekesinden çok tapınak var. Kimi evinin bahçesine yapmış kimi köy meydanına. Etrafında alnının ortasında simsiyah noktaları olan onlarca adam. Ellerindeki küçücük heykellere üstelik de kendi yaptıkları heykellere hürmette kusur etmeyen Nepallilere ne demeli? Velhasıl kasvet dolu bir yolculuk. MÜSLÜMANLARIN NURU YETER Çok şükür Müslümanların yaşadığı Guski köyünün güzelim minareleri görünüyor. Evime varmış gibi seviniyorum. Geniş bir bahçeden içeri giriyoruz. Burası bin civarında öğrencinin eğitim gördüğü Hilal Public School. Yanında da İHH’nın yapımını üstlendiği inşaat halindeki bir cami ve okul bulunuyor. Müslümanlar bir anda aracımızın etrafını çeviriyor, açıkçası duygulanıyorum. Bizi adeta çöplükten çıkarıp nur denizine sokuyorlar. Selamlaşma, hal hatır, izzet ikram ne ararsan var. Hepsi Galubela’dan yakın dostlarımız... Nepalli Müslümanların başkanı Hasan, İHH’nın Türkiye’deki hayır sahiplerinden vekaletle topladığı 500 kurbandan bir kısmının hazırlandığını söylüyor. Tekbirler eşliğinde tek tek kesiliyor. Civardaki Müslümanlar oraya toplanıp tekbirlere eşlik ediyor. Etler poşetlere konuluyor. Orada olan fakirlere dağıtılıyor. Gelemeyenlerin ise evlerine gönderiliyor. MÜSLÜMANLAR KARDEŞTİR İkindi vakti yarısı Nepal’de yarısı Hindistan’da olan Sisva köyüne geçiyoruz. Buradaki kurbanlar geciktiğimiz için kesilmiş, etler parçalanıyor. Akşam ezanının ardından İslamic School’un talebelerinin programına katılıyoruz. Başına bağladığı başörtüsü yere değen o yavrucakların okuduğu ilahiler, küçücük hafızların Kur’an tilaveti göz yaşartıyor. Yanık sesiyle Talaal bedru’yu okuyan 10 yaşındaki Zahid, Nepal’deki Müslümanların neden unutulmaması gerektiğiyle ilgili çok anlamlı mesajlar veriyor. Ezcümle binlerce kilometre yolu günlerce çile çekerek geldiğimiz Nepal, Türkiyeli hayırseverlerin İHH aracılığıyla gönderdiği kurbanlardan çok daha fazlasını hak ediyor. Haaa bu arada Everest’in yüksekliği 8 bin 848 metreymiş örtmenim! CAMİ KAPISI DİLENCİLERLE DOLUP TAŞIYOR Nepali Camii’nin kapısında abartısız yüzlerce Hint fakiri erkenden yerlerini almış. Yolun iki tarafını kaplayan dilencilerden camiye girmek mümkün değil. Ara ara yer kavgasına tutuşan dilencilere zaman zaman asker müdahale ediyor. Bayramlık kıyafetlerini giyen bu kız çocuğunun mutluluğu gözlerinden okunuyordu. GELEMEYENİN EVİNE GÖNDERİLİYOR İHH’nın Türkiye’deki hayır sahiplerinden vekaletle topladığı kurbanlar, tekbirler eşliğinde tek tek kesiliyor. Civarda ne kadar Müslüman varsa hepsi bir anda oraya toplanıp tekbirlere eşlik ediyor. Etler tek tek parçalanıp poşetlere konuluyor. Orada olan fakirlere dağıtılıyor. Gelemeyenlerin ise evlerine gönderiliyor. İHH (İnsani Yardım Vakfı), Nepal’deki çocuklara hediye dağıtarak iki defa “bayram” yaptırdı.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT