BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çankaya yollarından seslensem duyar mısın?

Çankaya yollarından seslensem duyar mısın?

Zaman Gazetesi’nden bir haber: Mahkeme Köşk’e giden Yolu Kapattı, Gökçek Tepkili” Haberin detayında, başta Cumhurbaşkanlığına giden yol olmak üzere büyükelçiliklerin bulunduğu Başkentin en önemli güzergâhı Kuğulu Kavşağının Çankaya Belediyesi ve yandaşlarının başvurusu üzerine Ankara 8. İdare Mahkemesi tarafından ‘İmar planlarına uygun olmadığı gerekçesiyle’ kapatıldığını öğreniyoruz.



Zaman Gazetesi’nden bir haber: Mahkeme Köşk’e giden Yolu Kapattı, Gökçek Tepkili” Haberin detayında, başta Cumhurbaşkanlığına giden yol olmak üzere büyükelçiliklerin bulunduğu Başkentin en önemli güzergâhı Kuğulu Kavşağının Çankaya Belediyesi ve yandaşlarının başvurusu üzerine Ankara 8. İdare Mahkemesi tarafından ‘İmar planlarına uygun olmadığı gerekçesiyle’ kapatıldığını öğreniyoruz. Bu haber bana ister istemez cumhurbaşkanlığı seçimini çağrıştırdı. Hatırlayacaksınız 2007 yılında Nisan ayında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde AK Parti Abdullah Gül’ü aday göstermiş, Meclis’te yapılan 1. tur oylamada 257 milletvekili oy vermişti... CHP de her zaman olduğu gibi soluğu Anayasa Mahkemesinde almış, yüce mahkeme de yıldırım hızıyla “367” şartı arandığı gerekçesiyle seçimi iptal etmişti. Sonra ne oldu? İktidar anayasada değişiklik yaptı, 22 Temmuzda genel seçime gidildi. Yine Gül aday gösterildi ve Gül Köşk’e çıkarak Çankaya yolunu açtı. Sayın Gökçek! Siz siyasetin dilinden anlayan en iyi politikacılardan birisiniz. CHP’nin elinize verdiği bu kozu tepe tepe kullanarak sonuca ulaşırsınız... Bundan hiç şüphem yok. Milletin binbir meşakkatle açtığı Çankaya’nın yolunu hiç kimse tıkayamaz zaten... Değer Amerikalı ünlü ressam Roy Lichtenstein’ın 1961’de yaptığı “I Can See the Whole Room!.. and There’s Nobody in it!” adlı tablosu ismi gizli bir sanatsevere 43.2 milyon dolara satılmış. Van’da meydana gelen depremde 700’e yakın vatandaşımızı kaybettik. On binlerce vatandaşımız da perişan oldu. Bu kış gününde başını sokacak bir yeri bile yok bu insanların. Yaraları sarmak için devlet, hükümet ve sivil toplum kuruluşları yardım kampanyaları başlattı. Televizyon kanalları ortak yayınla bağış topladılar. 14 Kasım itibariyle Başbakanlığın açtığı hesapta toplanan para 200 milyon lira. Ortak televizyon yayınlarında toplanan para ise 60-70 milyon lira civarında. (Bu paranın yarıya yakını da bağışlanmamış. Uyanık yardımseverler(!) reklam için televizyonlarda boy gösterdiler.) Toplam bağış miktarı 270 milyon lira. Yani yukarıda söz konusu ettiğimiz tabloya verilen paranın 4 katı. “ABD ile Türkiye’yi karşılaştırmak için bundan abes başka bir şey bulamadınız mı?” diyebilirsiniz. Ama benim vurgulamak istediğim başka bir şey: İnsana yafta yapıştırılarak verilen değer... Bilmem anlatabildi mi?!. Vesselam Avrupa Birliği ülkelerinde kişi başına düşen kamu borcu 25.5 bin Euro’ymuş. Türkiye’de ise kişi başına düşen borç 2.8 bin Euro. Yani Avrupalı, borçta Türk’ü 9’a katlamış: Buradan “Daha dünyaya gelmemiş bebek bile şu kadar borçlu” diye propaganda yapan felaket tellallarına duyurulur!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT