BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Haysiyet erozyonu!

Haysiyet erozyonu!

Kim ne derse desin, millî haysiyetimiz, düne oranla, çok büyük mikyasta erozyona uğramıştır. Daha doğrusu uğratılmıştır.



Kim ne derse desin, millî haysiyetimiz, düne oranla, çok büyük mikyasta erozyona uğramıştır. Daha doğrusu uğratılmıştır. İçerde, bunca afra tafra atmamıza rağmen Türk insanı olarak, sınırlarımızın dışında müthiş bir sefalet yaşıyoruz. Neredeyse, dünyanın hiçbir yerinde insan yerine konulmuyoruz! Haydi Avrupa ve İmparatorluğumuzun külleri üzerinde yeşeren devletler, dünkü efendisinden intikam alıyor diyelim. Ya, dünyanın diğer memleketlerine ne oluyor? Onlar da yeni efendilerinden aldıkları talimatla mı böyle davranıyorlar dersiniz? Neden, her tarafta Türk insanı itilip kakılıyor? Dış politikada o denli zayıf ve yalnız kalmışız ki, daha mütekabiliyet esasını kuvveden fiile çıkarabilmiş değiliz. Oysa Türkiye’miz, yabancı turistlerin yol geçen hanıdır. Paralı, parasız, hangi niyetle olursa olsun her çeşit yabancı, Türkiye’ye rahatlıkla girebilir, hatta bir yolunu bulup iş tutup çalışabilirler. Daha dün, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve yanındaki Türk heyeti, İngilizler tarafından, uçakta ilaçlanarak, içeri alınmışlardı. Bugün de kırmızı pasaport hamili, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Bakanı vizesi yok diye uçağa bindirilmiyor ve o uçakla ABD’ye gidemiyor! Cumhurbaşkanlarımıza ve bakanlarımıza bu muamele yapılıyorsa, diğer zevata yapılan muameleyi siz tasavvur edin! Yahu! Bu ülke, bu mazlum millet bu kadar mı sahipsiz? 60’lı senelerde bir Almanya furyası başlamıştı. İçerde iş bulamadığımız insanımızı yad ellere gönderiyorduk. Evvelki sene Almanya’ya gittiğimde; Türk insanının Almanya serüvenini yansıtan bir sergiye katılmıştım. Oradaki bazı fotoğraflar benim gibi her Türk’ün dikkatini çekti ve hepimizi derin bir üzüntüye sevketti. Almanya’ya gidecek işçilerimiz, Türkiye’de her türlü işlemlerini eksiksiz tamamlıyorlardı. Sabıka kaydı ve tam teşekküllü heyet raporu bunların başında geliyordu. Ama, Almanlar, Türkiye’deki devlet hastanelerinin vermiş oldukları sağlık raporlarına itibar etmeyip, gelenleri kendileri yeniden muayeneye tabi tutuyordu. Hem de nasıl? Aynen Hitler’in Yahudi esirlere yaptığı muamele gibi!.. Çırılçıplak soyunan Türk işçileri, tepeden tırnağa kadar (tenasül uzuvları dahil) muayeneden geçiriliyordu! O gün Türk insanının düşürüldüğü bu kepaze hale, Türkiye’deki yetkililerden bir ses çıkmadığı gibi, bugün de çıkmıyor! Ama, yukarıda belirttiğimiz gibi, birbirimize horozlanmakta, caka satmakta üstümüze yok! Dışarıda gördüğümüz zulmün intikamını, içeride birbirimizden alıyoruz! Karadeniz’in uluslararası sularında avlanan balıkçılarımıza, Ukrayna Sahil Güvenliği’nin yaptığını gördünüz! Teknelerimizi batırıyorlar ve balıkçılarımızı şehit ediyorlar!... Bu akıl almaz ve bağışlanmaz olayı, yine protesto etmekle geçiştireceğiz! Başka ne yapabiliriz, münferit bir hadise için savaş mı açalım demenin hiçbir manası yoktur. Aynı hadise, İsrailli balıkçılara veya İngilizler’e yapılsaydı o devletler ne yapardı acaba? Daha doğrusu İsrailli veya İngiliz balıkçılara karşı o denli bir hareket yapılabilir mi idi?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 94082
    % 1.16
  • 4.7932
    % -0.57
  • 5.6125
    % 0.31
  • 6.2808
    % -0.14
  • 189.513
    % -0.21
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT