BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Temiz tarih

Temiz tarih

CHP Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün, Dersim katliamına dair bir araştırma kitabı yazmış. Yazar, ‘Dersim katliamının sorumlusu devlet ve CHP’dir’ dedi. Bunu diyebilmesi çok şeyi göze aldığının işaretidir. Nitekim bir kısım CHP’li vekiller, arkadaşlarını lince kalkıştılar.



CHP Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün, Dersim katliamına dair bir araştırma kitabı yazmış. Yazar, ‘Dersim katliamının sorumlusu devlet ve CHP’dir’ dedi. Bunu diyebilmesi çok şeyi göze aldığının işaretidir. Nitekim bir kısım CHP’li vekiller, arkadaşlarını lince kalkıştılar. Genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşması bekleniyordu. O’nun halası da katledilenler arasında. Gariptir ki Kılıçdaroğlu, hadisenin tartışmaya taşınmasını ihanet olarak telakki etti. Tıpta veya psikolojide kendine zulmedene hayranlık duymanın bir adı vardır... Kıdemli Tunceli milletvekili Kamer Genç de arkadaşını kınadı. ‘Yetmiş beş yıl evvelinde kalmış bir olayı bugüne taşımanın anlamı var mı?’ dedi. Madde bir, bunu daha evvelden Kamer Genç, doğduğu topraklara bir borç olarak ortaya çıkartmış olmalıydı. Madde iki, onu yapmadıysa yapanı yalnız bırakmamalıydı. Madde üç, yetmiş beş yıl öncesi tarih için bir hafta kadar uzaktır. Yetmiş beş yıl öncesi tahkik, tahlil ve tenkit edilmezse ondan öncesi büsbütün karanlıkta kalır. Kimseyi peşinen mahkum etmeden, fakat kimseyi sorgulama dışında da bırakmadan namuslu tarihçilik ve vicdani mes’uliyetle araştırma yapılmalı ve karanlıkta kalmış her vak’a gün ışığına getirilmelidir. Bunlar, tarih fakültelerinde master ve doktoralara konu olmalı, araştırmacılar teşvik edilmeli, hiçbir araştırmacı ve fikir adamı yaptığı çalışmadan dolayı korku çekmemelidir. Kendi topraklarımızda zamanın bir döneminde yaşanmış her şeyi bilme hakkına sahibiz. Yanlış yapılmışsa düne aittir. Onu geriye doğru gidip değiştirmek mümkün değil. Çekinmenin mânası yok. Onların üstü örtülürse efsaneler doğar. Şu kadarcık bir tartışma bile gazete sayfalarına varıncaya kadar her şeyi yazıp çizilir kıldı. 1937-38 Dersim katliam kararını veren isimler de uygulayıcılar da artık ortada. Elli ila yüz bin insanın katlinden söz edilmekte. Hatıra sahiplerinin ifadesiyle bu insanlar mağaralarda ‘fare gibi’ zehirlenmişler, bombalanmışlar. Suç işlenmiş olabilir. Fakat suçla ceza arasındaki dengenin adı adalettir. Adaletten sapmaya zulüm denir. Yargılamadan yapılan infaz meşru değildir. Ayrıca suçun şahsiliği esastır. Genelleme yapılarak kırıma gidilemez. Sultan Abdülaziz suikastı, 31 Mart Vak’ası, Vahideddin’in ülkeyi terk sebebi, Şeyh Said vak’ası, İskilipli Atıf Hocanın asılması, İzmir Suikastı, Menemen, Dersim, 6-7 Eylül olayları ve daha neler varsa son iki yüz yılda karanlıkta kalmış her tarihî olay aydınlanmalıdır. Bunun için Genelkurmay da MİT de arşivlerini mutlaka ve tez zamanda açmalıdır. Dahası bizzat bu kurumlar, araştırmacılara teşvik ödemeleri yapmalıdır. Bu olgunluk bu memlekete çok görülmemeli. Slogan devri, ideolojiler, ezberler bitti. Kimse hatadan münezzeh değil. Şüpheler aydınlandıkça tarih temizlenir. Kirli tarihle güçlü yarınlara varılamaz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT