BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dünyamızı ısıtanlar cezasız kalmayacak

Dünyamızı ısıtanlar cezasız kalmayacak

1997’de imzalanan Kyoto Protokolü kararları yıllardır hep sürüncemede kaldı. İklim korumada her ülkeyi hukuksal yönden bağlayacak olan büyük çapta yol gösterici ilk gelişme geçen hafta Güney Afrika’da düzenlenen zirvede alındı



Sevgili okurlar, Güney Afrika Cumhuriyetinin Durban kentinde 28 Kasım-09 Aralık tarihleri arasında yapılan 17. İklim Zirvesi’nde anlaşma, ancak son dakikada sağlanabildi. Zirve’de katılımcı ülkeler Güney Afrika, kalkınmakta olan ülkeler, ada devletleri ve AB Delegasyonunun yetkilileri, açıkladıkları çözüm önerileri üzerinde pazar sabahı olumlu bir konsensüse varabildiler. Cumartesine kadar geçen süreç tam bir hayal kırıklığı idi. Alman Çevre Bakanı Norbert Röttgen, Güney Afrika Delegasyonunun çözümlerle ilgili sunmuş oldukları raporu önemli bir adım olarak değerlendirdiğini, ancak ortak bir karar çıkmasının son derece şüpheli olduğunu açıklayarak, “Şartlar artık ittifakla bir sonuç bildirgesinin kabulü yönünde olmasını imkansız kılıyor, çünkü birçok BM delegesi ülkelerine döndüler” diye ümitsizliğini dile getiriyordu. Röttgen,gecikme ve olumsuz gidişattan ABD,Çin ve Hindistan’ı sorumlu tutuyordu. Fransız Çevre Bakanı Nathalie Kosciusco-Morizet ise “Çok kötü bir durumdayız, zaman darlığında başarısız olma tehlikesi ile karşı karşıyayız” şeklinde görüşlerini dile getirmişti. İŞTE DÜNYAYI YAKAN 3 ÜLKE Değerli okurlar, bildiğiniz gibi Çin 1 milyar 380 milyon, Hindistan 1 milyar 185 milyon ve ABD 314 milyon nüfusuyla dünyanın en kalabalık ülkelerini oluşturuyor. Neredeyse toplam dünya nüfusunun yarısına yakını bu üç ülkede yaşıyor. Ayrıca karbon salınımlarında da ilk sıradaki üç ülke olarak ön planda bulunuyorlar. Çin ve Hindistan’ın Kyoto Protokolüne karşı bir tavır almalarının asıl sebebi, hızlı kalkınma sürecini yaşıyor olmalarından kaynaklanıyor. Bu durum endüstrileşmede aşırı karbon salınımını gerekli kılıyor. “Kalkınmış ülkelerin tuzu kuru” diyerek, onların gelişme sürecinde aşırı karbon sarf ettiklerini vurguluyorlar. Tekrar zirvedeki havaya dönersek, AB İklim Komiseri Connie Hedegaard yumuşamanın ilk sinyalini verdi: “Global bazda mesuliyet bilinci içinde somut kararlar alarak iklim değişikliğine sebep olan sera gazlarını azaltma çabalarımız devam edecektir.” Güney Afrika ve Brezilya da bu görüşe destek verdi. AB ülkeleri Durban’da 100’ü aşkın kalkınmakta olan ülke ve küçük ada devletleri ile tamamen aynı fikri savundular. Çin, Hindistan ve ABD ise görüşlerini değiştirmediler. İklim bilimciler, ülkeler Kyoto Protokolünün yürürlükte kalması ve karbon emisyonlarının azaltılması hakkında ortak yaptırım uygulamazlarsa, 2100 yılına kadar sıcaklıkta 3 santigrad dereceden fazla bir artışın söz konusu olabileceğini belirtiyorlar. Bu durumda tarım veriminin çok düşeceği, karasal buz ve buz dağlarının erimesi sonucu deniz seviyesinin yükseleceği vurgulanıyor. KURTULUŞ 2020 YILINDA Ve pazar gününe kadar uzayan iklim değişikliğiyle mücadele oturumları, son dakikalarda sağlanan mutabakat ile çözüme ulaştı. Katılımcı ülkeler, hukuki yönden birbirlerini bağlayan, tüm ülkeleri sorumlu tutacak bir anlaşmaya yönelik görüşmelere 2012 yılının ikinci yarısından itibaren başlama, 2015’te ise nihayetlendirme konusunda uzlaştı. Bu anlaşma 2020 yılında yürürlüğe girecek. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekreteri Christiana Figueres, anlaşmayı tarihî bir karar olarak nitelerken, Avrupa Komisyonunun İklimden Sorumlu Komiseri Connie Hedegaard de “AB’nin stratejisinin işlediğini” kaydetti. ABD’nin İklimden Sorumlu Temsilcisi Todd Stern de meselenin iyi bir şekilde sona erdiğini ve “ilk kez gelişmekte olan ülkelerin iklim konusundaki yasal bir anlaşmaya bağlı olmayı kabul ettiklerini göreceklerini” söyledi. Greenpeace, küresel sıcaklık artışının olumsuz gelişebilecek etkilerinin nispeten az gerçekleşeceği bir düzey olan 2 santigrad derecenin altında tutulması hedefinin bu anlaşma ile imkansız bir hal aldığını vurgulayarak, dünyanın bir dizi sel felaketleri, kasırgalar ve belirli bölgelerde aşırı kuraklık gibi doğal afetlerle kaotik duruma sürüklenebileceği uyarısında bulundu. Greenpeace, zirvede gelişen noktanın, iklim değişikliğine karşı tedbir alma sürecini 10 yıl ertelediğini de dile getirdi. ARTIK YETER, OYALAMASINLAR! Kıymetli okurlar, 40 yıla yaklaşan çevre bilimci hüviyetimle söyleyebilirim ki, aynı endişeleri ben de taşımaktayım. Ne yazık ki, bu tarz zirvelerde büyük ve kudretli ülkeleri aynı safa çekmek için kabul edilemeyecek tavizler verilmektedir. Bu yıl Afrika’nın göbeğinde yaşanan kuraklıkla gelen açlık, Asya’daki sel felaketlerinin meydana getirdiği can kaybı ve maddi zararlar hafızalarımızda çok acı ve derin izler bırakmıştır. Tedbirler artık bir an evvel alınmalıdır. Oysa bazı ülkeler acımasız kalkınma yarışında doğayı umursamaz bir tavır içinde dünyamız ve yaşayanlarını zor bir geleceğe taşımaktadır. Temennim, büyük kayıplar yaşanmadan bu hatalı yoldan bir an evvel dönmeleridir. Durban’daki en önemli gelişme, iklim değişikliğini frenleyecek karbon salınımlarını azaltma konusunda tüm ülkeleri sorumlu tutarak hukuki bir anlaşmaya yönelik çalışma yoluna girilmiş olmasıdır. Son oturumlarda başarının ilgili hükümetlerin gösterecekleri istek ve siyasi iradedeki olumlu yaklaşımlarla mümkün olacağı görüşü ağırlık kazandı. Ayrıca, bütün taraf ülkeler, Kyoto Protokolü’nün içerdiği vaatlere yönelik çalışmaların sürdürülmesi konusunda hemfikir oldular. Karbondioksit emisyonlarını nötralize eden Orman Ekosistemlerinin ve Okyanuslardaki Bitki Planktonlarının yok olmalarına karşı koruma tedbirlerinde ilerleme kaydedildi. YANLARINA KÂR KALMAYACAK Bir diğer olumlu yaklaşım ise gelişmekte olan ülkelerle, küçük ada devletlerinin iklim değişikliğinin etkileriyle baş edebilmelerine yardımcı olacak parasal fonların aktarımı konusunda gelişme sağlanması oldu. Bence en önemli gelişme; Durban’da son oturumlarda alınan kararlarla ekonomisi kuvvetli gelişmiş bütün ülkelerin gelecekte uluslararası hukuki bağlayıcılığı olan bir anlaşma taahhüdü altına girmiş olmalarıdır. Böylece yanlış, yapanın yanına kâr kalmayacaktır. Haftanızın iyi, sağlıklı ve mutlu geçmesini diliyorum, sevgilerimle... GELECEK YIL KATAR’DAYIZ Bundan sonraki BM İklim Değişikliği Konferansı (Cop-18) 26 Kasım-7 Aralık 2012 tarihleri arasında Katar’da yapıla-cak. Temennim orada insanlığın geleceği için daha iyi kararların alınmasıdır. AMAZONLARIN EFENDİSİ VE ASLAN KRAL G. Afrika’nın Hint Okyanusu kıyısındaki ikinci büyük kenti Durban yaklaşık iki hafta boyunca iklimle yatıp iklimle kalktı. Resmî adı “Partilerin 17. Konferansı (COP 17)” olan BM İklim Değişikliği Konferansına 194 ülkeden yaklaşık 11 bin delege katıldı. Durban’a Brezilya’dan gelen protestocular ise, Yüzüklerin Efendisi filmindeki konuşan dev ağaçlara benzer kostümler giyerek Amazon Ormanlarındaki ağaç katliamını protesto ettiler. Renkli görüntülere sahne olan Konferans için ülkeye gelen başka bir aktivist grup ise yaban hayatına dikkat çekmek için kumsalda dev aslan başı oluşturdu. Yüzlerce kişi aslan kafası oluşturdu... iHLAS KOLEJi’nden uluslararası çevre projesi Cüneyt Bitikçioğlu İSTANBUL AB tarafından hazırlanan Comenius programları dahilinde gerçekleştirilen çevre konulu proje için çalışmalar İhlas Kolejinin koordinatörlüğünde başladı. İspanya, İtalya ve Macaristan’ın ortak olarak katıldığı proje için ilk toplantı bu ülkelerden gelen eğitimcilerin ve İhlas Koleji idarecilerinin katılımı ile yapıldı. Bu projeyle çevre konusunda farklı ülkelerdeki bilinç düzeyleri ölçülerek elde edilen verilerin bilimsel analizi sonucunda uluslararası bir bakış açısıyla yerel çözümler üretilmesi hedefleniyor. “1 Konu, 10 Soru, 100 Portre, 1000 cevap” başlığıyla hazırlanan proje kapsamında her ülkeden 100 kişiye çevreyle ilgili 10 farklı soru sorulacak ve soru sorulan kişilerin portreleri çekilecek. Karakulak koruma altında Düzlerçamı mevkisinde bir vatandaş tarafından yol kenarında bulunan nesli tükenme tehlikesi altındaki yavru Karakulak (Caracal Caracal), Antalya Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi’nde koruma altına alındı. 5-6 aylık olduğu tahmin edilen yaban kedisi, kendi kendine beslenebileceği 1 yaşına kadar hayvanat bahçesinde kalacak. Türkiye’de Ege ve Akdeniz’de çam ormanları arasında yaşadığı bilinen karakulakların geceleri avlandığı biliniyor. Bahçede çalışan çocuk daha zeki İngiltere’deki Kraliyet Bahçıvanlık Derneği’nin yaptığı bir araştırma çok ilginç bir gerçeği açığa çıkardı. 1300 öğretmenle beraber gerçekleştirilen araştırmaya göre, okul bahçesinde meyve, sebze yetiştiren çocukların okul başarıları artıyor. Bunu üzerine dernek, başlattığı “Okul Bahçeciliği” kampanyasında bu konuda çalışmak isteyen öğretmenlere ve okullara destek verme kararı aldı. Kampanyaya şimdiden 12 binin üzerinde okulun katıldığı bildirildi. Örnek bir uygulama: Pili at, şekeri kap! Denizli’de çocuklara atık pil toplama alışkanlığı kazandırmak için şeker dağıtan atık pil toplama makineleri hizmete girdi. Denizli Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü, atık pil toplama konusunda eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarında ‘tatlı’ bir uygulamaya başladı. Daha önce en çok atık pil toplayan okullara masa tenisi takımı, satranç eğitim seti ve spor seti ile teşekkür belgeleri veren belediye, bu kez kentin merkezi yerlerine atık pil toplayan çocuklara şeker dağıtan makineler koydu. Sirk kölesi pitonu kış uykusuna yatırmadılar Sivas’ta kurulan Troya Sirki’nde gösteri yapan 3 metre boyundaki pitona, soğuk havadan etkilenerek hareketsiz kalması üzerine veteriner hekim tarafından müdahale edildi. Yılanın hareketsiz kalma nedeninin soğuk yüzünden vücudunu kış uykusuna hazırlaması olduğunu belirten veteriner, kış uykusu döneminde gösterilere çıkarılmaması gerektiğini belirtti. Ancak sirk görevlileri, pitonun kış uykusuna yatmasını önlemek için daha sıcak bir ortam sağlamaya çalışıyor. > Yunus Çağlar - SİVAS İHA
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT