BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Deveye demişler misali

Deveye demişler misali

Biz sahtekârlığın en çok hangi türüne üzülüyoruz? Reyting sahtekârlığının hangi tarafı bizi ilgilendiriyor? Reyting sahtekârlığı derken kastedilenin ne olduğunu konuya uzak olanlara iki satırla özetlemek lazım:



Biz sahtekârlığın en çok hangi türüne üzülüyoruz? Reyting sahtekârlığının hangi tarafı bizi ilgilendiriyor? Reyting sahtekârlığı derken kastedilenin ne olduğunu konuya uzak olanlara iki satırla özetlemek lazım: Toplumun çeşitli kesimlerinden insanların evlerindeki televizyonlara ölçüm cihazları yerleştirmişler. Güya bu cihazlar sayesinde hangi program, hangi dizi, hangi haber daha çok seyrediliyor, kimler tarafından seyrediliyor sorusuna cevap olacak bilgiler topluyorlar. Sahtekârlık denilen şey, bu cihazların yerleşik olduğu evlerdeki insanlarla temas kurulup şu programı aç, şunu seyrediyormuş gibi yap denilmesi.. Denilenin yapılması karşılığında o insanlara bir şeyler vadediliyor. Efendim 2.5 milyar dolarlık reklam pastası sahte reyting rakamlarına göre paylaşılıyormuş. Reklam veren kim, aklı başında tüccar adamlar.. Bizden daha akıllı oldukları kesin. (Burada akılı kül yutmazlık, iş bilirlik, uyanıklık anlamında kullanıyorum.) Kolay kolay yaş tahtaya basmazlar. Sahtekârlığın hangi tarafı bizi ilgilendiriyor derken bunu kastediyorum.. “Tüh tüh iş adamlarımızın, reklam verenlerimizin parası çarçur edilmiş” diyerek mi üzülüyoruz, yoksa bu güzel ülkede namuslu yaşamak dururken sahtekârlıklara tevessül edilmesi mi bizi üzüyor? İşin içine para girmeden yapılan her sahtekârlık bizi üzüyor olsa.. Yıllarca yapılan en güvenilir kurum anketlerine de üzülürdük. En az yirmi yıl, ısmarlama “en güvenilir kurum” anketleriyle bizi kandırmışlar. Ses çıkardık mı? O anket sonuçlarına göre pozisyon alıp bize buradan nasıl ekmek çıkar hesabı yaptık. Paradan ziyade sahtekârlıkla ilgileniyorsak yanıltıcı seçim anketleri de sahtekârlığın değişik bir şekli.. Ona üzülmedik. Para beni ilgilendirmiyor ama en çok seyredilen dizi denilince yahu niye bu kadar çok seyrediliyor diyerek ben de bakmak zorunda kaldım, aldatıldım diyorsanız başka bir şey demenize gerek yok. Ben reklam veren adına zinhar üzülmem. Onlar neyi nasıl dağıtacağını bilir. Kolay kolay aldanmazlar. Şüpheleri var idiyse bir de kendi kanallarından ölçüm yaptırsalardı.. Kamuoyu yoklaması yaptırsalardı. Bu neticede al gülüm ver gülüm düzeni.. Dağıtım kanalları değişecek biraz da başkaları al ver yapacak. Burada da temel hareket noktası futbol dünyasında olduğu gibi dürüstlük arayışı değil.. Sıradan vatandaşı ilgilendiren hiçbir tarafı yok. Vatandaş çok duygusalsa “oh olsun der” rahatlar. Sadece rahatlar. Vatandaşın dürüstlük beklentisi de yok. Dürüstlük bekleyen adamı oraya koysan o da aynı sahtekârlığı yapar. İrade beyanı bile angarya geliyor bana.. Malı götürmüşler diye hayıflanmayın. Bu işin sizi ilgilendiren bir tarafı yok. Cenaze evindeki kiralık figüranlar gibi feryat etmenize gerek yok.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT