BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yeni bir diktatöre ihtiyacı olmayan ülke

Yeni bir diktatöre ihtiyacı olmayan ülke

Son bir hafta içerisinde Irak siyaseti gerçekten çok karıştı. Şii Başbakan Maliki Sünni gruplar üzerinde bir anda akıl almaz bir baskı oluşturmaya gayret etti. Kabinedeki Sünni bakanları hedef aldı.



Son bir hafta içerisinde Irak siyaseti gerçekten çok karıştı. Şii Başbakan Maliki Sünni gruplar üzerinde bir anda akıl almaz bir baskı oluşturmaya gayret etti. Kabinedeki Sünni bakanları hedef aldı. Bürokraside bulunan yüzlerce Sünni memuru görevlerinden uzaklaştırdı. Terör ile arasına büyük bir mesafe koyan Sünni lider Tarık el Haşimî’yi terörist olmakla suçladı. Bu gelişmeler bize daha önce gördüğümüz bir filmi hatırlattı. Yıllar önce ABD belli mazeretler çerçevesinde Irak’a saldırmış ve geçen süre içerisinde Irak’a demokrasi getireceğini savunmuştu. Bugün bu saldırının vahim sonuçlarının, demokrasi yerine daha büyük bir karmaşa olarak geri döndüğünü görüyoruz. Irak’taki son vaziyeti anlamak için her iki tarafa da kısaca bir göz atmakta yarar var... Irak cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık el Haşimî Türkiye modelini çok yakından izleyen bir siyasi lider ve gerçek bir Türk dostu siyasetçidir. Ailesinden bireyler teröristler tarafından öldürülmüştür. Haşimî onların katilleri bilmesine rağmen, konuyu adalete teslim ederek bu konuda bir öncülük yapmak istemiştir. Kendi içerisinde çok bölünmüş olan Şii tarafındaki siyasetçiler genel olarak İran etkisindedir. Üstelik mevcut Başbakan Maliki’nin ciddi şaibeli geçmişi ve Haşimî Bey’i suçlarken kullandığı üslubu Irak halkı ve bölge ülkelerini endişeye sevk etmektedir. Bugün Maliki’nin Sünni gruplar üzerinde başlattığı derin siyasi saldırı Irak’ın bütünlüğünü ciddi olarak tehdit etmektedir. Maliki’ye yönelik olarak “ABD bir Saddam indirdi kendi Saddam’ını oluşturdu” eleştirileri gerçekten çok rahatsız edici bir boyuta ulaşmıştır. Çünkü Irak’ın ihtiyacı bir diktatör değil gerçek demokrasinin kendi halkı tarafından tesis edilmesidir. Bu da Irak’ta ancak İran yerine Türkiye modelinin benimsenmesi ile mümkün olacaktır. Bölge ülkeleri gibi Türkiye’nin de yakından izlediği bu krizde sonuç ne olursa olsun inşallah Irak halkının daha fazla istismar edilmesi engellenebilir. Irak halkı yıllardır savaş, ambargo ve işgallerden fazlası ile acı çekmiştir. Gerçekleştirdiğim defalarca Irak seyahatinden sonra Irak halkının Türkiye’ye hayranlığını ve dostluğunu çok iyi biliyorum. Türkiye’nin de bu zor gününde komşusuna sırt çevirmeyeceğinden eminim. Bölgede ilham alınan bir demokrasi ve kalkınma hamlesi başlatan Türkiye komşusu sıkıntı yaşadığında ona destek olmalıdır. Bu desteğin ilkesel boyutu Türkiye’nin ağabeyliğinde Irak’ın tek parça olarak kalabilmesi ve kendi demokrasisini kendisinin tesis edebilmesi olmalıdır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT