BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KRAMPON...

KRAMPON...

MESUT Özil’in “Dünya Kupası’nda Almanya ve Türkiye’nin finalde karşı karşıya gelmesini isterim.” Sözüne cevap Abdullah Avcı’dan geldi: “Siz İspanya’yı bi eleyin hele, sonrası Allah kerim...” “adimmurat”



MESUT Özil’in “Dünya Kupası’nda Almanya ve Türkiye’nin finalde karşı karşıya gelmesini isterim.” Sözüne cevap Abdullah Avcı’dan geldi: “Siz İspanya’yı bi eleyin hele, sonrası Allah kerim...” “adimmurat” ... TURİZM Bakanlığı Mesut’un Türkiye’yi ziyaretinin ardından, “Acun’la halı saha maçı”nı Türkiye’de yapılmadan dönülmeyecek 10 etkinlik listesine ekleme kararı aldı. “zliayza” ... CARVALHAL‘in “Egemen 23 yaşında olsaydı Milan’da oynardı” açıklamasına Milan’dan cevap geldi; “Çoluk çocukla uğraşamayız biz...” “gıcık” ... “FUTBOL terörünün dibini kazıyacağız” diyen Çatladıkapıspor Başkanı Bilica ile anlaştıklarını açıkladı... “PuyoI” ... C.RONALDO “Futbolu iyi oynadığım için seviyorum” söylemi ve Messi’nin ise “futbolu sevdiğim için iyi oynuyorum” açıklamaları üzerine Selçuk Şahin ve Sabri’den ortak açıklama; “biz topu seviyoruz, ama top bizi sevmiyor...” “kolemania ... G.SARAY‘ın yılbaşı piyangosu diye adı geçen Eto’o’dan ret cevabı alınması üzerine amorti olarak Çatladıkapıspor’dan Fethi sezon sonuna kadar kiralandı... “nistelrooy” ... G.SARAY yönetimi Sabri Sarıoğlu’nu siyaha boyayarak ocak ayında Eboue ile birlikte Afrika Kupasına göndermeyi planlıyor... “Zamazingoloji” ... LİVERPOOL‘lu Charlie Adam son günlerdeki eleştirilere cevap verdi: “Adıma yakışır biçimde oynamayı ben de istiyorum...” “dudamel” HAYATA DAİR... Bize değer verenleri ağlatır, vermeyenler için ağlarız... Bizim için hiç ağlamayacaklara değer veririz... Garip ama gerçek... Bir kez bunu anlasak değişmek için hiçbir şey geç değil... Uyandığında iki seçeneğin olur; tekrar uyuyup bir rüya görmek, Ya da uyanıp rüyanın peşinde koşmak... Hep meşgulsen, hiç müsait olamazsın... Hep zamanının olmadığını söylersen, hiç zamanın olamaz... Hep “yarın yapacağım” dersen, yarın hiç gelmez... (...Herakleitos) ... Şairin de dediği gibi ‘Aşk geldi mi başa, kıvırmak artık boşa...’ Sen o kapıyı istediğin kadar açma, ardına kadar açılır eğer açılacaksa... Er ya da geç, bir dalga gelip, kurmak için yoğun çaba sarf ettiğimiz çalışmaları anında yıkabilir. Böyle bir durum karşısında, sadece yanında tutacak bir eli olan insan gülümseyebilir... (...R.H.Kushner) ... Tek kesin yol “Seni Seviyorum” iledir... İyileştirmenin anahtarı bu koddur. Ama bunu kendi üzerinizde kullanırsınız, başkalarının değil... Onların sorunu sizin sorununuzdur, unutmayın, dolayısıyla onlar üzerinde çalışmak size yarar sağlamayacaktır. Onların iyileşmeye ihtiyacı yok; sizin var... Kendinizi iyileştirmelisiniz. Tüm deneyimlerin kaynağı sizsiniz... (...I. Hew Len) TUZAKTAN KUMANDA... (...ATV - Evlen Benimle) EVLENECEK KADIN: Bugüne kadar pek bir yere gidemedim, beni gezdirecek, taşıyacak birini arıyorum... ESRA EROL: Anacım sen koca değil, sponsor arıyorsun kendine... *** (...FLASH - Ne Çıkarsa Bahtına) EVLENECEK AMCA: Eşim vefat etti ben de yalnız kaldım... SİNEM YILDIZ: Eşinizden öldüğü için mi ayrıldınız?... İTİRAF REYONU... (...isim: maskeli beşler ...şehir: bandırma ...yaş: genciz daha) Günlerden bir gün sokakları sel götürürken biz beş kız olarak bir evde toplandık... Aradan saatler geçti ve bizim ıvır zıvır krizimiz tuttu... Ve dışarısı hâlâ kötüyken kalkıp markete gittik... Sokakta yürüyen sadece biz vardık. Bir şeyler alıp eve dönerken sırılsıklam olmuştuk... Eve geldiğimizde kurumak için saç kurutma makinesini üzerimize tuttuk... Bundan annemize bahsetmeyeceğimizi söyledik... Fakat daha evin sahibinin annesi eve girerken ilk potumuzu kırdık... Çünkü anahtarı kapının dışında unutmuştuk... Sanırım iyi bir rezillik oldu... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) TEMEL'İN YERİ Temel’in üç çocuğu varmış ve hepsiyle de arası çok iyiymiş... Babalarını çok seviyorlarmış ve onu el üstünde tutuyorlarmış... Bir gün mal muhabbeti olmuş ve Temel de sağken miras meselesini çözmenin uygun olacağını düşünmüş... Ama Temel malının tapusunu çocuklarına verdikten sonra hastalanmış... İşler umduğu gibi gitmemiş ve Temel’e kimse bakmak istememiş... Temel düşünmüş, bir gün çocuklarını yanına çağırmış, “Size bir sır vereceğim” demiş ve yastığının altına sakladığı hamsi heykelini çıkarmış... “-Malı paylaştırdım size, ancak altınlardan söz etmedim, altınların nerede olduğu bu hamsinin karnında yazılı... Ben öldükten sonra açıp okursunuz...” O günden sonra Temel kuş sütüyle beslenmeye başlamış... Oğulları ve gelinleri çevresinde fır dönüyorlarmış... Gün gelmiş, Temel ölmüş... Herkes ağlıyormuş ağlamasına da akılları hamsideymiş... Sonunda cenaze töreni bitmiş hamsiyi alıp ortadan kırmışlar... İçinden bir kağıt çıkmış, kardeşlerden biri okumuş; “-Sağlığında malının tapusunu çocuklarına verenin bu hamsi kadar beyni yoktur...” BİR FİLM DİYALOĞU -Neden korkuyorsunuz peki?... “-Birine kötülük yaparsan bu sana dönmez. Hayat seni vurmaz da gider en yakınındakini vurur... İşte korktuğum bu...” (...Bir Ömür Yetmez dizisinden) söz der ki; “-Aşk bir direksiyonlu iki araba, evlilik iki direksiyonlu bir arabadır...” (...Edince de tam ettiği müthiş S.Ö.Z.leri)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT