BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Büyükanıt'ı işaret etti

Büyükanıt'ı işaret etti

Başbuğ, “İnternet Andıcı siteleri”nin kendisinden önceki genelkurmay başkanı döneminde kurulduğunu söyledi



Salih BİLİCİ - İSTANBUL İnternet Andıcı davasında önceki gece tutuklanan Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, ‘darbe’ davaları kapsamında şu ana kadar cezaevine gönderilen en yüksek rütbeli isim oldu. Başbuğ’un medyaya sızan savunmasında tüm suçlamaları reddederek şunları kaydetti: “Bu suçla itham edilen kişi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 26’ncı Genelkurmay Başkanı’dır. Bunu tarihe not olarak düşmekte yarar görüyorum. Ben Genelkurmay Başkanı olarak TSK’nın komutanıyım ki bu Türk Silahlı Kuvvetleri dünyanın sayılı en güçlü ordularından bir tanesidir. Böyle bir orduya komuta eden birisinin silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ile suçlanması gerçekten trajikomik diyebiliriz.” BENİM İÇİN EN AĞIR CEZA Emekli olduktan 1.5 yıl sonra böyle bir suçlamayla karşı karşıya kaldığını belirten Başbuğ, “Çok üzücü, anlaşılması zor... Netice olarak böyle bir iddiayı duymak, işitmek silahlı kuvvetlere, ülkeye, şerefiyle, onuruyla görev vermiş birisi için çok ağır bir iddia. Bu iddianın bu şekilde dile getirilmesi bile benim için en ağır cezadır. Bundan daha büyük cezanın olabileceğini ben düşünmüyorum. Takdir mahkemenizindir, bizler gelip geçiciyiz ancak sizler tarihe not düşeceksiniz. Bundan sonra ne ceza verilirse bu beni daha fazla üzmez” ifadelerini kullandı. SİTELER DAHA ÖNCE KURULDU İlker Başbuğ ‘İnternet Andıcı’ davasına konu olan, kara propaganda amaçlı internet sitelerinin kendisinin Genelkurmay Başkanı olmasından önce kurulduğunu belirterek, Eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt dönemini işaret etti. Başbuğ, “2008 yılı 30 Ağustos tarihinde Genelkurmay Başkanlığı görevime başladım. Bu sitelerin son güncelleme tarihlerine bakıldığında benim görev süremden öncesidir. 30 Ağustos 2008-Şubat 2009 tarihleri arasında da bu sitelerde hiçbir işlem yoktur. Yaptırdığım inceleme sonucunda şekil ve teknik açıdan bu sitelerin kanuna uygun olmadığı bilgisi bana verildiğinde bu siteleri kapattırdım. Aslında bana teşekkür edilmesi gerekir ki ben bu siteleri kapattıran kişiyim” dedi. HASAN IĞSIZ’I SUÇLADI Org. Başbuğ ifadesinde, dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız’a ait ve üzerinde “Sn. Komutana arz” ibaresi bulunan belgeden de haberi olmadığını iddia etti. Şubat 2009 tarihinden sonra kurulan 4 site için de, “Bu andıç bana arz edilmedi. 2’nci başkan (sayın komutana arz) yazdığı zaman o evrakın komutana arz edilmesi gerekir, ancak kesinlikle arz edilmemiştir. Arz edilmiş olsa bir imza, bir parafem mutlaka konulurdu. Bu andıç 2’nci başkan tarafından 1 Nisan 2009 tarihinde paraflanmıştır. İddialara göre bu andıcın bana 14 Nisan 2009 tarihinde arz edildiği iddia ediliyor. Bir kişi çıkıp bu andıcın üzerinde komutanın imzasını ya da parafını gördüm diyen bir kişi dahi yoktur. Ancak bu andıcın 2 Nisan 2009 tarihinde karargâh içinde işleme girdiğini de görüyoruz” diyerek açık ve net bir dille Org. Hasan Iğsız’ı suçladı. ANDIÇTA İMZAM YOK İnternet Andıcı belgesinde parafı veya imzası olmadığını, ifade veren sanıkların sadece değerlendirmede bulunduklarını savunan Başbuğ, “Andıç bir karargâhtaki faaliyetleri başlatan bir eylemdir. Bu andıç ile 4 sitenin kurulması işlemi başlatılmıştır. Ancak bu sitelerin aktif hale gelmesi için andıç yeterli olmaz. Bunun olması için uygulama emri yayımlanması gerekir. Ancak bu konuda öyle bir şey de söz konusu olmamıştır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Serbest kalmamı talep ediyorum” sözleriyle savunmasını tamamladı. KANUNLARA HEP BAĞLI KALDIM İlker Başbuğ, ifadesinde görev hayatı boyunca her zaman kanunlara ve Anayasaya aykırı bir harekette bulunmadığını belirtti. DARBE YAPACAK OLSAM!.. “Bir iki basın açıklaması ve bir iki internet sitesi haberiyle hükümeti yıkmakla itham ediliyorsam bu çok acıdır. Benim böyle kötü bir amacım olsa 700 bin kişilik gücü elinde tutan bir komutan olarak bunu yapmanın başka yolları da olabilirdi. Ben görev hayatım boyunca her zaman kanunların ve anayasanın çizgisinde oldum.” BAŞBUĞ’UN CANINI ACITAN O KARAR! Başbuğ’un, “Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Serbest kalmamı talep ediyorum” sözleri üzerine Mahkeme hakimi Vedat Dalda, İlker Başbug hakkındaki tutuklama kararını şu ifadelerle açıkladı: “Şüpheli Mehmet İlker Başbuğ’un üzerine atılı silahlı terör örgütü kurmak veya yönetme ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasına engellemeye teşebbüs etme suçlarının vasıf ve mahiyeti şüphelinin üzerine atılı suçları işlediğine ilişkin kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması suçların ceza muhakemesi kanununun 103/3 sayılı katalog suçlardan olması nedeniyle şüphelinin üzerine atılı bu suçlardan ayrı ayrı tutuklanmasına karar verildi.” Lav silahına ‘boru’ demişti Savcılık sorgusunda İlker Başbuğ’a ‘kâğıt parçası’ ve ‘boru’ açıklamalarının da sorulduğu öğrenildi. Başbuğ, Savcı Kansız’ın, “Düzenlediğiniz basın toplantısında soruşturmaya ve davaya konu olan olaylarla ilgili, ‘kağıt parçası’ ve ‘boru’ kelimelerini içeren bazı açıklamalar yaptınız. Bu açıklamalardaki amacınız nedir?” şeklinde sorusuna “Ben Türk Silahlı Kuvvetlerinin başkanıydım. Bu açıklamalarım iyi niyetli açıklamalardır. Başka bir niyet yoktur. Komutan olarak TSK’ya moral vermek niyetinde yapılmış açıklamadır” diye cevap verdiği belirtildi. 21 Nisan 2009’da Poyrazköy’de Bedrettin Dalan’ın arazisinde başlayan kazılarda 15’i dolu 22 lav silahı bulunmuştu. Başbuğ, “Bunlar silah değil, boru” demişti. Başbuğ, bu açıklamadan iki ay sonra da ‘Kaos Planı’nı ‘kâğıt parçası’ olarak nitelendiren bir açıklama yapmıştı. 9 Şubatta hakim karşısında Öte yandan, Başbuğ’un yargılanmasıyla ilgili süreçte önce soruşturmayı yürüten Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız tarafından iddianame hazırlanması bekleniyor. Mahkeme, incelediği iddianameyi kabul ederse Başbuğ hakkında dava açılmış olacak. Mahkeme, ardından ya duruşma tarihi verecek ya da davayı “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” davasıyla birleştirecek. Mahkemenin ayrı bir duruşma tarihi vermesi halinde de Başbuğ’un yargılamasının yapılacağı ilk duruşmada, davanın birleştirilmesine karar vererek, dosyayı “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” davasıyla birlikte yürütecek. Bu sürecin yeteri kadar hızlı olması durumunda İlker Başbuğ, 9 Şubat 2012 tarihine ertelenen 29 sanıklı “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” davasında sanık olarak yer alacak. OĞLU VE KIZI ZİYARET ETTİ Tutuklanan Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ Silivri 5 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevinde geçici olarak 12 metrekarelik tek kişilik bir odaya yerleştirildi. Kızı ve oğlu tarafından ziyaret edilen Başbuğ’un psikolojisinin ve sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Cezaevindeki ziyaret prosedürüne göre Başbuğ’u, ailesi ve yakın akrabaları ziyaret edebilecek. Ayrıca Başbuğ, görüşmek istediği 3 kişinin adını cezaevi yetkililerine bildirmesi halinde bu kişilerle de görüşebilecek. Avukatından “Yüce divan” talebi Mahkemede söz alan avukat İlkay Sezer müvekkiline yönelik suçlamaları reddetti. Özel yetkili mahkemenin dosyaya bakamayacağını belirten avukat Sezer, “Anayasada 148. madde değişikliği ile yargılamanın ‘Yüce Divan’da yapılması ve dosyanın bu hali ile derhal oraya gönderilmesi gerektiği kanaatindeyiz” diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT