BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Doğrunun yardımcısı Allah’tır

Doğrunun yardımcısı Allah’tır

“Arı sahibi de yanımıza bindi. Yola koyulduk. Şemdinli’den sonra şimdi ismini hatırlayamadığım bir köye geldik. Öyle bir yola girdik ki bir tarafı dağ, bir tarafı dere...”



1970’li yıllarda terör yoktu. İran ve Irak’a nakliye işleri iyiydi. Bursa’dan elma bahçesinden muazzam şekilde elma kasaları yükledim ama İran’a nasıl gideceğim? Farsça da bilmiyorum. Düşünürken Nevşehir plakalı bir kamyon geldi. Şoförü ile tanıştık. Onlar da benim yüklediğim yere yükledi. Nafiz ve kardeşi Bahri benimle çok ilgilendiler. Oraya kaç defa gidip gelmişler. Çok iyi insanlardı. Onlara dedim ki: -Beni almadan gitmeyin. Sağ olsunlar onlar Nevşehir’e uğradı ben Yozgat’a geldim. İki gün sonra Yozgat’a geldiler. Rahmetli babama: “Amca hiç merak etme” dediler. Helalleşip yolumuza devam ettik. Türk gümrüğü, İran gümrüğü derken akşam oldu istirahata geçtik. Sabah bizi Tebriz hal’ine yönlendirdiler. Dönüşte Nafiz arkadaş dedi ki: -Van kapıdan çıkalım. Yüksekova’da çok iş çıkar. Yüksekova’ya geldik. Orada yattık. Sabah nakliyecilere gittik. Dediler ki: -Şemdinli’den İskenderun’a arı var. -Götürürüz, dedik. Arı sahibi de yanımıza bindi ve yola koyulduk. Şemdinli’den sonra şimdi ismini hatırlayamadığım bir köye geldik. Öyle bir yola girdik ki bir tarafı dağ bir tarafı dere... Geri dönmenin imkânı yok. Güz mevsimi idi. Bizi odaya misafir ettiler. Çay kahve ikram ettiler. Köyün her tarafı yüksek dağ. Keçiler geziyordu. Dediler ki: -Onbeş güne kadar bizim yolumuz kapanır. Gidip gelmek imkânsız olur. Siz istirahat edin biz gece arıları yükleriz. Sabah yola çıktık. Şemdinli’yi geçtik. Yarı yolda arkadaşın aracı arıza yaptı. Nafiz Ustanın arabanın diferansiyeli dağılmış. İki kardeş çabucak parçayı söküp benim arabaya yüklediler. Bu arada öğle oldu. Arılar dağılmaya başladı. Ben bunları Van’a bıraktım. -Sen devam et biz ardından yetişiriz, dediler. Nafiz Ustalar Van’da parçayı yaptırmış. Bir pikap ile arabanın yanına gelmişler. Bakmışlar ki arı sahibi, kamyonun yanında düşünceli halde oturuyor. Bereket versin o zaman terör yoktu. İki kardeş el çabukluğu ile parçaları takmış. Ben İskenderun’a giriş yaptığımda yetiştiler. Arıları boşalttıktan sonra çayları içtik. Hesabımızı verdik. Arı sahibi o zaman bana dedi ki: -İşi doğru yap Allah’a güven. Ben ne yaptım Osman Usta biliyor musun? Bu arıza yapan kamyona iyi marka dediler. Bana onu tavsiye ettiler. Ben de arkadaşıma durumu çaktırmadan yükümü o marka arabaya yükledim. Arkadaşıma diğer araba kaldı. Oysa yaptığım hile ayağıma dolaştı. Benim yükümün olduğu araç yolda kaldı. Ya kışa kalsaydık halim nice olurdu? A.Osman Demircan-Yozgat > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT