BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Yerliyiz ve özgürüz!’

‘Yerliyiz ve özgürüz!’

Film Arası Dergisi Yayın Yönetmeni Suat Köçer: “Sinemaya ve ülkemiz sinema sektörüne dair düşüncelerimiz, gidişata yönelik eleştirilerimiz en önemli farkımız.”



Son bir yıldır adını sıkça duymaya başladığımız aylık sinema dergisi Film Arası, yerli sinemayı odağına alan yayın anlayışıyla beğeni topluyor. Sinan Çetin, Derya Alabora, Serra Yılmaz, Ahmet Mümtaz Taylan, Yavuz Turgul ve Haluk Bilginer’le yapılan kapak röportajları medyanın gündemine oturan derginin genel yayın yönetmeni Suat Köçer’le Film Arası’nın yolculuğunu konuştuk. > Sinema yayıncılığı alanında son dönemlerde en dikkat çeken yayınlardan biri Film Arası. Neden bu kadar dikkat çekiyor? Bana göre bu ilginin iki temel nedeni var. Birinci nedeni Film Arası’nın ‘piyasa’ algısından ziyade, sinemanın temel değerlerine yönelik bir içerikle hazırlanması ve bu noktada ciddi bir çaba içerisinde olmasıdır. Dergide yayınlanan yazılar, yapılan röportaj ve hazırlanan dosyalar, bu anlayış doğrultusunda harmanlanıyor. Dolayısıyla sinema sektörünün ihtiyacı olan samimiyet, nitelikli muhteva ve özgün bakış açısı, Film Arası Dergisi’ni öne çıkarıyor. Film Arası’nın kamuoyunda büyük ilgi görmesinin diğer önemli bir nedeni de dostumuz Gülcan Tezcan’ın yaptığı kapak röportajlarıdır. Zira bu röportajlar sinema ve medya dünyasının dikkatini çeken tartışmaların kapısını aralıyor. > Onsekizinci sayıya rağmen yeni sayılabilecek bir dergi Film Arası. Dergi nasıl bir ihtiyaçtan doğdu? Dergiye, sinemaya yönelik kitap yayını için kurduğumuz Sepya Yayıncılık’ın bülteni olarak başladık. Ancak uzun vadede bir sinema dergisi için plan yapıyorduk. Her ay 30’a yakın ile ücretsiz olarak ulaştırdığımız bu bülten daha ilk sayılarından itibaren büyük ilgi görünce, biz de ‘o gün, bugündür’ diyerek bu bülteni müstakil bir sinema dergisine dönüştürdük. > Diğer yayınlardan farkınız nedir? Sinema dergilerinin çoğu Hollywood sinemasının tanıtım bülteni gibi. Bir iki dergi dışında yerli sinemaya yer açabilen yayın sayısı yok denecek kadar az. Türk sinemasının bu kadar ivme kazandığı bir zamanda sektör hakkında konuşulabilecek, tartışılabilecek, sorunların gündeme getirileceği mecralara her zamankinden daha çok ihtiyaç var. Film Arası da sanırım bu ihtiyacı doğru tesbit etti. Okur kitlemizi sinema-tv öğrencileri, kısa filmciler ve oyuncuların takip ediyor oluşu da bu düşüncemizi doğruluyor. > Film Arası’nın bir iddiası var mı? Nereye varmak istiyorsunuz? En büyük arzumuz ise bu topraklara ait bir sinema anlayışının gelişerek sinemamızın vazgeçilmez bir unsuru haline gelmesi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT