BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Muhammed İsmâil

Muhammed İsmâil

“Peygamber efendimiz (İbâdetlerin efdali, Müslümânları Müslümân oldukları için sevmek, kâfirleri, kâfir oldukları için sevmemektir) buyurdu...”



Muhammed İsmâil, Muhammed Ma’sûm Fârûkî hazretlerinin torunu ve Muhammed Sibgatullah’ın ikinci oğludur. On sekizinci asrın başlarında vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki: Dedem Muhammed Ma’sûm Fârûkî hazretleri buyurdu ki: Peygambere “sallallahü aleyhi ve sellem” tâbi olan, insanları davet etmekte ve emr-i ma’rûf, nehy-i münker etmekte de tâbi olur. Bunları yapmayan, Ona tâbi olmuş değildir. Peygamber efendimiz (İbâdetlerin efdali, Müslümânları Müslümân oldukları için sevmek, kâfirleri, kâfir oldukları için, sevmemektir) buyurdu. Allahü teâlâ, Mûsâ aleyhisselâma, (Benim için ne işledin) diye sorduğunda, (Yâ Rabbî! Senin için namâz kıldım, oruç tuttum, zekât verdim, ismini çok zikrettim) deyince, (Yâ Mûsâ, namâzların sana burhândır. Oruçların Cehennemden siperdir. Zekât kıyâmet gününün sıcaklığından koruyan gölgedir. İsmimi söylemen de, kabir ve kıyâmet karanlığında seni aydınlatan nûrdur. Yanî bunların fâideleri hep sanadır. Benim için ne yaptın?) buyurdu. Hazreti Mûsâ, (Yâ Rabbî! Senin için olan ameli bana bildir!) diye yalvardı. Cenâb-ı Hak: (Yâ Mûsâ! Dostlarımı benim için sevdin mi ve düşmanlarıma benim için düşmanlık etdin mi?) meâlindeki âyet-i kerîme ile cevâb verdi. Mûsâ aleyhisselâm da, Allah için amelin, (Hubb-i fillâh) ve (Buğd-i fillâh) olduğunu anladı. Muhabbet, sevgilinin dostlarını sevmeyi, düşmanlarına düşmanlık etmeyi îcâb eder. Bu sevgi ve düşmanlık, sâdık olan âşıkların elinde ve irâdesinde değildir. Çalışmaksızın, zahmet çekmeksizin kendiliğinden hâsıl olur. Dostun dostları güzel görünür ve düşmanları çirkin ve fenâ görünür. Dünyânın güzel görünüşlerine kapılanlara hâsıl olan muhabbet de, bunu îcâb ettiriyor. Seviyorum diyen bir kimse, sevgilisinin düşmanlarından kesilmedikçe sözünün eri sayılmaz. Buna münâfık, yanî yalancı denir... “KÖPEK SENDEN İYİDİR!” Şeyh-ul-islâm Abdüllah-i Ensârî “kuddise sirruh” buyuruyor ki: (Ebül-Hüseyn bin Sem’ûn, bir gün hocam Husrî’yi incitmişti. O ândan beri, kalbimde ona karşı soğukluk duyuyorum.) Büyüklerin meşhûr olan, (Üstâdını incitene darılmaz, gücenmez isen, köpek senden dahâ iyidir) sözünü burada hâtırlatmak yerinde olur. Muhabbetin bu iki şartı, Kur’ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîfte bildirilmektedir. Bu âyet-i kerîmelerden anlaşıldığına göre, Allahü teâlânın düşmanlarını sevmek, insanı Allahü teâlâdan uzaklaşdırır...”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT