BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kültür Bakanlığı kütüphanelerinin acıklı durumu

Kültür Bakanlığı kütüphanelerinin acıklı durumu

Hatırlanacağı gibi, her sene Mart ayının son haftası, ülkemizde Kütüphaneler Haftası olarak kutlanıyor. Bu haftayı, Kültür Bakanlığı’nın nasıl kutlayacağına dair bir programı elime geçmedi. Olabilir. Çünkü bizler devletin sorumlu mevkilerinde olmadığımız için normaldir.



Hatırlanacağı gibi, her sene Mart ayının son haftası, ülkemizde Kütüphaneler Haftası olarak kutlanıyor. Bu haftayı, Kültür Bakanlığı’nın nasıl kutlayacağına dair bir programı elime geçmedi. Olabilir. Çünkü bizler devletin sorumlu mevkilerinde olmadığımız için normaldir. Ancak basına böyle bir duyuru yapılması, herhalde pek faydalı olurdu. Kütüphane deyince hemen kitapları ve kitap okumayı hatırlarız. Zira okunmayan kitabın insana faydası ne olabilir. İstanbul Valiliği’nin bir kutlama haftası programı, tesadüfen elime geçti: 27 Mart-2 Nisan tarihleri arasında, Kütüphaneler Haftası dolayısıyla yapılacak etkinlikleri bildiriyor. İncelerseniz, “Şu kütüphaneler haftasında bir şey yapmamış duruma düşmemek için, bir şeyler karalayıverin” gibi bir program. İstanbul, Türkler’e geçtiğinden beri, değil Anadolu’nun, Balkanlar ve Ortadoğu dahil geniş bir bölgenin tek kültür merkezidir. Her mahallesinde bir kütüphane yapılmış. Şimdi ise bunların çoğunun izleri kalmamış. Yerlerinde kimbilir hangi iş merkezleri yükseldi. Cerrahpaşa semtinde, Hekimoğlu Ali Paşa camiinin, avlu giriş kapısı üstünde aynı ismi taşıyan bir kütüphane var MIŞ. Kültür müdürü veya idarecilerden bir tanesinin böyle yerlerde izine rastlanamaz. Tam bir perişanlık. Çarşamba semtinde, tarihi Murat Molla kütüphanesini de bir gidip görünüz. Avlu kapısından girebilmek için yağmur birikintilerinden atlamayı bilmek lazım. Güzelim demir kapılar, pastan işlemez halde. 1775’te yapılmış bu kütüphanede, zamanının en kıymetli el yazmaları kitaplar, alelade, kapıları kolay açılabilir evrak dolaplarında korunmaya çalışılıyor. Kütüphaneler haftası, kütüphanelerin faydalı kullanılmasına yarayan sistemlerin başlatılmasına yaramalı idi. Nerdeee. Yeni bir kütüphane açmalı idik. Kütüphane açmazsanız; işte böyle hapishaneler dolar. Suçluyu koyacak yer bulamazsınız. Bayezid Devlet Kütüphanesi ise birçok yönden araştırmacıya yetmemektedir. Basma yazı ve resimlerin derleme görevi olan bu yerde, 500.000 civarındaki kitabın ancak 450.000 adedi okuyucuya hizmet verebilmektedir. 60.000’den fazlası ise, incelemek istediğinizde tasnife giremediği cevabını alırsınız. Bilhassa Atatürk inkılapları ile ilgili 5.000 kadar kitap tetkike hazır değildir. Bilgisayar sistemi çok yetersizdir. Bildiğim kadarı ile Kültür Bakanlığımız, zengin bakanlıklarımızın başında gelir. Zira Hasan Ali Yücelin bile, birer karış kalınlığındaki kitaplarını üçer cild bastıracak kaynağı bulabildiklerine göre, herhalde, bu kitapların okunması için kütüphaneleri tanzime mali güçleri yetecektir. Topkapı Sarayı’ndaki Üçüncü Ahmet Kütüphane binası, boş ve ziyaretçiye kapalı durur. Hem de yıllardır. Ağalar mescidi kütüphane görevi yapar. Bu çelişkiyi bilen varsa beri gelsin. Sayın İstemihan Talay, yurtdışından birçok tarihi eseri kurtarmakla meşhur olmuştur. Kendilerine teşekkürlerimizi arz etmiştik. Ancak bu gelen eserler arasındaki kitaplar bir yerlerde süs gibi durmamalıdır. Bir milleti güçlü kılan kütüphaneleridir. Yoksa yapılacak her iş kitaplara uymaz. Meydan da, işini kitabına uyduranlara kalır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT