BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > "Şeffaflaşan MİT istihbaratçılara yem olur"

"Şeffaflaşan MİT istihbaratçılara yem olur"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Reha Denemeç, MİT yöneticilerinin ifadeye çağırılmasının yanlış olduğunu belirterek, “Milli İstihbarat Teşkilatı ayrıcalıklıdır, şeffaf olamayacak tek kurumdur” dedi.



> Akif Bülbül ANKARA AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Reha Denemeç, MİT’in şeffaflaşması durumunda uluslar arası istihbarat kuruluşlarına yem olacağını söyledi. MİT yöneticilerin KCK operasyonları ile ilgili olarak ifade vermeye çağrılmasının savcının kanunları yanlış yorumlamasından kaynaklandığını ileri süren Denemeç,” CMK 2004’te değişti. ‘CMK’yı çıkardık. Bundan sonraki her şey (kanunlar) ilga oldu yani ortadan kalktı.” demek değildir. Ama Savcı Sarıkaya bunu öyle yorumluyor. Halbuki MİT kanunu var. Her ikisini beraber yorumlamak lazım. Başbakanın onayı olmadan böyle bir soruşturma açılamaz.” diye konuştu. Denemeç dün parti genel merkezinde bir grup gazeteciyle yaptığı sohbette önemli açıklamalarda bulundu. İşte sorular ve açıklamalardan bazıları: > MİT ya da istihbarat teşkilatlarının kanunları farklı mı? Her ülkede istihbarat teşkilatları var. Bunların iç işleyişlerini veya nerde neyin nasıl yapıldığını bilmeniz mümkün değil. Dışarıdan bakarak yaptığınız yorumların hepsi aslında yanıltıcıdır. Siz o teşkilat mensuplarının yaptığı işlerin kanuna aykırı olarak yapıldığını zannedersiniz. Çünkü resmin sadece küçük bir bölümünü görerek bu yorumu yaparsınız. Ama büyük bölümünde o bir taktiktir. Strateji resmin büyüğündeki olayı açığa çıkarmaktır. Ama siz salt hukuk ve saire doğrultusunda girerseniz, böyle teşkilatların hiçbirisi yaşayamaz dünyada. Siz de başka ülkelerin teşkilatlarıyla da rekabet edemez konuma gelirsiniz. Kendi bindiğiniz dalı kesersiniz. Onun için MİT ya da istihbarat teşkilatlarının kanunları her zaman farklıdır. Ayrıcalıkları vardır. Kimi yazarlar diyor ki şeffaflık. Şeffaflığın olmayacağı, olmaması gereken tek yer herhalde burasıdır. Ve birilerine de güvenmeniz lazım. İşin gereği bu. Kimdir bu? Seçimle gelmiş bir başbakandır ve onun emrindeki ona tabi bir teşkilattır. Bunu farklı yorumlarla farklı yerlere çekmek tamamen siyaset yapmaktır ama kötü siyaset yapmaktır. Düzgün bir ana muhalefet partisi olsa yarın öbür gün iktidara geldiğinde aynı kurum kendisine bağlı olarak çalışacak. Bunları söylememesi lazım. > MİT mensupları ile ilgili açılan soruşturmada bir art niyet var mı? Ben art niyet aramak istemiyorum. Bizim hukukçularımızın yetiştirilme tarzında olan bir şey var; biraz katı düşünmeleri, devleti koruma şeyiyle hareket etmeleri? Ben o insanları da suçlamıyorum. Böyle yetişmişler. Belirli bir kalıp içerisinde bunların değişmesi zor. Kanunları kağıt üzerinde değiştirmeniz çok kolay. Ama onları uygulayıcıların kafasını değiştirmek çok daha uzun bir zaman alır. Bu işte bir dönüşüm süreci Türkiye’de. Her şey yerli yerine oturmuş olsa bunlar olmaz zaten. Kurumlar arasındaki sürtüşme gibi bir olay Türkiye’nin elini zayıflatıyor, kredibilitesini aşağıya çekiyor. > Hedefte Hükümet mi vardı? Böyle bir şeyin olacağına inanmak istemiyorum, en azından. Ortada birçok şeyden şüphelenebilirsiniz ama kanıtı ortaya çıkmadığı müddetçe böyle bir şeyin olmayacağını düşünüyorum. Yargı kurumu, emniyet kurumu, bir istihbarat kurumu. Hepsi farklı farklıdır. Yapıları farklıdır. İşlevleri farklıdır. Buradan bakarak orayı yorumlamak yanlış olur.” > İfadeye çağırma Hakan Fidan’ı istemeyenlerin işi mi? Uluslar arası medyada Fidan’ın göreve gelmesinden itibaren bir karşı istihbarat çalışması, karalama kampanyası başladı. Hepsinin mutlaka birbiriyle ilişkisi var. o kadar saf, olaylara bakmamamız lazım. Siz Fidan’ın ifadeye çağırılmasının bu söylediklerimle ilgisi var mı diye soruyor sunuz. Alet olmuş olabilir arkadaşlar farkına varmadan. Önünüze bir yem atarlar sizin onu basın olarak haber yaparsınız, öbürü de hukukçu olarak onun şeyine girmeye başlar. Ondan sonra kendi bakış açınızdan yaptığınız doğrudur. Ama işin bütünü anlamında bir karmaşanın da içine girmişsinizdir. Ve o istihbarat kurumunun asıl yapmak istediği stratejiyi engellersiniz. Bu yemlemeyi birçok istihbarat kurumları da yapabilirler. Savcı kendi yorumunu da getirmiş olabilir. Fakat önüne verilmiş bir takım istihbaratı bilgiler doğrultusunda belirli bir düşünceye de sevk edilmiş olabilir. Yaptığını doğru bilerek alet olmuş olabilir. > Savcının bu hareketini sivil darbe gibi göstermek isteyenler var. Ne der siniz? Bunu siyaseten istismar edecek birçok siyasetçi vardır doğaldır. Ama uluslar arası boyutta da birçok gazetelerde ajanslarda da çıkıyor bu haberler. Köpürtülebilecek içeriği olan bir olay bu. Şu anda burada söylediklerimizin hepsi de afaki. Ben sadece olabilir diyorum. > Bu süreçten en kârlı Başbakan çıkacak diye bir yorum var? O krizi yönetmeyle ilgili bir olaydır. Kendi aleyhinize görünen bir şey bile lehinize dönebilir. O sizin becerinize bağlı. O konuda da sayın Başbakanın gerçekten bir tecrübesi var. Birçok aleyhine gibi görünen olaylar aleyhine sonuçlanmadı. > MİT soruşturması Ergenekon gibi davaları etkiler mi? Bir an evvel o davalar da sonuçlansın artık. Türkiye ak parti iktidara geldikten bir süre sonra keskinleştirilmiş kutuplaştırılmış bir yapıya döndürüldü. 2007’nin sonrasında. Farklı farklı güçler iktidarın icraatlarını engelleyici pozisyondaydılar. 12 Haziran seçimlerinden sonra AK Partinin gitme şeklinin ancak vatandaşın oylarıyla olabileceğini gördüler. Artık sandığın rövanşı sandıkta olacak bunu gördüler. O anlamda Türkiye’nin normalleşme sürecine girdiği bir dönemdir. Önümüzdeki tek engel bu yargılar, yargılama süreci.. Ergenekon ve Balyoz davaları. Bunlar da sonuçlanırsa gerçekten çok daha hızlı normalleşir Türkiye. Sonuçta bir takım insanlar ceza alabilir bir takım beraat edebilir ama bitmesi lazım. Bu kadar uzaması gerekli. Ne kadar hızlı sonuçlanırsa Türkiye o kadar hızlı normalleşir. MİT soruşturması ile ilgili gelişmeler, yeni düzenleme yapılacağı için terörle mücadeleyi etkilemez. Tutuksuz yargılanma hassasiyeti çok önemli Kanunlar bir yol gösterir ama esneklikleri vardır. Ama o esneklikler maalesef Türkiye’de en uç noktada kullanılıyor. Herkesi içeri atalım. İçerde mahkemeleri devam etsin ve suçsuzsa çıkar nasıl olsa... Şimdi o içerde o kadar yatan insanlardan beraat edenler olacak aralarında. Ne olacak? Yazık günah değil mi o insanlara? Bir daha böyle yanlış yorum yapılmasın diye çünkü ne olacağı belli olmaz diye işte sağlama alınması için onlar düzeltilecek. Başbuğ da tutuksuz yargılanabilirdi Yargılanırdı her halde kaçacak hali yoktu Başbuğ’un. Hakimin savcının inisiyatif kullanması lazım. Genelkurmay başkanlığınden emekli olmuş. Bu insanı bırakırsanız Türkiye’den kaçar diye düşünmek biraz şey olur. Balyoz’ da, Ergenekon’da 700 civarında tutuklu var. Kaç tanesi kaçmış bunlardan? Hepsi de tutuklu yargılanması gerekir miydi diye benim de kafamda soru işaretleri var. Kaçan olabilir diye sen yüzde 98’i içeri mahkum edersen o da yanlış olur.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT