BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Beğenmişlerdi birbirlerini...

Beğenmişlerdi birbirlerini...

Mutlu bir aileydi Başar ailesi. Fehmi bey on iki yıldır bir fabrikanın muhasebeciliğini yapıyordu. Evine bağlı, karısını ve çocuğunu hayatında her şeyden çok seven bir adamdı.



Mutlu bir aileydi Başar ailesi. Fehmi bey on iki yıldır bir fabrikanın muhasebeciliğini yapıyordu. Evine bağlı, karısını ve çocuğunu hayatında her şeyden çok seven bir adamdı. Mukadder hanımla görücü usulü evlenmişti ama eğer anlaşarak, önceden birbirlerine duygusal yaklaşımları olsa ancak bu kadar mutlu olabilirlerdi. Her ikisi de orta halli ailelerin çocuklarıydı. Babaları arkadaştı yıllardır. Bir gün Fehmi’nin babası arkadaşı Münir’e: - Yahu, gül gibi kızın var Münir. Geçende gördüm, pek hoş, yaşı da gelmiş artık. Başka bir sözün yoksa gel oğluma ver kızını. Fehmi askerliğini bitirmek üzere. Tanıdık, bildik insanlarız, bunca yıllık hakkımız, hukukumuz var. Mukadder kızımdan daha iyi gelin bulamam ya oğluma. Benim oğlumu da bilirsin, efendi çocuktur, evcimendir, kötü alışkanlığı yoktur. Eh, mesleği de var elinde. Ne dersin? Diye fikrini açıklamıştı. Münir bey omuzları sarsıla sarsıla güldü bu sözlere. Bayağı keyiflenmişti: - Ben de ne zaman söyleyeceksin diye merak ediyordum Arif. Fehmi’den iyi damat mı bulacağım. Ben de hanım da gönlümüzden geçirmiyorduk desem yalan olur. Daha geçende konuştuk inanmazsın... Verdim gitti bil... Böylece, semt kahvesinde karar verilmişti iki gencin evlenmesine. O gün Münir bey heyecanla gidip müjdeyi verdi karısına. Mukadder orta okuldan sonra okumamıştı. Dikiş kursuna gitmiş, evde annesinin yanında, dikiş dikip ona yardım ederek geçirmeye başlamıştı günlerini. Her genç kız gibi o da oturup kısmetlerini beklemeye başlamıştı belli bir zamandan sonra. Sessiz, sakin yaradılışlı, munis bir kızdı. İri, ela gözleri vardı. Küçücük burnu yüzüne ayrı bir hava veriyor, bakışlarındaki safiyet ve iyi kalplilik yüzünün her çizgisine yansıyordu. Beyaz tenliydi. Uzun, lüle lüle saçları vardı. Görüp de beğenilmeyecek bir kız değildi. Annesi Saliha sevinçle karşıladı kocasının söylediklerini. Sabırsız bir tavırla atıldı: - Ne zaman gelecekler Münir, hazırlık yapalım o zaman? - Dur be kadın, sen de vur dedik mi öldürüyorsun yahu! Daha çocuk asker, bir aya kalmaz geliyor, hele gelsin, bakalım genç adam, gönlünde belki başka biri vardır. Hemen umutlanma, biz iki arkadaş olmasını istediğimiz bir şeyi konuştuk, son söz gençlerin... Bekle bakalım... Hüsrana uğramış bir halde sustu kadın. Mırıldandı usulca: - Ben Mukadder’ime bir şey demeyeyim o zaman. Heveslenmesin kız. - Sakın ha!.. Böyle şeyler kesinleşmeden konuşulmaz. Sakın öyle bir şey yapma... Arif ise karısı Ayşe’ye, o gün arkadaşına yaptığı teklifi açıkladığı zaman sevinçle karşıladığını gördü kadının. Ellerini keyifle birbirine çırptı kadın: - Ah! Ne zamandır ben de o gözle bakmaya başlamıştım Arif Mukadder’e. Aslan Fehmi’me layık bir kız. Hiç uzatmayalım bu işi ne olur... Hemen oğlan gelir gelmez bitirelim gitsin. Gerçekten de uzamamıştı. Fehmi yirmi gün içinde terhis olup gelmiş, anne ve babası daha geldiği ilk gün meseleyi açmışlardı. Fehmi anne ve babasının fikirlerine ve isteklerine sonsuz saygı gösteren, hürmet eden bir gençti. Boyun büktü: - Siz bilirsiniz baba! Eğer beğendiyseniz mesele yok. O gece haber gönderiler kız evine. Ziyaret etmek, bir kahve içmek için geleceklerini söylediler. İki genç birbirlerini gördüğü zaman anne ve babalarının ne kadar isabetli bir karar vermiş olduğunu düşündüler birbirlerinden habersiz. Mukadder Fehmi’yi, Fehmi de Mukadder’i beğenmişti. Bir ay içinde hazırlıklar tamamlandı ve nikah günü alındı. Sessiz sedasız, şatafatsız bir düğünle evlendiler. Fehmi çok yakışıklı bir adam değildi. Uzun boylu, zayıftı. İnce bıyıkları ayrı bir hava veriyordu geniş alınlı yüzüne. Küçücük gözleri vardı. Teni esmer, saçları dalgalıydı. Ses tonu çok güzeldi. Mukadder onu ilk gördüğü gün sesinin tonuna vurulmuştu. Evlendikten sonra en büyük zevki, akşamları yemekten sonra ona kitap okutup dinlemekti. Fehmi de karısını kırmıyor, her gece en az on sayfa roman okuyordu yüksek sesle. Böylece evliliklerinin üzerinden altı sene geçti. Altı sene sonra Mukadder Fehmi’yi yerinden hoplatan o güzel haberi verdiği zaman evdeki sakin hayat yerini birden telaşlı, heyecan dolu bir hayata terk edivermişti. Bir bebek bekliyordu Mukadder. Fehmi artık karısına gözü gibi bakıyor, onu rahat ettirmek için elinden gelen her şeyi yapıyordu. Bir oğlu olduğunu öğrendiği zaman çılgın gibi fırlamıştı olduğu yerden... DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT