BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ecevit’in mesajı

Ecevit’in mesajı

Başbakan’ın sözleri bir tehdit değil elbette ama önemli bir uyarıdır. Mevcut oylama tablosuna rağmen teklifin geri çekilmemesi ise bazı gelişmelerin habercisidir. Koalisyonun bozulmasına kadar bir dizi ihtimal artık siyasi gündemin malzemesidir... Bu arada Ankara’da ardı ardına spekülasyonlar üretiliyor ve asker inisiyatifinden İsmail Hakkı Karadayı’ya kadar pek çok şey söyleniyor.



Oylama sonuçları tam bir sürpriz olmuştur. Evet fire bekleniyordu ama bu düzeyde değil. İmzaya sadakatsizlik anlayışı önceki gün Meclise hükümran olmuştur. Atılan 400 küsur imzaya karşılık verilen 253 oy anlaşılır değildir. Peki bundan sonra ne mi olur? Bu soruya cevap için Ecevit’in Hindistan’a hareket etmeden önce sarfettiği sözcükleri dikkate almak gerekiyor. Başbakan’ın dün öğle öncesinde verdiği mesajları sıralayalım: 1) Siyasal ve ekonomik istikrar çok hassas dengelere dayanıyor. Bunun için çaba gösterdim ama gelinen noktada kaygılıyım. 2) Anayasa değişikliğinde ikinci oylama sonuçlarını görmeden bir durum değerlendirmesi yapmam. 3) Takınacağım tavrı o oylamaya kadar düşüneceğim. 4) Karşı oy kullananların bir durum değerlendirmesi yapacaklarını umarım. 5) Bu değerlendirmede davranışlarının iki adım sonrasını görmeye çalışmalarını dilerim. Bu sözlerin tercümesi açık bir tehdit olmasa da örtülü bir ikaz ya da mesajdır. Bülent Ecevit’in doğasında tehdit ya da argo deyimle kolpacılık yoktur. O, gerektiğinde gereğini yapmakla ünlenmiş biridir. 12 Mart sürecinde CHP Genel Sekreterliğinden ayrılırken de, 1979’da yapılan ara seçim sonucunda Başbakanlık koltuğundan vazgeçerken de hiç tereddüt etmemiş ve kamuoyunu şaşkına çevirecek bir şekilde koltuğu elinin tersiyle itmiştir. Bugün bunu yapar mı bilmiyoruz ama verdiği ilk görüntüler sanki yapabileceğini işaretler niteliktedir. Nitekim oylama sonrasında durum değerlendirmesi yapan Ecevit’in verdiği fotoğraf; gerektiğinde koalisyonun ipini bile çekebileceği çizgilerini taşıyor. Başbakan’ın buradaki gerekçesi, verilen sözlerin yerine gelmemesi yani atılan imzalara yapılan sadakatsizliktir. Ecevit kime bozuk? Ecevit ihanete uğradığı ya da aldatıldığını düşünüyor. Peki kime mi kızgın? Hayır kızdıklarının içinde sadece ANAP yoktur. ANAP zaten böyle bir tavır takınacağını üç aşağı beş yukarı hissettirmişti ve ona tavrını baştan koymuştu. Oysa mevcut oylama tablosu ANAP’ın dışından da firelerin olduğunu gösteriyor. Ecevit’e göre diğer ortak MHP’den de ANAP kadar olmasa da fire olmuştu. Keza ortak olmayan DYP’den de ciddi fireler vardı. Önceki gece DSP kurmayları, liderlerine MHP’nin Cumhurbaşkanlığı stratejisini dillendirdiler. İşte Başbakan dün Hindistan’a uçmadan önce ANAP’a ve ardından diğer ortağı MHP’ye mesajlar verdi ve de son ikazını yaptı. Demirel’le ne konuştu? Gelelim Ecevit’in dün sabah saatlerinde Cumhurbaşkanı Demirel’le ne konuştuğuna? Mevcut tabloya rağmen gelişmeleri pasif olarak izleyen Sayın Demirel’in bu tavrı doğrusu analize muhtaçtır. Demirel gibi deneyimli bir isim 253 oya karşın suskun kalıyor ve ikinci turu bekliyorsa bazı gelişmeler muhtemel demektir. Cumhurbaşkanı, önceki akşam Recai Kutan’la da konuştu ve de ne konuştukları meçhuldür. Bu sütunu izleyenler hatırlayacaklardır, çok değil 4 gün önce Fazilet’in ilk turda menfi tavır takınacağını ama ikinci turda olumlu oy vereceğini yazmıştık. Hayır bu bir tahmin ya da sezgi değil, bilgiydi ve FP’nin zirveleri ya da Balgat’ın mutemetlerinden birine dayanıyordu. Kuşkusuz Fazilet ikinci turda 69. madde bağlamında bazı taleplerini yineleyecek ve ısrarlı da olacaktır. Aslında bu, zorda olan FP’nin de hakkıdır. Hükümetin bu talebe takınacağı tavır ise şu an için muğlaktır. Ancak Başbakanın dün bu konudaki soruya verdiği cevapta da kapı tamamen kapatılmamıştır. Belki bugünlerde 69. maddenin “Partilerin devamı olma” kısmına itiraz eden malum çevreler ikna seanslarına alınacaklardır. MHP, ANAP rekabeti Bize sorarsanız 4 Nisan yani ikinci oylama gününe kadar köprünün altından daha çok sular akacaktır. Biz bazılarının aksine Ecevit’in mevcut tutumundan hareketle Demirel projesinin zora girmesine rağmen tamamen rafa kalkmadığını düşünüyoruz. Eğer kalkarsa, yukarıda değindiğimiz gibi koalisyonun dağılmasına kadar pek çok ihtimal siyasi gündemin malzemesi olacaktır. Peki Demirel formülü askıya alınırsa mı? O zaman MHP ile ANAP kapışacaktır. MHP Tunca Toskay, Sabahattin Çakmakoğlu ya da Sadi Somuncuoğlu’nu köşke göndermeye çabalarken, ANAP liderini itelemeye uğraşacak. Bu arada DSP belki İsmail Cem’i, DYP de yine belki seçilebilir diye Doğan Güreş’i sahaya sürebilir ama çekişme MHP ile ANAP arasında olacaktır. Sonuç ne mi olur? Ecevit’in burada ciddi tercih zorlukları olacak. Bir başka şey böyle bir rekabet de koalisyonun yine sonunu getirecek. MHP ile ANAP çatışır ya da çekişirse hükümet birliktelikleri tehlikeye girebilecektir. Başbakan’ın ısrarı Tabii bu tablodan da DYP yararlanmaya çalışacak ve bu parti koalisyona katılmaya çabalayacak. İyi de atılan imzalara rağmen iskat edilecek olan Demirel, bütün bunları sineye çeker mi? Sanmıyoruz. Demirel’i politikaya çekmek için bir dizi insan ve çevre aylardır zaten teyakkuzda. Dolayısı ile bunlar böyle bir tabloyu değerlendirecekler ve Baba’yı başlarına geçirip kendilerine katılacak olan mebuslarla DSP-MHP ikilisine alternatif partner olmaya çalışacaklar. Görüyorsunuz Demirel en dipte bir temel taşı. Onu yerinden çektiniz mi her şey alt-üst oluyor. Ecevit sanıyorum bütün bunları gördüğü için ısrarla istikrar ve Demirel demiştir. Önümüzdeki günler sıcak mı sıcak geçecek. Not: Yazımı noktaladığım saatte emekli olan önemli bir asker, inisiyatif değişmesinden ve İsmail Hakkı Karadayı’dan söz etti.. Kamuoyunun bilgisine...
Reklamı Geç
KAPAT