BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Yüzüm kızarıyor!

Yüzüm kızarıyor!

Futbol Federasyonu’nun “Avrupa Şampiyonası finallerine kaldıkları takdirde millilere vereceğini ilân ettiği primlere isyan eden” kim? Anlı şanlı Türk spor medyası!



Futbol Federasyonu’nun “Avrupa Şampiyonası finallerine kaldıkları takdirde millilere vereceğini ilân ettiği primlere isyan eden” kim? Anlı şanlı Türk spor medyası! Hatta “arkasına” zaman zaman “birkaç ekonomi yazarını da alan” spor medyası! “Vay efendim asgari ücretin 80 milyon lira olduğu, yüzbinlerce, milyonlarca işsizin kol gezdiği, onbinlerce depremzedenin çadırlarda yaşadığı bir ülkede 75 milyar lira prim ve en pahalı cip nasıl milli futbolculara verilirmiş? Dünya Şampiyonu olan Almanlar’ın futbolcularına verdiği ve bu defa da vaadettiği prim miktarı sadece birkaç onbin mark değil miymiş?” Günlerce ve haftalarca “bu yoksulluk edebiyatı yapıldı” ve hem federasyon, hem de futbolcular haksız yere “adeta hedef gösterildi!” Hatta ve hatta dendi ki: “Ey spordan sorumlu Devlet Bakanı, bu federasyon hakkında soruşturma açtır! Kimin parasını kime hovardaca dağıtıyor?” Bu “etkili” kampanya üzerine, “cip vereceğini açıklayan firma” sponsorluktan vazgeçti; “Kamuoyunu ve medyayı karşıma alamam” dedi! Yoğun kampanya üzerine federasyon da “Havuzdan dağıtılan 75’er milyarlık primin vergilerinin futbolcular tarafından ödenmesine” karar verdi! Zira, “Bu primlere vergi muafiyeti uygulanması için Maliye Bakanlığı’na yapılan müracaat” da spor ve ekonomi medyası tarafından “yoğun tepki ile karşılanmıştı!” Daha “bu yazıların, bu manşetlerin, bu haberlerin mürekkebi kurumadan” bu defa “aynı medya” hava değiştirdi! “Neden söz verildiği halde cipler verilmiyor?” “Neden primlerin vergileri futbolcular tarafından ödeniyor?” “Neden pahalı cipler yerine ucuz markalar tercih ediliyor?” Hem “kamuoyu”, hem “futbolcular”, hem “teknik heyet”, bu yorumlar, bu haberler ve manşetlerle “tahrik ve isyana teşvik edilmeye” başlandı. Üç kelime ile “iki yüzlülük ve çirkinlik!” Maalesef “milli futbolcularımız ve teknik heyetimiz” de bu “çirkin tahriklere kapılarak” medyaya malzeme oldu ve “Federasyon aleyhine kampanyada kullanıldı!” Eğer “bu çirkin oyun” bir Avrupa ülkesinde oynanmaya kalkışılsa, “Federasyon böyle bir oyunda kullanılmaya soyunan futbolcuları da, teknik ve idari sorumluları da çoktan milli görevden affederdi!” Ama “maalesef bizde” iş “uzlaşmanın da ötesinde, üst üste verilen tavizlerle” örtbas edilmeye çalışılıyor! Bence, “bu taviz” bugüne kadar yazılıp çizilen ve “tekzip de edilmeyen” bir başka “acaip tavizden” daha da tehlikeli! Evet, “Alaattin Çakıcı’nın gazabından kurtulmak için Eyüp Sultan’da kesilen 40 kurban” tavizinden de daha tehlikeli! Onda “can korkusu” vardı, bunda ise “koltuk!” “Milli bir davada” medyanın “art niyetli tahriki ile” yapılmaya başlanan “çirkin bir menfaat pazarlığının ve tehdidinin” yarınlarda nerelere kadar uzanacağını tahmin güç! Çok kötü bir örnek bu!. Avrupa Kupası finallerinde atılacak “birkaç gol” ya da alınacak “birkaç puan” için böylesine “çirkin bir pazarlıkta taviz vermek” Türk Futbol Federasyonu’na hiç yakışmıyor! Hele hele “bir kısım spor medyasının kötü, art niyetli hem de iki yüzlü tahrik ve tehditlerine boyun eğmek” hiç ama hiç yakışmıyor! Ne var ki, “defolu” bir federasyon “bugünü kurtarmak uğruna” her türlü tavizi veriyor! Ne diyelim; “Yazıklar olsun! Federasyona da, futbolculara da, teknik ve idari kadroya da, medyaya da!.”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT