BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Çaresizce süzdü genç kızı...

Çaresizce süzdü genç kızı...

İclal yeni uyanmıştı. Yüzünü yıkamış, okula gitmek için hazırlanıyordu. Telefonun sesiyle meraklanarak başını odasından dışarıya uzatıp sabahın bu saatinde kimin aradığını merak ederek baktı telefonu açan annesine.



İclal yeni uyanmıştı. Yüzünü yıkamış, okula gitmek için hazırlanıyordu. Telefonun sesiyle meraklanarak başını odasından dışarıya uzatıp sabahın bu saatinde kimin aradığını merak ederek baktı telefonu açan annesine. Muazzez hanım şaşkın bir şekilde ahizeyi kendisine uzatınca bir şeyler olduğunu anlamıştı. Hele Füsun hemen kendisine Oktay’ı sorunca iyice telaşlanmış, oraya gelmesi istenince de hiç düşünmeden: - Hemen, hemen geliyorum... diyerek ok gibi fırlamıştı. Muazzez hanımın şaşkın bakışları arasında yıldırım gibi giyindi. Bir yandan da konuşmasını anlatıyordu: - Oktay... Oktay’ın başına bir şey gelmiş herhalde. Onu arıyorlar. Gelmemi istediler. Gidip bakayım anne, bir şey oldu herhalde... Fazla oyalanmadan fırladı evden. Yoldan geçen bir taksiye işaret edip adresi verdi. On dakika bile sürmedi yol. Koşar adımlarla girdi bahçeden. Kapıyı Füsun açtı. - Ne oldu Füsun abla, hayırdır? - Gel İclal... Çok kötü şeyler oldu. İçeride doktor bey de hanımı da perişan... Genç kız koşarak daldı odaya. Şaşkın ve endişeli bakışlarla süzdü bitkin bir halde oturan insanları. Perihan hanım ağlıyor, Doğan bey taş gibi kımıldamadan, gözlerini yere dikmiş öylece oturuyordu. Heyecanına engel olamayarak bağırdı: - Ne oldu? Oktay nerede? Füsun onu sakinleştirmeye çalıştı. Önce oturmasını söyledi. Sonra basit bir şekilde fazla detaya girmeden anlattı meseleyi. Oktay’ın çekip gittiğini, bütün gece gelmediğini, nerede olduğunu bilmediklerini söyledi. Merak içindeydiler. İclal sanki şok geçiriyor gibiydi. Bir Doğan beye, bir Perihan hanıma bakıyor, şaşkınlığını yenip meseleyi anlamaya çalışıyordu. - Yani şimdi... Hay Allah! İyi de nereye gitti bu çocuk? Füsun iki elini yana açtı, dudak bükerek. - Bir bilsek! Biz de bilmiyoruz ki... diye mırıldandı. İclal çabuk toparlanmıştı. Şefkatle ağlayan yaşlı kadına yaklaştı, koltuğun yanına diz çöküp onun titreyen ellerini avuçlarının arasına aldı: - Üzmeyin bu kadar kendinizi. Sizin bir suçunuz yok ki. Suçlu yok zaten ortada. Bir tek suçlu var, o da cezasını bulmuş işte... Bu, zaman isteyen bir mesele. Eminim her şey hallolacak. Önce Oktay’ı bulmalıyız. Ona da hak vermemek elde değil. Kim bilir ne kadar sarsıldı. Ben kendimi onun yerine koyuyorum da... Belki çok daha sert tepkilerim olurdu. Bir anda düşünemez insan. Yılların hepsini bir arada sorgulamaya kalkar. Perihan hanım minnetle baktı genç kıza. Fısıldar gibi konuştu: - Seninle evlenmek istiyordu kızım. Dün sabah açıkladı bize bunu. Sevindik. Kutlamaya gidecektik bu kararı. Çok seviyordu seni... Oysa şimdi nerede olduğunu bile bilmiyorum. Bana tekrar anne diyecek mi onu bile bilmiyorum. Bizi suçladı hep. Sevgiyle okşadı onun ellerini genç kız: - Üzülmeyin, bunlar ilk anda verilen tepkiler. Eminim etraflıca ve sakin bir şekilde düşününce ne kadar yanlış davrandığını anlayacaktır. Oktay’ı benden iyi tanırsınız. O mantıklı bir insandır. Aklını gayet iyi kullanır. Biraz duygusal sadece. Bu da normal değil mi? Yerinden kalkıp Doğan beyin yanına gitti: - Sizin kendinizi toparlamanız lazım. Bu ailenin reisi sizsiniz ve Oktay’ın babasısınız. Bana yardım edin, nerelere gidebileceğini tahmin etmeye çalışalım. Doğan bey yavaşça kaldırdı başını. Çaresizce süzdü genç kızı. Acınacak bir sesle mırıldandı. - Ben... Ben hiçbir şey düşünemiyorum ki kızım... İclal gülümseyerek eğdi kafasını: - O halde bu iş bana düşüyor. Ben şimdi gidip onu arayacağım, bulmadan da gelmeyeceğim. Sizi arar, bilgi veririm. DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 89898
    % 0.37
  • 4.8232
    % -0.22
  • 5.6284
    % -0.33
  • 6.3815
    % -0.47
  • 192.903
    % -0.91
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT