BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ermeni iddialarının iflası

Ermeni iddialarının iflası

-Hillary Clinton’ın son açıklamalarından da anlaşılıyor ki ABD, Ermeni soykırımı iddialarının asılsız olduğu kesin kanaatinde.



-Hillary Clinton’ın son açıklamalarından da anlaşılıyor ki ABD, Ermeni soykırımı iddialarının asılsız olduğu kesin kanaatinde. -San Francisco’daki 9’uncu Temyiz Mahkemesi, 1915 olaylarında ölen Ermenilerin mirasçılarının, kendilerine ödeme yapılması için sigorta şirketlerine dava açamayacağına hükmetti. (24 Şubat 2012) -Fransız aydınlar, Ermeni iddialarına soykırım denilmesine şiddetle karşı çıktı. -Utanç yasasını, anayasa mahkemesine götürerek iptal ettirmeyi başardılar. -Sarkozy ile birlikte Ermeni iddiaları da iflas etti. Sebebi gâyet açık: -Yalan üzerine bina edilen yasayı, hukuk, bünyesinden atar. -Tekrar çıkarsanız da netice değişmez. 1915-20 olaylarını soykırım olarak dikte ettirmeniz mümkün değil. -Havanda su döversiniz. BM SOYKIRIM TAKVİMİ -Bugüne kadar Birleşmiş Milletler hangi soykırımları tescil etti? -İşte size tarihçesi: 22 Temmuz 1941’de Nazi Almanya’sı, Sovyetler Birliği’ni istila etti. Alman kuvvetleri doğuya doğru ilerlerken SS, polis ve askerî personel halka zulmetti. İngiliz Başbakanı Winston Churchill, Ağustos 1941’de, “Adı konulmamış bir suça şâhit oluyoruz” dedi. O yıl, mülteci olarak ABD’ye gelen Polonyalı Yahudi Raphael Lemkin, Churchill’in sözlerine cevap olarak “genocide” (soykırım) kavramını ortaya attı. 20 Kasım 1945 -1 Ekim 1946 tarihleri arasında, Nuremberg’deki Uluslararası Askerî Mahkeme, önde gelen Nazi liderlerinden 22’sini, savaş ve insanlık suçları iddiasıyla yargıladı. Uluslararası mahkeme, ilk defa, ülke liderlerini adaletin önüne getirecek savaş sonrası mekanizma olarak kullanıldı. “Genocide” hukukî olarak değil, tanımlayıcı bir ifade olarak bu iddianamede yer aldı. Raphael Lemkin, “genocide” kavramını Birleşmiş Milletler’e getirdi. 8 Aralık 1948’de, nihai metin oy birliğiyle kabul edildi. BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, 20 ülkenin onaylamasının ardından,12 Ocak 1951’de yürürlüğe girdi. Bosna’da, II. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’nın en kanlı katliamları yapıldı (1992-95). Küçük bir kasaba olan Srebrenitsa’da, 7 bin 800 Bosnalı yetişkin erkek ve çocuk Sırp câniler tarafından katledildi. BM Güvenlik Konseyi, Lahey’de, Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY) kurulmasını öngören, karar 827’yi yayınladı. ICTY, Nuremberg’den bu yana kurulan ilk uluslararası ceza mahkemesiydi. ICTY’nin karar yetkisi; Eski Yugoslavya topraklarında, 1949 Cenevre Sözleşmesi’nin ağır ihlâlleri, savaş kanunları ya da geleneklerinin ihlâli, soykırım ve insanlığa karşı işlenen suçları kapsıyordu. İLK MAHKÛM RUANDA’DA 1994 Nisan’ından Temmuz’a kadar, çoğunluğu Tutsi, 800 bin insan Ruanda’da öldürüldü. Ekim’de, BM Güvenlik Konseyi, ICTY’nin kapsamını genişleterek Ruanda için Tanzanya Arusha’da, Uluslararası Ruanda Ceza Mahkemesi (ICTR)’ni kurdu. Taba kasabasının belediye başkanı iken iştirak ettiği katliamdan dolayı, Jean-Paul Akayesu hakkında ICTR; 2 Eylül 1998’de, dünya tarihinde ilk defa soykırım suçu sebebiyle mahkûmiyet kararı verdi. -Demek ki ne oluyor? -Soykırım cezası, uluslararası mahkemelerde işte böyle kılı kırk yararak veriliyor. -Parlamentolarda yaygara koparmakla değil! -Ermeniler kendilerinden emin olsa, politikacı avına çıkmak yerine uluslararası mahkemelere şikâyete gider. Fakat, hâkimden şöyle bir azar işitme korkusuyla gidemiyorlar: -Çık dışarı! Ne cüretle böyle saçma bir davayla karşıma geliyorsun?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT