BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 28 Şubat’ı sorgulamadaki isteksizlik

28 Şubat’ı sorgulamadaki isteksizlik

Bana öyle geliyor ki 28 Şubat sürecinin tam anlamıyla sorgulanmasını istemeyenlerin sayısı bayağı fazla. 28 Şubat müdahalesini açıktan destekleyen, hatta teşvik eden sivil grupların, bazı sivil toplum kuruluşlarının, bazı medya organlarının ve bir kısım anlı-şanlı yazar çizerin o gün yaptıklarından utanç duyduğu için bir kısmının da adalete hesap vermekten korktuğu için bu sorgulamayı engellemeye, unutturmaya çalışmalarını anlayabiliyorum.



Bana öyle geliyor ki 28 Şubat sürecinin tam anlamıyla sorgulanmasını istemeyenlerin sayısı bayağı fazla. 28 Şubat müdahalesini açıktan destekleyen, hatta teşvik eden sivil grupların, bazı sivil toplum kuruluşlarının, bazı medya organlarının ve bir kısım anlı-şanlı yazar çizerin o gün yaptıklarından utanç duyduğu için bir kısmının da adalete hesap vermekten korktuğu için bu sorgulamayı engellemeye, unutturmaya çalışmalarını anlayabiliyorum. Ama Ergenekon’un, Balyoz’un, andıçların ve hatta 12 Eylül darbesinin sorgulanması için can siperane gayret gösteren bazı çevrelerin 28 Şubat’ın sorgulanması için aynı kararlılıkta çaba sarf etmediklerini, bu konuda gönülsüz davrandıklarını görüyorum ve bu durumu anlayamıyorum. Eğer hukuk sistemimiz, sondan başlayarak demokrasimize karşı işlenen suçları sorgulamak gibi bir misyon yüklenmiş ise ve bu konuda siyasi otorite siyasi iradesini tam olarak bu gayretin arkasına koymuş ise 2002-2009 yıllarında yaşanan antidemokratik müdahalelerin soruşturulmasından hemen sonra 28 Şubat süreci ele alınmalıydı. Öyle olmadı, 28 Şubat pas geçilerek 12 Eylül darbesine el atıldı. Ancak 28 Şubat’ın sorgulanması konusunda oluşan toplumsal baskı ve talep nedeniyle yargı meseleye yeni yeni el attı. Belki yanılıyorumdur ama yargının da Ergenekon-Balyoz gibi süreçleri sorgulamada gösterdiği hevesi 28 Şubat’ı sorgulamakta yeterince göstermediğine, isteksiz davrandığına inanıyorum. Bende oluşan algı bu. Ancak unutmayalım ki Balyoz gibi, Andıç ve İrtica Eylem Planı gibi süreçlerin temeli 28 Şubat’ta atılmıştır. 28 Şubat sürecini tam olarak sorgulamayan Türkiye bağırsaklarını temizlediğini söyleyemez. 28 Şubat’ın bugüne yansımalarını yeni bir Anayasa ile sonlandırabilirsiniz. Ama 28 Şubat mantığını sonlandıramazsınız. O mantığı sonlandırmak için o süreci sorgulamanız, o süreçte olup biten karanlıkta kalan her şeyi kamuoyunun gözünün önüne sermeniz ve o ateşe odun taşıyanlara hukuk içinde hesap sormanız gerekiyor. 28 Şubat süreci sorgulanmadan, bu ülkedeki bazı anlı-şanlı sivillerin, toplumda haksız saygınlık kazanmış bazı siyasetçilerin, iş adamlarının ve gazetecilerin aslında bazı generallerden daha fazla demokrasi düşmanı olduğunu göremezsiniz. Bunların çıkarları söz konusu olunca neleri feda edebileceklerini anlayamazsınız. Hep iddia ediyorum, 28 Şubat müdahalesi sadece o günkü iktidar partisine karşı yapılmış bir girişimle sınırlı değildir. 28 Şubat bin yıl sürmesi hedeflenen millete, milletin inancına, değerlerine ve yaşam biçimine karşı uygulamaya konulmuş bir projedir. Yeni bir insan modeli, yeni bir din ve yeni bir hayat tarzı hedeflenmiştir. Bu projeden milyonlarca insan zarar görmüştür. Çok çileler çekilmiş, çok gözyaşı dökülmüştür. Bu nedenle bu millet bu işin takipçisi olmalı ve bu sürecin en ince ayrıntısına kadar sorgulanması için talebini canlı tutmalıdır. Bu sorgulama bir rövanş alma duygusu ile istenmemeli. O zaman o günlerde her türlü haksızlığı yapanlarla aynı seviyeye düşersiniz. Bu süreç hukuk içinde kalınarak, evrensel hukukun ilkelerinden taviz verilmeden sorgulanmalıdır. Bu millet de bunun takipçisi olmalıdır. Yoksa benzer süreçleri tekrar yaşarız.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT