BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Anadolu volkanları bir gün uyanır mı?

Anadolu volkanları bir gün uyanır mı?

Yerkabuğunun altındaki magmanın ve volkanik gazların yüzeye ulaştığı bacalar olan yanardağlar, tarih boyunca deprem ve tsunami ile birlikte en tehlikeli doğal afetlerin başında gelmiştir. Yüzlerce yıl uykuda olan yanardağlar da ansızın faaliyete geçebilmektedir!



Avrupa’nın en etkin volkanı Etna, Sicilya’daki Messina ve Catania kentlerinin yakınında bulunuyor. Sevgili okurlar, Fransız yazar Jules Verne’nin “Dünyanın Merkezine Seyahat” adlı bilim kurgu romanı günümüz teknolojisiyle dahi mümkün olamayacak bir fanteziden öteye geçemiyor. Çünkü yerkabuğunun 200 kilometre derinliğinde sıcaklık 1500 derece santigrad ve oradaki madenlerin çoğunluğu erimiş halde bulunuyor. Bu akışkan maddeler “magma” halinde yüksek basınçla yeryüzüne ulaşıyor. Volkan ağızlarından püsküren magmaya “lav”, püskürme işlemine ise “erupsiyon” adı veriliyor. DEPREM VOLKAN İLİŞKİSİ Yeryüzünün üst kısmı ortalama 70-80 km kalınlıkta soğuk ve katı bir dış kabuk ile çevrilmiştir. Bu kabuğa Taşküre ismi verilmiştir. Bunun altında Üst ve Alt Manto bölümleri bulunur. 2900 kilometre altta ise, üst bölümü sıvı haldeki demir ve nikel karışımı eriyik metalden oluşan Üst Çekirdek Tabakası, en altta ise çok yüksek basınç altında ve 6 bin santigrad derece sıcaklıkta bulunan Katı Çekirdek vardır. Gezegenimizin iç bölümleri her zaman çok aktiftir. Bu aşırı hareketlerin sonucunda dünyanın birçok yöresinde volkanlar faaliyete geçmekte ve depremler oluşabilmektedir. Dünyamızda 1500’e yakın aktif yanardağ bulunmaktadır. Her yıl, çoğu hafif derecede hissedilen bir milyona yakın deprem oluşmaktadır. Sadece Japonya’da 70 aktif volkan vardır. Derinliklerdeki ana hareketler Üst ve Alt Manto bölümlerindeki plakaların birbirini itmesinden meydana gelmektedir. Volkanizma sonucu yüzeye çıkan sıvı madde lavların yanında, çeşitli gazlar ve toz , kül ve taş parçaları (Lapilli) gibi katı maddeler de bulunur. Bunlara PİROKLASTİK AKINTI adı verilmiştir. 800 santigrad dereceye varan sıcaklık ve saatte 500 km’ye varan süratle korkunç kara bulutlar halinde dağın yamaçlarına inerek canlı, cansız her şeyi kaplayarak yok eder. Volkanik patlamalarda bazı volkanların tepe kısmı uçarak çok büyük çanaklar oluşur. Bu çanaklara ise Kaldera deniyor. TARİHTEKİ PÜSKÜRMELER Milattan sonra 79 yılında İtalya’nın güneyinde Napoli Şehri yakınlarında bulunan POMPEİ ve HERKÜLANYUM şehirleri, Vezüv Yanardağı’nın faaliyete geçmesiyle yeryüzünden silindi. O tarihlerde çok önemi bulunan Pompei şehri 7 metre toz, kül, küçük ve büyük kaya parçaları ile tamamen örtüldü. Binlerce insan beklemedikleri anda piroklastik akıntı bulutlarının altında kalarak öldüler. Bugün Pompei Müzesinde gün ışığına çıkarılmış şehri ve taşlaşmış canlıların kalıntılarını izlemek mümkün. Herkülanyum ise kızgın lav ve şiddetli yağışla gelen çamurla kaplanmıştı. Günümüzde Avrupa kıtasında en aktif üç volkan bulunuyor. Hepsi İtalya’da olan bu yanardağlar; Sicilya’nın kuzeyinde aynı isimdeki adanın üzerinde Stromboli Volkanı, Sicilyada’ki Etna ve Güney İtalya’daki Vezüv yanardağlarıdır. Bir diğer aktif yanardağ İzlanda’daki Eyyafyallayöküll volkanıdır. BİZİMKİLER ŞİMDİLİK UYUYOR Türkiyemize gelince; günümüzden 9500 yıl önce Aksaray ve Niğde sınırları içinde bulunan Hasandağı faaliyete geçerek 135 kilometre mesafedeki ÇATALHÖYÜK yerleşkesini etkilemişti. Bu püskürme ile ilgili taş resimleri günümüze ulaşmıştır. Erciyes Yanardağı’nda 1200’lü yıllarda aktivite görülmüş, Nemrut Dağı (Bitlis) ise son olarak 1441 yılında patlamıştır. Ancak şu hususu da belirtmek gerekir ki, yüzlerce yıl uykuda olan yanardağlar da ansızın faaliyete geçebilmektedir! Volkanlar üç kategoride sınıflanmaktadır: 1- Aktif Volkanlar (yüzyıl içinde püskürme gerçekleşenler) 2- Uyuyan Volkanlar (azami 1000 yıllık periyotlar içinde püskürenler) 3- Sönmüş Volkanlar (son 1000 yılda püskürme olmayanlar) 90 BİN KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ Filipinler’deki Pinatubo Volkanı 1991 yılında, 600 yıl sonra tekrar faaliyete geçerek, büyük miktarda (7 km/küp) piroklastik akıntıyla gökyüzünü kaplayarak günlerce güneş ışınlarını karartmış, şiddetli yağmurlarla birlikte her taraf kalın bir kül ve çamur tabakasıyla örtülmüştü. Can kaybı binleri bulmuş, 400.000 kişi de evsiz kalmıştı. Pinatubo püskürmesi geçici iklim değişikliğine de sebep olmuş, güneşin etkisi azaldığından hava sıcaklığı birkaç derece düşmüştü. Tarihteki en büyük can kaybı ise 1815’te Endonezya’daki Tambora Volkanı’nın püskürmesiyle meydana gelmişti. 90.000 insanın hayatını kaybettiği felakette, 80 kilometreküp volkan külü uzun mesafeleri kaplayarak yıllarca sıcaklıklarda düşüşe sebep olmuştu. Gene Endonezya’da 1883’de Krakatau adasında aynı isimdeki yanardağ faaliyete geçmiş, 30 metreye varan tsunami dalgaları yakında bulunan Sumatra ve Java adalarındaki birçok köyü sular altında bırakarak 36.000 kişinin hayatını kaybetmesine yol açmıştı. Tarihteki en yüksek tsunami dalgaları ise 1971’de 85 metre ile Japonya’daki Ishigaki adasında ölçülmüştür. AFETLERE KARŞI TEDBİR Değerli okurlar, görüldüğü gibi dünyamız içten ve dıştan devamlı yüksek bir enerji üretimiyle faaliyetini sürdürmektedir. Doğal afetler pek tabii bizim irademizin dışında oluşmaktadır. Çoğu kez bu olaylar karşısında insanoğlu aciz kalmakta ve yaşam mücadelesi vermektedir. Ülkemizde yanardağ faaliyetleri yoktur, ancak gene bir yer altı aktivitesi olan depremler hepimizi derinden yaralamaktadır. Gerekli tedbirleri zamanında alarak bu tür afetlerin üstesinden gelebiliriz. Hepinize sağlıklı ve mutlu güzel günler diliyorum, sevgiyle kalın. JET HIZINDA 85 METRE TSUNAMİLER Dev Tsunami dalgaları okyanuslarda bir jet uçağı hızına, saatte 800 km sürate ulaşabilmekte ve insanlara yüksek yerlere kaçacak zaman bırakmamaktadır. Tarihteki en yüksek tsunami dalgaları 1971’de 85 metre ile Japonya’daki Ishigaki adasında ölçülmüştür. Yeryüzüne fışkıran kızgın lavlar, önlerine çıkan her şeyi eritip yok ediyor. Eski duvar resimlerinde Anadolu’nun önemli yerleşkelerinden Çatalhöyük’e yakın Hasandağı’nın aktifliği böyle tasvir edilmiş. Naylon torbaları ne yapmalı? Avrupa Komisyonu önümüzdeki haftalarda Avrupa’da kullanılan naylon torba miktarının azaltılması için düğmeye basıyor. Bu konuda düzenlenen yoklamaya katılan 15 bin kişinin çoğunluğu naylon torba kullanımının yasaklanmasını istediklerini bildirdi. Avrupa’da her yıl 4 milyarı aşkın naylon torba çöpe atılıyor. Geçen yıl İtalya geri dönüşümü mümkün olmayan naylon torbaları yasaklayan ilk Avrupa ülkesi oldu. Çin, Güney Afrika, Kenya, Uganda, Tayvan ve Bangladeş çok ince naylon torbaları kullanırken; Ruanda, Somali ve Tanzanya ise kullanımı tamamen yasakladı. Birleşik Arap Emirlikleri de geri dönüşümü mümkün olmayan torbaları kaldırıyor. Doğa harikası Kayı Gölü keşfedilmeyi bekliyor Kapadokya’nın göller bölgesi Aksaray’ın Gülağaç ilçesindeki göllerden Kayı Gölü, yüzeyindeki su mercimekleriyle ziyaretçilerini kendisine hayran bırakıyor. Gülağaç’a bağlı Gülpınar Belediye Başkanı Nizamettin Uğur, “Bakı Gölü’nün üzerinde Kayı, Çipirgen ve Gölaltı gölleri bulunuyor. Kaynaklardan çıkan sularla bu göller yıl boyunca canlı kalırken, önemli bir doğal yaşama ev sahipliği yapıyorlar” dedi. Kaz, ördek, kuğu, balıkçıl ve sakarmeke kuşlarına ev sahipliği yapan sazlıklarla kaplı Kayı Gölü’nde, sazan ve kadife balığı ile ıstakoz da bulunuyor. Dünyada ormanlık alanlar azalırken Türkiye’de artıyor Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “Dünyada ormanlık alanlar azalırken Türkiye’de artıyor. 2004’te 21.1 milyon hektarken, şu anda 21.6 milyon hektar. İnşallah 2015 sonunda 22 milyon hektara ulaşırız” dedi. Erzurum’da konuşan Eroğlu, Türkiye’nin %?27.7’sinin orman alanı olduğuna dikkati çekerek, “Bunun % 48’i bozuk ormanlardan oluşuyor. Buraları ağaçlandırıyoruz. Ormanlara çok iyi bakıyoruz. Trakya kadar ağaçlandırma yapacağız” dedi. YEŞİL PLATFORM 81 İl’de 81 Orman bu yıl tamamlanıyor > Hamiyet Türker / İSTANBUL Ülkenin en büyük kurumsal ağaçlandırma çalışmalarından biri olan “81 İl’de 81 Orman” projesi 2012 yılındaki dikimlerin ardından tamamlanıyor; fidanların bakımına ise 5 yıl süreyle devam edilecek. Türkiye İş Bankası’nın 2008 yılında TEMA Vakfı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı iş birliğinde başlattığı, ülkenin en büyük kurumsal ağaçlandırma çalışmalarından biri olan “81 İl’de 81 Orman” projesi ile bugüne kadar 65 ilde 1 milyon 700 bin fidan dikildi. Bu yıl kalan 16 il’e de ulaşılarak 81 il hedefine varılacak ve projenin sonunda 3 bin futbol sahası büyüklüğünde orman doğaya kazandırılacak. Bağcılar’da çevreye kadın eli değiyor > Bağcılar Belediyesi İstanbul’un en büyük ilçelerinden olan Bağcılar’da belediye, daha temiz bir ilçe için kadınlardan oluşan “Gönüllü Çevre Birlikleri” kuruyor. Çevre gönüllüler, sorumlu oldukları sokağın kirletilmemesi için çalışacak. Böylece ilçenin dört bir yanı temizlenmiş olacak. Barbaros Mahallesi gönüllüleri ile gerçekleştirilen toplantıda kadınlara hitaben konuşan Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, “Her yıl evsel atıklar dışında çevreye rastgele atılan çöplerin temizlenmesi için 7 milyon TL harcıyoruz. Bu para ile her yıl ilçemize iki tane okul yaptırırız. Bunu birlikte başaracağız. Desteğinizi bekliyoruz” dedi. Yeni bisiklet yolları yapılacak > Bisikletliler Derneği Başkanı Murat Suyabatmaz Bisikletin yaşam biçimi haline gelmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, kolları sıvadı. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi küresel ısınmayı durdurmak ve hayat standardını yükseltmek için harekete geçen Bakanlık, ilk etapta bisiklet yollarının yapılması için hazırlanan projelere destek sağlayacak. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, ulaşım odaklı, güvenli bisiklet yollarının yapılması için hazırlanan uygun projelere her türlü desteği vereceklerini açıkladı. Türkiye’de her yıl 1 milyon bisiklet satılırken, toplamda 30 milyon bisiklet bulunmakta ve kullanıcı sayısı ise yaklaşık 40 milyona ulaşmaktadır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT