BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kibir hastalığı!..

Kibir hastalığı!..

Kibir manevi kalp hastalıklarındandır. Kendini başkalarından üstün görmektir. Bundan da sevinç duymaktır... Kibirli, başkalarını kendinden aşağı görür...



Kibir çok tehlikeli bir hastalıktır. Kibirlenen de hastadır. Allahü teala ile ortaklık davasına kalkmaktır. Çünkü kibriya ve azamet O’na mahsustur. Kibir manevi kalp hastalıklarındandır. Kendini başkalarından üstün görmektir. Bundan da sevinç duymaktır. Kibirli insan, başkalarını kendinden aşağı görür. Onlara hizmetçi gözüyle bakar. Hatta kendine hizmet edenleri beğenmeyip, “Sen bana hizmet etmeye layık değilsin” der... DOĞRUYU KABUL ETMEMEK Peygamberimize (aleyhisselam) “Kibir nedir?” diye sordular. Resulullah Efendimiz; “Doğruyu kabul etmemek ve insanlara hakaret gözüyle bakmaktır” buyurdu. Kibirli olmanın birçok sebebi vardır. Bunların birincisi ilim sahibi olmaktır. İlim çok kıymetli bir şeydir. Bunun için, ilim sahibi kendisini üstün ve şerefli sanır. Gerçek ilim insana aczini, kusurunu bildirendir. Rabbinin büyüklüğünü öğretendir. Yaratanına karşı korkusunu ve mahluklara karşı alçak gönüllülüğünü artırmayan ilimden sahibine hiçbir hayır gelmez. Kul haklarına önem veren ilmi öğrenmek ve öğretmek farzdır. İlmin kıymetli ve şerefli olması, salih, iyi niyete bağlıdır. Bunun için ilmi, cahillikten ve nefsinin kötü isteklerinden kurtulmak için öğrenmek lazımdır... Ayrıca ilim, amel etmek ve başkalarına öğretmek ve bunları ihlas ile yapmak için öğrenilir. İLİM, AMEL VE İHLAS Amel ve ihlas ile olmayan ilim zararlıdır. Makam, mevki, şan-şöhret için, dünyalık ele geçirmek için ilim öğrenmemelidir. Dini dünya kazancına alet edenler din hırsızlarıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Âlimlerin kötüsü, insanların en kötüsüdür.” Çünkü âlimler, bilerek günah işlemektedir. Bir başka hadis-i şerifte; “Kıyamet günü azapların en şiddetlisi, ilmi kendisine faydalı olmayan din adamınadır” buyurulmuştur... Babaları, dedeleri ile övünmek ve kibirlenmek ahmaklık alâmetidir. Kabil, Âdem aleyhisselamın oğlu idi. Ken’an da Nuh aleyhisselamın oğlu idi. Babalarının Peygamber olması bunları küfürden kurtaramadı. Babası ile övüneni şuna benzetmişlerdir: Bir adam mikroplardan sakınmaz, soğuktan çekinmez sonra da der ki: Bana bir şey olmaz. Çünkü benim babam doktordur, der... İnsanların çoğu güzellikleri ile övünürler. Halbuki güzellik insanda kalıcı değildir. Çabuk gider. Emanet olan bir şeyle kibirlenmek ahmaklıktır... Genç ve kuvvetli olmak da insanı kibirlendirmemelidir. Hayvanların güç ve kuvvetleri, insanlardan kat kat fazladır. Her zaman güçlü kalacağını hasta olmayacağını kim bilebilir? Böyle geçici olan ve hayvanlarla ortaklaşa bulunan şeylerle kibirlenmek akla uygun değildir... Mal ile, evlat ile, makam ve mevki ile kibirlenmek de insana hiç yakışmaz. Bunlar kendinde bulunan üstünlükler değildir. Gelip geçen, kendinde kalmayan şeylerdir. ÇOK KİMSE FARKINDA DEĞİL! Çok kimse, kibirli olduğunun farkında değildir. Bunun için, kibrin alametlerini bilmek lazımdır. Bunlar bilinmezse, bu kötü huydan kurtulmak mümkün olmaz. Fakirlerin davetine gitmeyip zenginlerinkine gitmek de kibirlenmektir. Doğru sözü kabul etmemek, münakaşa etmek, kusurunu kabahatini bildirene teşekkür etmemek kibir olur. Tevazu sahibi olabilmek için, insanın dünyaya nereden geldiğini, nereye gideceğini düşünmesi kâfidir. Neden yaratıldığını herkes bilir. Akıbetinin de kokmuş bir leş olacağını, böceklere yem olacağını bilen insan hiç kibirlenebilir mi?..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT