BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ABD’nin en zor seçimi

ABD’nin en zor seçimi

ABD’nin izlediği politikalar dünyanın her yerinde sonuç doğurduğundan, dört yıldır başkanlık yapan Obama’nın ikinci dönem için koltuğunda kalmaya devam edip etmeyeceği bütün dünyada merak ediliyor.



KIRAN KIRANA REKABET YAŞANACAK Adayların birbirlerine üstünlük sağlayabilmeleri için ince hesaplar yapmaları gerekiyor. Obama ve rakibi Romney, destek için yüz milyonlarca dolarlık bir kampanya maliyetini karşılamak mecburiyetinde... Söz konusu hâlâ tek süper güç olma vasfını devam ettiren Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olunca, 6 Kasım 2012’de yapılacak başkanlık seçimi ister istemez bütün dünyayı ilgilendiriyor. ABD’nin izlediği ekonomik, siyasi ve askerî politikalar dünyanın her yerinde sonuç doğurduğundan, dört yıldır başkanlık yapan Barack Hüseyin Obama’nın ikinci dönem için koltuğunda kalmaya devam edip etmeyeceği sadece Washington’da değil, bütün başkentlerde merak ediliyor. Obama’nın karşısına Cumhuriyetçi Parti adayı olarak çıkan Mitt Romney’in kim olduğu, politikalarının ana başlıkları, kadrolarının kimlerden oluştuğu, Bush dönemine damgasını vuran “Yeni Muhafazakârlar”la ilişkilerinin düzeyi gibi bilgilerin peşine düşen birçok diplomat, Romney’in kazanma ihtimaline karşı kendi ülkelerinin gerekli tutum değişikliklerini yapmasını sağlayacak raporlar hazırlıyorlar. ABD Başkanı Barack Hüseyin Obama, fırsat buldukça seçim için düzenlenen kampanyalara katılıyor. Obama’nın karşısına Cumhuriyetçi Parti adayı olarak çıkan Mitt Romney, hemen her gün ayrı bir kampanya düzenleyerek seçmenlerin oylarını kendine çekmeye çalışıyor. SENATO YENİLENECEK 6 Kasım tarihinde sadece başkanlık seçimi yapılmayacak. ABD yasama organı olan Kongre’yi oluşturan Temsilciler Meclisi ve Senato’da da üyeler yenilenecek. Temsilciler Meclisi’ndeki koltukların tamamı, Senato’dakilerin ise üçte biri için seçim yapılacak. Ayrıca 11 eyalette valilik, çok sayıda kentte belediye başkanlığı seçimi var. Amerikalılar bunların dışında eyaletlerindeki çeşitli makamlar için de oy verecek. Eyalet devlet sekreteri, eyalet muhasibi, eyalet başsavcısı, eyalet mali denetçisi, eyalet mahkemelerinin üyeleri, başkanlık seçimi ile aynı gün yapılacak seçimde belirlenecek. PORTO RİKO’DA REFERANDUM Son olarak 1898’den beri ABD topraklarının bir parçası olan ama eyalet statüsü bulunmayan Porto Riko’da çok önemli bir referandum yapılacak. Porto Rikolulara, bağımsızlık isteyip istemedikleri sorulacak. Daha önce 1967, 1993 ve 1998’de yapılan referandumlarda Porto Rikolular ABD’nin tüzel kişiliği olmayan, “dolaylı sömürgesi” kalmayı tercih etmişlerdi. Belki de 6 Kasım’da hem ABD başkanının değişmesine hem de yeni bir devletin bağımsızlığını kazanmasına şahitlik edeceğiz. OY VERME İŞLEMİ SALI GÜNÜ ABD’de başkan seçimi dört yılda bir kasım ayında yapılıyor. Ülkenin ilk yıllarındaki birkaç istisnanın ardından, 1844’ten bugüne başkanlık seçimleri hep kasım ayında yapılmış. Bunun sebebi, kurulduğunda bir tarım ülkesi olan ve nüfusunun büyük bölümü çiftçilerden oluşan ABD’de, “hasat mevsiminden sonra ve aşırı soğuklar başlamadan önce” seçim yapılmasının daha uygun olacağının düşünülmüş olması. Bir de seçimlerin salı günü yapılması konusu var. 1845’ten beri bütün seçimler “Kasım ayının ilk Pazartesinden sonraki Salı” günü yapılmış. Salı’nın tespit edilmesinde dini sebepler rol oynamış. Oy vermek için köylerinden ve çiftliklerinden yola çıkacak Hristiyanların kutsal günü olan Pazar’ı yolda geçirmelerinin önüne geçmek için Salı gününde karar kılınmış. Seçimin yapıldığı gün ABD’nin tamamında resmî tatil ilan edilmiyor. Az sayıda eyalet “Süper Salı”yı tatil ilan ederken, genelde seçim günü tatil değil. Ama kanunlarla, çalışanların oy verme işlemi için birkaç saatliğine ücret kaybı olmadan izinli sayılması düzenlenmiş. SANDIĞA GİTME ORANI AZ Seçim gününün tatil olmaması, seçime katılım oranını olumsuz yönde etkileyen faktörlerden biri. 1972’den beri yapılan son 10 başkanlık seçiminde, katılım oranı % 57’nin üzerine çıkmamış, çoğunlukla da % 55’in altında kalmış. 2008 seçiminde ipi göğüsleyen Obama’nın başarısının arkasında, oy vermemeyi âdet haline getirmiş azınlık gruplarını ve dar gelirli kesimleri kendisine oy vermeleri için sandık başına götürebilmesi yatıyordu. 2012 seçiminde de belirleyici faktörlerden biri Amerikalıların sandığa gitme oranı olacak. 538 KİŞİLİK KURUL ABD Başkanlık seçimiyle ilgili bilinmesi gereken bir diğer husus da aslında Amerikalıların başkanlarını değil, başkanlarını seçecek olan 538 kişilik bir kurulu seçtikleri gerçeği. Bu bağlamda, ABD başkan seçimi dolaylı seçim niteliği taşıyor. Bu acayip seçim sisteminin arkasında, federal devletle eyaletler arasındaki yetki paylaşımının nasıl olacağına dair tarihsel tartışma yatıyor. ABD başkanının ve başkan yardımcısının Kongre tarafından seçilmesini savunanlarla, halk tarafından doğrudan oyla seçilmesini isteyenler arasındaki çekişme sonucunda, “iki turlu seçim” olarak da nitelendirilebilecek bu model ortaya çıkmış. Her eyaletin, ABD Kongresi’ndeki Temsilciler Meclisi üyesi ve senatörünün toplam sayısı kadar ikinci seçmeni bulunuyor. Senatör sayısı her eyalet için iki olarak belirlenmişken, Temsilciler Meclisi üyelerinin sayısı ilgili eyaletin nüfusuna göre ortaya çıkıyor. Bu durumda kalabalık eyaletler olan Kaliforniya’nın 55, Teksas’ın 38, New York ve Florida’nın 29 ikinci seçmeni bulunurken, Alaska, Delaware, Montana, Kuzey ve Güney Dakota, Wyoming ve Vermont gibi az nüfusa sahip olan eyaletlerin üçer ikinci seçmeni var. Eyalet statüsünde olmayan federal başkent Washington DC.’de oturanlara da üç adet ikinci seçmen seçme hakkı verilmiş. İKİ TURLU SEÇİMİN OLUMSUZLUĞU İki turlu seçimin en olumsuz tarafı, eyaletlerde rakiplerine göre bir oy bile fazla alan adayın, o eyaletteki bütün ikinci seçmenleri kazanmış sayılması. Türkiye’de genel seçimlerde, bir ilin milletvekillikleri % 10 barajını geçen partilerin o ilde aldıkları oylara göre partiler arasında dağıtılırken, ABD’de böyle bir uygulama yok. “Ya hep, ya hiç” olarak isimlendirilen sistemde, mesela Kaliforniya’da seçimi kazanan aday, 55 ikinci seçmeni birden kazanmış oluyor. Rakibiyle arasında çok az bir oy farkı olsa da, ikinci seçmenlerin paylaşılması söz konusu olmuyor. Bu sistemin, geçmiş seçimlerde ortaya çıkarttığı büyük gariplikleri de oldu. 2000’de yapılan ve George W. Bush’un 271 ikinci seçmen oyu olarak başkan seçildiği seçimde, Demokrat Parti adayı Al Gore, ABD çapında George Bush’tan 543.000 daha fazla oy almış olmasına rağmen 266 ikinci seçmen oyu toplayabilmiş ve 5 oyla başkanlığı kaybetmişti. EN PAHALI SEÇİM OLACAK Bu sistemin bir diğer olumsuzluğu ise, ikinci seçmenlerin kendilerini seçen kitlenin istekleri doğrultusunda oy vermemeleri durumu. 24 eyalette cezai müeyyidelere bağlansa da, geçmişte farklı adaya oy veren ya da hiç oy vermeyen ikinci seçmenler olmuş. Bugüne kadar 85 ikinci seçmen, söz vermiş oldukları halde tutum değiştirmişler. Bütün bunlar göz önüne alındığında, önümüzdeki aylarda kıran kırana bir rekabet içine girecek olan Obama ve Romney’in birbirlerine karşı üstünlük sağlayabilmeleri için çok ince hesaplar yapmaları gerektiği görülüyor. Seçmenlerin hem kendi politikalarını desteklemesini hem de oy vermek için sandığa gelmelerini sağlamak için her iki aday yüz milyonlarca dolarla ölçülen bir kampanya maliyetini de karşılamak zorunda. 2012 ABD Başkanlık seçiminin, bugüne kadar demokrasi tarihinde yapılmış en pahalı seçim olacağı tahminleri şimdiden yapılıyor. Kampanyaların ana hatlarının ve başkan yardımcısı adaylarının belirginleşmesinden sonra ABD seçimi konusunu tekrar ele alacağız. NEDEN KASIM AYINDA YAPILIYOR? ABD’de başkan seçimi dört yılda bir kasım ayında yapılıyor. Bunun sebebi, kurulduğunda bir tarım ülkesi olan ABD’de, “hasat mevsiminden sonra ve aşırı soğuklar başlamadan önce” seçim yapılmasının daha uygun olacağının düşünülmüş olması.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT