BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Avrupa notları

Avrupa notları

Geçtiğimiz hafta Avrupa kanadına bir sessizlik hakimdi. Adeta meclisteki oylamanın sonuçları beklenir gibiydi... Avrupa Birliği’ne adaylığımız tamam da üyeliğimiz konusunda iyimser tahminler yapmak giderek güçleşmektedir.



Geçtiğimiz hafta Avrupa kanadına bir sessizlik hakimdi. Adeta meclisteki oylamanın sonuçları beklenir gibiydi... Avrupa Birliği’ne adaylığımız tamam da üyeliğimiz konusunda iyimser tahminler yapmak giderek güçleşmektedir. Türkiye’nin mevcut sosyo-politik ve sosyo-ekonomik yapısı ile; “AB”nin beklentileri arasında çok ciddi eksiklikler ve mesafeler mevcuttur. İfadelerimiz ve irademiz tam teşekkül etmiş olsa dahi, uygulamalarımızdaki dalgalanmalar, birlik üyeliğini imkansız kılmaktadır. Sosyo-kültürel farklılıklar bir yana, gerçek manada kararlı ve ısrarlı bir takipçiliğimiz de yok!.. Şahıslara bağlı ataklar ve sürekliliği bulunmayan gayretler sebebiyle inandırıcılığımız giderek kaybolmaktadır. Medyamızın “Maymun iştahlı”lığı yanı sıra, işadamlarımızın “uçarı”lığı ve siyasetçilerimizin “kararsız”lığı biraraya gelince, ortaya çıkan manzara hiç de iyi olmamaktadır. Bitmeyen kâbus Biz Avrupa Birliği üyeliği için şu veya bu tarzda çırpınıp dururken, Avrupa’nın bizleri ne ölçüde istediği de meçhuldür. Alman Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın 1999 yılı raporuna göre; Almanya’da “114” aşırı sağcı örgüt faaliyet halinde. Bu aşırı sağcı örgütlere bağlı üye sayıları sürekli artış göstermektedir. “53.000”i aşkın aşırı sağcı üyenin şiddet kullanmaya hazır militan sayıları “8.000”i geçmiş durumda... Internette de “300”ü aşkın web sayfasına sahip olan ırkçıların büyük bir propaganda gücü mevcuttur. Geçtiğimiz hafta açıklanan “Shell Gençlik Raporu”nun sonuçlarına bakıldığında da; Alman her “4” gençten “1”i yabancı düşmanı!.. Bunu Almanya’ya has bir davranış olarak değerlendirmek mümkün olsa da yanıltıcıdır. Bu kadar iç içe yaşayan Avrupalıların benzer fikirleri paylaştığı ortadadır. Bariyerler kalkmalı Bizim “AB” üyeliğimizden önce, Avrupa’da mevcut “beş milyon” Türkün haklarının verilmesi gerekir. Şu anda çifte vatandaşlık konularında yaşanan olumsuzluklara bakıldığında Avrupa’nın samimiyeti her zaman tartışılacaktır. Vatandaşlık haklarından, serbest dolaşım haklarına kadar; kazanılmış birçok hakkın sahiplerine verilmediği de düşünülürse sözlerimiz daha da iyi anlaşılacaktır. Evet Türkiye’nin “AB” üyeliğinde katetmesi gereken çok yol olduğuna inanıyoruz. Ancak Avrupa’daki Türk varlığının haklarını vermemek için türlü çeşit engeller oluşturan Batı’yı da kabullenemiyoruz. Objektif bir görüşle; Avrupa bize iş sahası açmıştır! Bu doğru. Fakat biz de; iş gücümüzle Avrupa’nın refahına katkıda bulunarak elimizden geleni yaptık!.. Artık iyisiyle, kötüsüyle birlikte yaşamak zorundayız. Bu zorunluluk sebebiyle de anlayış ve kabullenmek gibi mecburiyetlerimiz vardır. Hoşgörü, anlayış ve eğitimle aşılamayacak engel, çözülemeyecek problem yoktur! İyi günler bizleri bekliyor...
Reklamı Geç
KAPAT