BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Turgut Özal -III-

Turgut Özal -III-

13 Aralık 1983’te Başbakan olan Turgut Özal, 17 Nisan 1993’te vefat etti. Sivil, dindar, demokrat ve barışın mimarı olan bu dahi adam, sanki bu on yıl için yaratılmıştı.



13 Aralık 1983’te Başbakan olan Turgut Özal, 17 Nisan 1993’te vefat etti. Sivil, dindar, demokrat ve barışın mimarı olan bu dahi adam, sanki bu on yıl için yaratılmıştı. Mevzubahis on yıl O’nun ustalık devridir. Talebeliği, yurtdışı tecrübesi, DPT devresi, Başbakanlık Müsteşarlığı vs. hepsi bu günlere hazırlık içindir. En bereketli zamanı 13 Aralık 1983-31 Ekim 1989 arasındaki Başbakanlık dönemidir. Bazı meşhur komünistler veya solcular en azından liberal oldular. En büyük hedefi tabuları yıkma ve devleti milletin emrine vermekdi. Yavuz Sultan Selim Han hayranıydı. Bu Padişahın Sina Çölü’nü aşabilme kudreti, cesaretinin nirengi noktasıdır. Bu milletin evlatlarına son iki asırdır sürekli olarak ve her kanalla ve her fırsatta aşağılık kompleksi aşılanıyordu. Dış dünya efsunluydu. 70 Sente muhtaç bir memleketin mensupları, nasıl dışarı gidebilsindi? Ne para vardı ve ne de izin. Demirperdeden ancak üç yılda bir çıkılabilirdi. Gidebilenlerin de çoğu hayranlıkları katmerlenerek dönüyordu. Turgut Özal, o aşağılık duygusunu ortadan kaldırdı. Beyana itimadla kırtasiyeciliği azalttı. İş adamlarını uçaklara doldurdu, kendisi de başlarında olduğu halde ülke ülke, kıta kıta dolaşıp yeni ticaret imkânları aradı. Balkanlar, İslam alemi, Türkistan ve Arap dünyası yeniden keşfedildi. Gelişmiş devletlere ‘bize boç para vermeyin, bizimle ticaret yapın!’ diyordu. ‘İyi ki petrolümüz yok’ diyerek ‘ah petrol!’ diyenleri şaşırttı. ‘Eğer, petrolümüz olsa biz de tembel olurduk’ diyordu. Anadolu’da kaplanların yaşadığı ilk defa O’nun devrinde fark edildi. Faşist dikta anlayışı, TCK barikatlarıyla düşüncenin önüne geçmekteydi. Sağdan yükselen sesler 163. Madde ve soldan gelen nefesler 141 ve 142. Maddelerle cezalandırılıyordu. Beyinler öyle yıkanmıştı ki onlar olmasa devlet çöker sanılmaktaydı. Halbuki o maddeler, nice insanın hürriyetinin celladıydı. Ayrıca gümrük mevzuatını, Türk Parasını Koruma Kanununu da ya çok basite indirdi veya onları da çöpe gönderdi. Cebinde bir paket yabancı sigara çıkan mahkemeye veriliyordu. Bir dolar bulunduran yakalanıyordu. Kürtçe kaset dinleyen mahkumiyet yiyordu. Bu sebeple yurda gizlice kamyon kamyon kaçak sigara girmekte, Kürtçe kasetler yok satmakta, döviz büroları servet yapmaktaydı. Serbest bırakılınca mafyanın bu tarafı çöktü. Ancak en büyük devrimlerinden biri haberleşme devrimidir. Ulaşım ve iletişim milletin yüzünü güldürdü. Adnan Menderes’le başlayan ulaşım, Özal’la hızlandı. Bu, köylü toplumdan çıkışın da habercisiydi. O, bir ilki daha hayata geçirdi, bu toplumu bilgisayarla tanıştırdı. Bir kamyon fındık satıp bir bilgisayar almaktaki abesliğe dikkat çekti. Ancak ömrü interneti görmeye yetmedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT