BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Korkak bezirgân

Korkak bezirgân

Perşembenin gelişi, çarşambadan belli olur. Türkiye’nin geleceği de bugün yapılacak olan oylamadan sonra belli olacak!..



Perşembenin gelişi, çarşambadan belli olur. Türkiye’nin geleceği de bugün yapılacak olan oylamadan sonra belli olacak!.. Umarız yarınlarımız bugünlere benzemez. Nedeni belli... 1999 yılında ekonomimiz % 6.4 küçülmüş. Küçülmek dünyanın sonu değil elbet. Ancak sadece ekonomide değil, bütün sosyo politik alanlardaki gerilememiz ortadadır. Kasvet verici bu çemberi kırmak ve ikibinli yılların rekabetine dayanabilecek nesilleri iktidara taşımak gerekir. Herkesin ağzına sakız olmuş istikrar buysa, daha kötüsü ne olabilir? Bizim bütün gayretlerimizin sonucu 6.4 küçülme olacaksa, bunun savunulacak neresi kalmıştır? Yarın benzerlerini yaşamamız kaçınılmaz olan problemleri bugün çözmekten daha akıllı bir tercih düşünülemez. Ne yazık ki parti, şahıs ve ideolojik taassupla yaklaştığımız olaylar, bugün çözüme ulaşmış görünseler de yarın; çözülemez büyüklükte yine karşımıza çıkacaktır. Siyasetteki hamleleri anlayışla karşılamak gerekir. Bu doğrudur. Ancak hamleler; ülke ve millete zarar verecek ölçülere varmışsa bunda ısrarlı olmamak gerekir. Hepimizin ortak hareket noktası “Ülke ve millete hizmet”tir. Öyleyse hizmet istek ve yöntemlerimizin çevreye zarar vermemesi öncelikli şart kabul edilmelidir. En zengin ülkelerin bile göğüsleyemeyeceği oranda “israf” içindeyiz. Maddi ve manevi “israf”ın haddi hesabı yok. Tam bir mirasyedi gibi hareket etmekteyiz. Bize emanet edilen imkân ve kaynakları “har vurup, harman savuruyoruz!..” Bunun adı siyaset ise; yerinde kalsın! Bu tür bir siyasetin ne “biz”e ne de gelecek “nesiller”e bir faydası vardır! İki üç liderin dudakları arasına sıkışıp kalmış olan çözümlerin koca bir ülkeye melhem olabileceğini düşünmek, mevcut gelişmeler ışığında kabul edilebilir mi? Zannetmiyoruz! Özellikle bunca tartışma ve ayrışmadan sonra “istikrar”dan bahsedebilmek bile mümkün değildir. Bugün “kişiler”le “ilkeler” arasındaki tercihi hep birlikte göreceğiz. Dahası; işin “iki adım sonrası” hakkında, fikir sahibi de olacağız. Bunca yıllık demokrasi tecrübemize rağmen hâlâ önümüzü görmekte güçlük çekiyorsak, o takdirde söylenecek hiçbir söz kalmamış demektir. Burada partilere ve parlamenterlere çok ciddi sorumluluklar yüklenilmiştir. Meseleye “vicdan” açısından bakılabileceği gibi; “cüzdan” açısından da yaklaşılabilir. Ancak her iki yaklaşım tarzının da getireceği maddi ve manevi sorumlulukların olacağı bilinmelidir. Son sözümüz şudur; “Korkak bezirgan, ne kâr eder ne ziyan!..”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT