BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kadın Baharı -2-

Kadın Baharı -2-

13 Nisan tarihli köşe yazımda kadın sporcularımızın yükselişi ve özellikle de voleybol takımımızın başarılarından söz etmiştim. 52 yıllık hasrete son Voleybol Kadın Milli Takımımızı ve bu dalda bizlere bir ilki yaşatanları yürekten bir kez daha kutluyorum.



13 Nisan tarihli köşe yazımda kadın sporcularımızın yükselişi ve özellikle de voleybol takımımızın başarılarından söz etmiştim. 52 yıllık hasrete son Voleybol Kadın Milli Takımımızı ve bu dalda bizlere bir ilki yaşatanları yürekten bir kez daha kutluyorum. 13 Mayıs Pazar; Annelere armağan edilen en anlamlı gün. İlk kez 1908’de Anna Jarvis’in kaybettiği annesi için başlattığı anma günü 1914’te Amerikan Kongresi’nin de onayıyla ülkede ve daha sonra da dünyada yayılmaya başlamış. Türkiye’de ise 1955’ten bu yana kutlanmaktadır. Anneler Günü dünyada farklı ülkelerde farklı günlerde anılır. Tüm annelere saygı ve sevgilerimle. Annelik içgüdüsü Öykü Sumatra’da Gunung Leuser Milli Parkı’nda geçiyor. Parkın içindeki düzen yakalanan orangutanların vahşi yaşama yeniden bırakılmadan önce rehabilite edilmeleri amacıyla kullanılmaktadır. Parktaki hayvanlar arasında artık kafeslerdeki süresini başarıyla tamamlamış olan iki de dişi orangutan vardır. Suma ve Edita. Birkaç yıl önce ikisi de doğum yapmış ve her ikisinin de yavrusu ölmüştür. Bir yıl sonra Suma yeniden bir bebek sahibi olur. Görevliler bebeğe Forester adını takarlar. Ancak 4 hafta sonra Edita bebek Forester’ı çalar ve ağaçtan ağaca atlayarak sanki kendi bebeğiymiş gibi uzaklaşır. Geçen zaman içinde görevliler bebeğin yavaş yavaş kilo kaybettiğini gözlemlerler. Zira doğum yapmadığı için süt veremeyen Edita bebeği besleyemez. Forester’ı yaşatmak isteyen görevliler üzerine sakinleştirici sürülmüş bir muz yardımıyla Edita’yı rehabilitasyon günlerinde yaşadığı kafesin içine sokmayı başarırlar. Baygın düştüğünde de Forester’ı kucağından alırlar. Edita ise kendine geldiğinde kafesi kırarak yeniden ormanın derinliklerine kaçar. Görevliler ise günlerce Forester’ı biberonla besleyerek eski gücüne gelmesini sağlarlar. Yeniden hayata dönen bebeği alarak Suma’nın alışkanlık edinip her gün geçtiği bölgeye gelip beklemeye başlarlar. Suma uzaktan görüldüğünde ise Forester’ı bir ağaç kavuğu içine koyup uzaktan izlerler. Bebek ve anne göz göze geldiklerinde annesini kaybeden her çocuk gibi Forester kollarını Suma’ya uzattır. Bebeği kucaklayan Suma ise hemen onu emzirmeye başlar ve ardından ormanın derinliklerinde kaybolurlar... Bu olay vahşi orangutanlar arasındaki kaydedilen ilk kaçırılma vakası olarak tarihe geçer. Araştırmacılar “çocuğu paylaşmak” diye tanımladıkları bu vakanın hem annelere (zor ve yorucu olan bebek bakımında rahat nefes alarak) hem de “teyzelere” (annelik deneyimi kazanarak) olumlu katkı yaptığına inanıyorlar. Her ne kadar “bebek kaçırma” üzücü bir olay olsa da Edita’nın bu davranışı bize çok derin bir duyguyu ifade ediyor. Annelik içgüdüsünün, annelik yaşamadan bile var olduğunu...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT