BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Uğur ve uğursuzluk

Uğur ve uğursuzluk

Bir şey için uğurlu, uğursuz demek cehalet kültürünün eseridir, diyenler çıkıyor. Halbuki bu konuda Peygamber efendimizin sahih hadisleri vardır. Uğur, iyilik getirdiği sanılan şey veya belirti, hayır, iyilik, bereket.



Bir şey için uğurlu, uğursuz demek cehalet kültürünün eseridir, diyenler çıkıyor. Halbuki bu konuda Peygamber efendimizin sahih hadisleri vardır. Uğur, iyilik getirdiği sanılan şey veya belirti, hayır, iyilik, bereket. Uğursuz, kötülük ve zarar getirdiği sanılan şey. Uğursuzluk, bir şeyi veya bir olayı kötüye yorumlamak. Bir şeyin, bir günün veya bir yerin uğursuz sanılması, Yahudilikte vardır. Hıristiyanlıkta da, 13 rakamının uğursuzluk getirdiğine inanılır. Dinimizde ise, bir şeyi uğursuzluğa yormak yoktur. Fakat, (Şu iş veya şu ev bana uğursuz geldi) gibi sözleri söylemek caizdir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: (Müslümanlıkta uğursuzluk [bir şeyi kötüye yorumlamak] yoktur.) [Hadika] (Bir şeyi uğursuzluğa yorma, hayra yor! Sizden biriniz, hoşuna gitmeyen uğursuzluk zannettiği bir şey görünce, şöyle desin: “Ya Rabbi! İyilikleri veren, kötülükleri defeden ancak sensin. Lâ havle velâ kuvvete illâ bike.”) [Beyhekî] (Yumuşak muamele uğurluluk [iyilik], çetin davranmak uğursuzluk getirir.) [Harâitî] (Uğuru [hayrı] ve uğursuzluğu [şerri] en çok olan uzuv dildir.) [Taberânî] (Kötü huy uğursuzluk getirir.) [Taberânî] Eskiden, Arabistan’da yolculuğa çıkarken, bir kuş uçururlardı. Kuş sağa uçarsa, uğurlu sayıp, yola devam ederler, kuş sola uçarsa, uğursuz sayıp geri dönerlerdi. Peygamber efendimiz bunu yasaklamış, (Kuşlara dokunmayın, yuvalarında kalsın!) buyurmuştur. (İ. Maverdi) Bir olayı hayra yormakta ise mahzur yoktur. Çünkü Peygamber efendimiz, gördüğü şeyleri hayra yorardı. Hiçbir şeyi uğursuz saymazdı. (İ. Ahmed) Bazıları da (Mavi boncuk tak nazar değmesin demek hurafedir, batıl bir inançtır, şirktir) diyor. Böyle söylemek çok yanlıştır. Boncuğun yaratıcı bir kuvvete sahip olduğuna inanmak şirktir. Fakat hangi müslüman, bir boncuğun yaratıcı gücü olduğuna inanır? Hadis-i şerifte, (Temime ve tivele şirktir) buyuruluyor. Manasız şeyleri veya küfre sebep olan rukyeyi okumaya Efsun denir. Efsunu veya nazarı bizzat önlediğine inanılan nazarlık denilen şeyleri, üzerinde taşımaya Temime denir. Şirinlik muskası denilen rukyelere Tivele denir. Rukye, okuyup üflemek veya üzerinde taşımak demektir. Rukye, ayet-i kerime ile ve hadis-i şerifle bildirilen duâlarla yapılırsa buna Taviz denir. Taviz ise caizdir. Hadis-i şerifte (İlaçların en iyisi Kur’an-ı kerimdir) buyuruldu (İbni Mace) Mezhepsiz Kardavi ve onun yoluna uyan yerli bid’at ehli, ayetlerle yapılan ve taviz denilen rukyeleri taşımaya bile şirk diyorlar. Ellerinde bir şirk çamuru, rastgele atıyorlar. İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki: (Nazar değmemek için tarlaya kemik, korkuluk, hayvan kafası koymak caizdir. Bir kadın tarlasındaki mahsule nazar değmemesi için ne yapacağını sorunca, Resulullah (Tarlaya hayvan kafası as) buyurur. Bakan kimse, önce bunu görüp tarladaki mahsulü sonra görür.) [R. Muhtar c.5, s.232 ve 275] R. Muhtardaki bu yazıdan nazardan korunmak için korkuluk, hayvan kafası, nazar boncuğu ve benzeri şeylerin temime olmayacağı, caiz olacağı pek açıktır. Bizzat nazar boncuğu veya hayvan kafası nazarı önlemez. Nazarı önleyen Allahü teâlâdır. Bakan kimse önce bunları görünce, gözlerinden çıkan zararlı şualar bunlara isabet eder. Nazarın gerçek olduğu ayet-i kerime ile sabittir. Hadis-i şerifte de (Nazar haktır) buyuruldu. (Müslim)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT