BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını dakika dakika buradan takip edebilirsiniz.
Anasayfa > Haber > Daha önce nerelerdeydiniz?

Daha önce nerelerdeydiniz?

Tarihimize o kadar yabancıyız ki, “Ne var yani biz de gelip İstanbul’u adamların elinden zorla almışız” diyen ve ecdadını “istilacı” gören ahmaklara bile rastladım.



Tarihimize o kadar yabancıyız ki, “Ne var yani biz de gelip İstanbul’u adamların elinden zorla almışız” diyen ve ecdadını “istilacı” gören ahmaklara bile rastladım. Angelina Jolie’nin enteresan bir şekilde yapımcılığını, hikayesini ve yönetmenliğini üstlendiği Kan ve Aşk, bir kez daha tarihime karşı sevgi ve saygı duygularımı perçinledi. Sırpların Bosna vahşetini bütün çıplaklığıyla anlatan film, o pek hayranı olduğumuz “Batı”nın ve “Batı” genlerinin savaşta nasıl insanlıktan çıktığını gözler önüne seriyor. Sadece Sırpların değil buradaki insanlık suçu. Bu suça sessiz kalanların aynı zamanda. Irak’ta, Filistin’de, Afganistan’da olduğu gibi... Nasıl bir savaş ahlakına sahip oldukları internete sızan çirkin görüntülerle yüzlerce kez ortaya döküldü. Osmanlıysa ekin tarlalarına bile zarar vermekten çekinen bir anlayışın üzerine inşa etmişti medeniyetini. Yürüyüşü istila değil, adalet ve aydınlık götürmek içindi. Onun için çekildiği kıtalarda hasretle anılıyor. Kan ve Aşk Bosna’da yaşanan tecavüzleri, yoldan geçen insanların “sniper”larla vurulmalarını, bebeklerin apartman pencerelerinden atılmalarını, esirlere uygulanan aşağılık davranışları bütün sertliğiyle gözler önüne seriyor. Filmi “film” olarak eleştirmek benim için çok zor. Çünkü orada benim hikayem anlatılıyor dürüstçe... Nasıl vurulduğum, aşağılandığım, işkence gördüğüm... Ve dünyanın bu vahşete sessiz kalışı... Fakat “eleştirmen” kimliğine bürünüp laf etmek için duygusuzlaşamıyorum. Sırpların bu film için ayağa kalkıp höykürdüğünü söylememe gerek yok sanırım. *** Siyah Giyen Adamlar-3, aksiyon sahneleriyle üç boyutlu, keyifli bir görsel şölen... Bu tür filmler için yapılan “hikaye ve hikayenin detayları ve derinliği” gibi açıklamalar (basın bültenindeki uzun yorumların şaşkınlığındayım hâlâ) laf salatasından ibaret. Ne hikayesi, ne mantığı? Hayal dünyasının en uç noktalarından saçmalanan yaratıkların peşinde bir koşuşturma. Karşı mı çıkıyorum? Hayır.. Neticede eğlenceli... Hele bu tür filmlerin sinemanın teknolojik yenilikleri ve marifetlerini sergilemek için elverişli olması oldukça geçerli bir sebep... İyi seyirler.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT