BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 100 bin 28 Şubat mağdurunun hak ve adalet talebi

100 bin 28 Şubat mağdurunun hak ve adalet talebi

Eğitim Fakülteleri, hem mühendislik hem de eğitim derslerini birlikte barındıran ders muhtevası ile, uzunca bir süre, teknik öğretmen ihtiyacının fazla olması sebebiyle, kuruluş amacı olan meslek liselerine teknik öğretmen yetiştirme işlemini problemsiz bir şekilde yerine getirmiştir.



Eğitim Fakülteleri, hem mühendislik hem de eğitim derslerini birlikte barındıran ders muhtevası ile, uzunca bir süre, teknik öğretmen ihtiyacının fazla olması sebebiyle, kuruluş amacı olan meslek liselerine teknik öğretmen yetiştirme işlemini problemsiz bir şekilde yerine getirmiştir. Teknik Eğitim Fakültesi mezunlarının küçük bir bölümü de özel sektörde, imza yetkisi gerektirmeyen mühendislik dallarında çalışmayı tercih etmiştir. 1992 yılında, teknik öğretmenlere, en fazla 2 dönemlik bir eğitimle, mühendislik tamamlama programına yönelik 3795 sayılı yasa çıkartılmıştır. Ancak, 1992-2002 yılları arasındaki 10 yıllık zaman zarfında, çok sayıda müracaat olmasına rağmen, son derece sembolik ve toplamda sayıları 100’ü geçmeyecek bir oranda teknik öğretmen, bu programla mühendislik unvanını alabilmiştir. 1999 yılından itibaren, çeşitli sebeplerle teknik öğretmen atamalarının oranı %5’in çok daha altına gerilemiştir. Ataması yapılmayan teknik öğretmenler özel sektöre yönelmiş ve burada da unvan meselesiyle karşı karşıya kalmışlardır. YÖK’ün ve üniversitelerin çeşitli bahaneleriyle unvan meselesi de halledilememiştir. 1999 yılından sonra, meslek liselerine farklı katsayı uygulamasının başlamasıyla, bu okul mezunlarının meslek seçme hakları ellerinden alınmış ve yerleştirme puanlarına verilen ek puanı da mühendislik fakülteleri yerine Teknik Eğitim Fakültelerinin tercihi durumunda verilerek, bu öğrencilere hem farklı bir meslek hem de mühendislik yolu kapatılmıştır. Bu öğrenciler, mezunlarının ataması şu an %5’i bile bulmayan Teknik Eğitim Fakültelerinde okumak zorunda bırakılmış. Daha lise yıllarında kendi gelecekleri ile ilgili karar verecek olgunluğa erişmemiş çocukların gelecekleri, bir daha değiştirilemez şekilde sınırlandırılmış, eşitsizliğin ve geriliğin simgesi olmuş kast sisteminin bir benzeri uygulanmış ve ne yazık ki bu süreç demokrasi ve adalet ilkeleri ile yönetilen ülkemizin tarihine kara bir leke olarak kazınmıştır. 2009 yılında, farklı katsayı uygulamasının kısmen kalkması ve Teknik Eğitim Fakültelerinin kapatılarak, yerine teknoloji fakültelerinin açılmasıyla, 10 yıl boyunca mesleki eğitimin maruz kaldığı adaletsizlik büyük oranda ortadan kalkmış, ancak esas olarak bu süreçte adaletsiz uygulamanın mağduru olan Teknik Eğitim Fakültesi mezunları hakkında ise hiçbir düzenleme yapılmamıştır. Yıllardır, Teknik Eğitim Fakültesi mezunları, KPSS’de ilk bine girse bile, yeterli kadro açılmaması sebebiyle, öğretmenliğe atanamamaktadır. Öğretmenlik atamalarında Teknik Eğitim Fakültesi mezunlarına ayrılan kontenjanlar, atama bekleyen mezunların sayısının 100.000’e yaklaştığı göz önüne alındığında çok komik rakamlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Ataması yapılmayan ve oranı % 95’in üzerinde olan diğer mezunların bir kısmı kamuda 2 yıllık yüksekokul mezunu tekniker olarak, hatta lise mezunu seviyesinde teknisyen kadrolarında, bir bölümü de özel sektörde binbir güçlükle buldukları işlerde, unvansız ve yetkisiz, nitelikli işe karşılık düşük ücretle çalışmak zorunda bırakılmıştır. Mezunların büyük bir kısmı ise işsizlikle boğuşmak zorunda bırakılmıştır. Alınan 3 yıllık lise seviyesinde mesleki eğitim ve 4 yıllık lisans seviyesinde mühendislik eğitimi âdeta yok sayılmıştır. Teknik Eğitim Fakültesi mezunları, fakültelerinin kapatılmasıyla, fen bilimleri enstitülerine bağlı mühendislik fakültelerinde lisansüstü eğitim yapma hakkından da mahrum bırakılmıştır. Oysa AB’de ve ABD’de Teknik Eğitim Fakültesi mezunları, lisansüstü eğitimlere doğrudan mühendis olarak kabul edilmektedirler. Bununla birlikte önceki yıllarda alanlarında mühendislik fakültelerinde yüksek lisans ve doktora yapan Teknik Eğitim Fakültesi mezunları, bir mühendisin yetkilerine ulaşamamıştır. Teknik Eğitim Fakültesi mezunlarının yıllardır süren çığlıklarına hep kulak tıkanmış, kimliksiz, yetkisiz, çaresiz bırakılmış; her yönden mağrur edilmiştir. Artık hak ve adalet talep ediyoruz. > Teknik Eğitim Fakültesi mezunları
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT