BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Suçlusu boru hatları: Sudan’da “Arap Baharı” mı başlıyor?

Suçlusu boru hatları: Sudan’da “Arap Baharı” mı başlıyor?

Güney Sudan’ın ve Sudan’ın sadece savaşa sürüklendiği söylenemez. Sudan, yani Güney Sudan’ın Temmuz 2011’de bağımsızlığını ilan ettikten sonra kalan eski Sudan parçası kendi ‘Arap Baharı’nı yaşamaya başlıyor olabilir.



Güney Sudan’ın ve Sudan’ın sadece savaşa sürüklendiği söylenemez. Sudan, yani Güney Sudan’ın Temmuz 2011’de bağımsızlığını ilan ettikten sonra kalan eski Sudan parçası kendi ‘Arap Baharı’nı yaşamaya başlıyor olabilir. Güney Sudan referandumda yüzde 99 oranında ‘evet’ oyuyla kuzeyden ayrılma kararı alırken, aynı zamanda iki ülkede bilinen petrol rezervlerinin yüzde 75’ini de aldı. Kalanı kuzeyin oldu. Kuzeye kalan kısım Heglig ve çevresindeki çoğu azalmaya başlamış petrol alanlarıydı. Son dönemde Heglig için de savaşlar oldu. Hem kuzey hem de güney, Heglig civarındaki bölgenin kendilerinin olduğunu iddia ediyor. İki ülke arasındaki mevcut sorunların çok azı çözüme kavuşturuldu. Her iki taraf, iki ülkenin birleşik olduğu zamandan kalan borçları kim ödeyecek, hazinedeki para kimin olacak gibi problemleri çözmeyerek sürüncemede bıraktı. Ocak 2012’de Güney Sudan kuzeye giden boru hattındaki petrol akışını kesti. Burası pompalama tesislerine ve ihracat için limanlara giden yoldu. Akışın kesilmesinin nedeni iki tarafın boru hattından geçen petrolden kuzeyin alacağı ücret üzerinde anlaşamayarak çıkmaza girmesiydi. Kuzey varil başına 36 dolar istiyordu. Güney varil başına 2 dolar civarında ödemek istiyordu. Aradaki uçurum müzakereleri imkansız hale getirdi. Görüşmelerde hiçbir neticeye ulaşılamadı ve çıkmaz giderek daha çetrefil bir hale geldi. Güney Sudan ayrıca kuzeyi petrolünü çalmakla ve başkalarına satmakla suçladı. Kuzey-güney arasında petrol konusunda bir sürü hukuki mesele var. Bazıları Güney Sudan’ın boru hattını kapatmasının nedeni olarak, aralarındaki pek çok sorunda kuzeyin elindeki tek pazarlık unsurunu yok etmek olduğunu düşünüyor. Bu iddiaya göre Güney Sudan, hükümet gelirinin yüzde 98’ini oluşturan, GSİYH’nın ana kaynağı olan ve neredeyse ihracat gelirinin tamamını teşkil eden petrol akışını sırf kuzeye inat durdurdu. Bu, güneyin ödemesi için ağır bir bedel. Güney Sudan, aralarında Kenya, Uganda, Etiyopya ve Cibuti’nin de olduğu birçok ülke üzerinden alternatif boru hattı ve demiryolu inşası için çalışıyor, ama bu yıllar sürebilir ve finansmanı konusunda hâlâ bir ilerleme sağlanabilmiş değil. Güney Sudan dünyanın en az gelişmiş ülkelerinden biridir. Dünyadaki en çok petrole bağımlı ülke de olabilir. Ancak, şu anda petrol akışı kesilmiş durumda. Akan tek şey kuzey ve güney arasında sınır ve petrol dahil birçok konudaki anlaşmazlıklar ve çatışmalar. Her iki tarafın da petrol rezervlerinin çoğu, iki ülke arasındaki sınır üzerinde veya yakınında bulunuyor. G. Sudan ekonomik, siyasal, yasal ve sağlık gibi problemler yumağı ile baş aşağı felakete doğru gidiyor. Gelecekte ciddi iç çatışmalar meydana gelebilir. Güney ayrıldığından beri kuzeyde protestolar düzenlendi. Kuzey gelirlerinin büyük bir kısmını ve ülkedeki seçkinlere himaye sağlayan büyük bir kaynağını kaybetti. Kuzeyin bütçe açığı, özellikle de güneyden petrol akışı kesildikten sonra, devasa boyutlara ulaştı. Enflasyon çift haneli ve giderek artıyor. Kuzey, ödemelerini zamanında yapamayacaktır. Kuzeyde ordu hazineden en büyük payı almasına rağmen huzursuzlanmaya başladı. Selefiler giderek güçleniyor ve kadrolaşıyor. Radikallik üniversitelerde artışta. Dr. Sadık El Mehdi önderliğindeki Sufiler güç kaybediyor. Kuzey, General Ömer El Beşir’in yönetimi altında zulüm, baskı ve diktatörlüğün olduğu bir yer olmuştur. Ülkedeki seçkinler giderek huzursuzlanıyor. Himaye sistemi yer yer çöküyor. Hükümetin yatırımları azaldı. Daha da önemlisi kuzeydeki hükümet gıda ve akaryakıt dahil uyguladığı birçok sübvansiyonu kaldırdı. Özellikle üniversite mezunları arasında işsizlik artıyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım suçlamasıyla iddianame hazırlanan General Beşir, kendi ülkesinde de tabanını kaybediyor. Kuzeydeki protestoların artması, kuzey ve güney arasındaki ve kendi içlerindeki ihtilafların artmasının sebebi olarak hep petrolü ve boru hatlarını görebiliriz. Her iki ülkenin büyümesinin kaynağı petroldü. Kuzeyin ‘kendi Arap Baharı’na doğru sürüklenmesinin nedeni güneyden gelen petrolün kesilmesi olabilir, aynı zamanda ekonomisinin perişan bir halde olmasına verilen tepkiler de önemli bir etkendir. Güney Sudan ve Sudan çok kötü bir yöne sürükleniyor. Sudan’ın doğusunda yer alan Darfur dahil birçok bölge bağımsız hareket etmek için baskı yapmaya başlayabilir. Sudan’a komşu birçok ülke bu akıma kapılabilir. Kesinlikle zor bir dönemden geçiyoruz. Bölgedeki ve dünyadaki ihtilaller ve çatışmalar daha yeni başlıyor olabilir... Kuzey Sudan, General Ömer El Beşir’in yönetimi altında zulüm, baskı ve diktatörlüğün olduğu bir yer olmuş...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT