BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Ne oldu şimdi?

Ne oldu şimdi?

HAFTA içinde yok yere çıkarılan krizin sahipleri belki şu ânda pişmanlıkları yaşıyor. Ne diye iki adım sonrası kötü tariflendi? Niçin, “Liderler kimi isterse Cumhurbaşkanı o olur” dendi?



HAFTA içinde yok yere çıkarılan krizin sahipleri belki şu ânda pişmanlıkları yaşıyor. Ne diye iki adım sonrası kötü tariflendi? Niçin, “Liderler kimi isterse Cumhurbaşkanı o olur” dendi? Ve neden, Türkiye’de heyecanlar körüklenip, köpüklendirilip, şantaj kokan baskılara tevessül edildi? Hayret. Buyurun işte... Yüce Meclis, o ikide bir taşa tutup burun kıvırdığımız parlamento, “Bundan öte söz benimdir” dedi ve beklenen sona erişti. * * * Sonuca üzülen vehimli kesimler; acabalarını, eyvahlarını artık bir yana koymalı. “5+5” reddedileli bugün dördüncü 24 saat. Türkiye de yerinde duruyor, demokrasi de. Ankara bir yerlere kaçmadı. Meclis aynı meclis, hükûmet aynı hükûmet. Öyleyse onca patırtı niye çıkarıldı? Kendilerini fevkalâde tecrübeli sayan kişi ve kalemler bundan sonraki hesaplarını tarta tarta yapmalı. Türkiye’yi sebepsiz telâşlandırdılar. * * * Bu sütunda dedik ki: “Tarihin tabii bir akışı vardır. Bu akışa engel olamazsınız. Bir de yarınların ne beklediğini iyi sezmek gerek. Yarınlar yenilenme istiyor. Yarınları duyun.” Bazı liderler işte yarınların bu arzusunu hisedemedi. Ama Meclis, geleceğin hasretlerini iyi farketti. Bundan böyle hükûmet eski sükûnetini tekrar kazanmalı; icraatını, öfkesiz-küsmesiz sürdürmelidir. Bilhassa Ecevit, bu son gelişmeyi bir onur meselesi yapmamalıdır. * * * Demirel’e gelince... Son asırda yetiştirdiğimiz çok önemli yıldızlardan biridir. Kendisinden her parti ve her mercî bundan böyle de yararlanacak; O da, babalık ile ağabeylik arasındaki, verimli, gerekli hizmetlerini severek sürdürecektir. Şimdi beklenen o. “Yeniden siyâsete soyunur mu?” Bize kalırsa hayır. Çünki Demirel; şu saatten sonra bir hırs adamı olmanın yukarılarında bir mevkî ve rütbeye sahip bulunduğunun mutlaka idrakindedir. * * * Eğer Ecevit, küskünlüğe tevessül ederse bir daha yitirir. Meclis şayet hükûmeti bu vesileyle düşürmek isteseydi, 300’ün üzerinde beyaz oy kullanmazdı. Bu yakınlığın tercümesi aynı zamanda bir güvenoyu anlamı taşıyor. Meclis, hükûmete değil “5+5”e hayır demiştir. Bu ince gerçeği görme zamanı. * * * Dikkat!.. Ne Atatürk’ün, ne İnönü’nün, ne de Özal’ın yokluğu istikrarsızlığa kapılar açmamıştır.. Tahammüllü, heyecansız, ağırbaşlı Türkiye’de, kişiler ve kadrolar gider, kişiler ve kadrolar gelir. Tıkız bir ülkede yaşamıyoruz. Siz siz olun, yanılmayı meslek edinmeyin. Bu meslek makbûl değil. Öfkeler de “yukarıdan” ırak olmalı.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT