BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ergenekon konusu yakında küllenir...

Ergenekon konusu yakında küllenir...

"Herkes kanun önünde eşittir"in ne demek olduğunu biz bilmiyoruz. Zaten sakatlık böyle bir hükmü anayasaya yazmakla başlıyor. Peki size basit bir soru:



"Herkes kanun önünde eşittir"in ne demek olduğunu biz bilmiyoruz. Zaten sakatlık böyle bir hükmü anayasaya yazmakla başlıyor. Peki size basit bir soru: 1982'den bugüne kadar, "herkes kanun önünde eşittir" ilkesi ihlal edilmiş midir? Edilmemiş. Edilse, haber olurdu, duyardık. Veya edilse bile şikayeti olan yok. Dava konusu olmamış. Bu ülkenin ömrü sahtekârlıklarla geçiyor. Türkiye demokratik laik sosyal hukuk devletidir. Herkes kanun önünde eşittir. İyi de kanun önünde eşit olmak ne demek? Hırsızlık yapana da, karısını bıçaklayana da, ırza musallat olana da polisten savcılığa, savcılıktan mahkemeye kadar aynı muameleyi yapmak demek mi? Öyle sanıklar var ki, telefon edip, "beyefendi, buyurun, ifadenizi alıp, işlemlerinizi tamamlayıp savcılığa sevk edeceğiz" deseniz kalkıp gelecek. Bu adamın evini basmak mı eşitlik.. Türkiye 5-10 sene sonra bu konulara da kafa yorar hale gelecek. .... Yeni yargı reform paketinin elle tutulur tek yeniliği adli kontrol uygulamasında üst sınırın kaldırılması.. Bu kişiye özel olmasa da döneme özel bir değişiklik. Türkiye beş senedir Ergenekon ve Balyoz davalarıyla yatıp kalkıyor. İnsanlar zaman içinde bu davaların bildik davalardan olmadığını fark etti. Bunlar neticede siyasi davalardı, parlamentonun da müdahil olması gerekiyordu. Ben uzun süre bu davalarla ilgili parlamentonun özel bir karar almasını bekledim. Çünkü bu tip davalarda, "suçun şudur, cezası da budur" olmaz. Bu bir tasfiye hareketidir, maksat hasıl olmuştur. Bu adı geçen grubun, grup üyelerinin, önderlerinin bir teşebbüsünü akamete uğratma işidir, maksat hasıl olmuştur. Çocukların saklambaç oyunundaki gibi sobelenmeleri yeterli.. Adli kontrolde üst sınır kalktığına göre tahliye edilebilirler.. Yargılama işi devam eder. Hem kamuoyu rahatsız olmaz, konu gündemin alt sıralarına düşer hem de problem zamana yayılarak küllenir gider. Bu çözüm yolunu bulanları tebrik ediyorum. Yumuşak geçiş ancak böyle olur. .... ÖYM'lerle ilgili de iki satırım var. ÖYM'ler kalkmadı, sadece adı değişti, demiştim.. Ama isim değişikliği esnasında mevcut ÖYM'lerin kadroları bloke edilmiş oldu. Eski davalar bitinceye kadar yerlerinde kalacaklar.. Tayin, nakil yok.. Yeni davalara bakamayacaklar.. Bu ne demek, elinizdeki işi bitirin, rahatınıza bakın demek.. Aslında bu da ilginç bir çözüm.. Kimin açısından çözüm kısmını bilmiyorum ama çözüm. Bizde niye işler, ip gererek, satranç tahtasının iki başına oturarak, biraz hinlik biraz cinlikle çözülüyor ya da karara bağlanıyor? İkna edici makul bir açıklama yapamıyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT