BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AK Parti için Büyük Kongre'nin anlamı

AK Parti için Büyük Kongre'nin anlamı

Başbakan Erdoğan, geçtiğimiz pazar günü partisinin Eskişehir il kongresinde geleceğe ilişkin önemli mesajlar verdi. 30 Eylül'deki büyük kongrede son kez genel başkanlığa aday olacağını söyledi.



Başbakan Erdoğan, geçtiğimiz pazar günü partisinin Eskişehir il kongresinde geleceğe ilişkin önemli mesajlar verdi. 30 Eylül'deki büyük kongrede son kez genel başkanlığa aday olacağını söyledi. Daha önce de defalarca yazdım, Sayın Erdoğan'ı iyi tanıyanlar onun verdiği sözlerden kolay kolay dönmeyeceğini bilirler. Yani üç dönem kuralı işleyecek. Ama daha önemlisi 30 Eylül'deki büyük kongrede AK Parti'nin yeniden yapılandırılması söz konusu. Bu kongrede görev alacak olan parti teşkilatı AK Parti'yi yerel seçimlere, cumhurbaşkanlığı seçimine ve genel seçime taşıyacak. Yani bu kongrede partiyi 2023'lere taşıyacak kadrolar işbaşına getirilecek. Başbakan Erdoğan bu değişimi; "Türkiye'yi nasıl değiştirdik; nasıl dönüştürdüysek parti teşkilatımızın da hücre yenilenmelerini yapacağız" sözleriyle özetlemiş. Erdoğan sonrası AK Parti'nin geleceği üzerinde çok farklı senaryolar ortaya atılıyor, atılacaktır. Yeni bir oluşum için kolları sıvayanlar, parti içerisinde fitne çıkarmak isteyenler çıkacaktır. AK Parti'de olan herkes şunu iyi bilmelidir; bu partiye gönül veren yüzde ellinin üzerindeki irade, bu sermayeyi biriktirene kadar çok çile ve acı çekti. Bugünlere kolay gelinmedi. Her kim bu milletin acı çekerek, itilip kakılmayı göze alarak, ikinci-üçüncü sınıf insan muamelesi görerek vazgeçmediği mücadelesini, geldiği noktayı kendi gücü, sadece kendi becerisi sanıp bencilce davranırsa bu büyük bir vebaldir. Bu başarı hikâyesi tabiî ki Sayın Erdoğan ve arkadaşlarına aittir. Ama bu başarıda bu milletin de payı büyüktür. Bu nedenle Rahmetli Menderes dönemini ıskalayan, Rahmetli Özal dönemini sonradan fark eden bu millet artık hata yapmak istemiyor. Yola çıkan bu kervanın yavaşlamasını, durmasını, tökezlemesini istemiyor. Bu nedenle 30 Eylül'e kadar aklına, ilmine güvenilen herkesle geleceğe ilişkin istişareler yapılmalıdır. Hiç kimse dışlanmamalı, herkes kucaklanmalıdır. Herkes kendini, makamını, geleceğini değil büyük emeklerle oluşturulan bu başarı hikâyesinin devamını düşünmelidir. İktidar ve gücü yöneten kardeşlerimiz, "Beni bana bırakma Rabbim" diye dua etsinler. AK Parti'de Erdoğan sonrasına ilişkin senaryoları hisseden Başbakan; "Bu hareketi tanımayanlar ellerini ovuşturarak bizde fitne çıkmasını; tamahın, kibrin, hırsın öne çıkmasını bekliyorlar. Ellerini ovuşturanlar hayal kırıklığı yaşayacaklar. Niyet okuyanların, tasarım yapmak isteyenlerin hevesleri bir kez daha kursaklarında kalacak..." diyor. İnşallah dediği gibi olacaktır. Bunun için kardeşlerin birbirine sımsıkı sarılması ve kardeşlik hukukuna riayet etmesi gerekir. AK Parti'nin 30 Eylül'deki önemli sınavı başarı ile atlatacağına inanıyorum. Parti içerisinde fitne fesat çıkarmak isteyeni bu millet tükürüğü ile boğacaktır. Geçmişte partiyi bölmek isteyenlere bu milletin ne yaptığını herkes hatırlasın.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT