BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > bizimkiler

bizimkiler

(...Sincan’daki Bizimkiler anlatıyor) Erol Abi: Ben Fatih’i dağıtırken 3.kata gazete attım... 5. kattan biri, “Gazeteci buraya atabilirsen hem gazeteye abone olurum hem de sana yemek ısmarlarım” dedi...



(...Sincan’daki Bizimkiler anlatıyor) Erol Abi: Ben Fatih’i dağıtırken 3.kata gazete attım... 5. kattan biri, “Gazeteci buraya atabilirsen hem gazeteye abone olurum hem de sana yemek ısmarlarım” dedi... Ben de attım, yemeği de ısmarladı. Sonraki günler yemeğin verdiği enerjiyle 2 gün boyunca attığım gazeteler çatıya gitti... Mecbur bayilerden aldım geri attım... ... Hasan Abi “Ben ne yaptım” diye giriyor konuya... “Gazeteleri aldım kucağıma... Arabanın kapısını açmaya çalışıyorum, bir türlü açamadım... Sonra gazeteleri arabanın üstüne koydum ve bindim arabaya bastım gaza... Sonradan jeton düştü de gazeteleri topladım... krampon BARCELONAlı basketbolcular hücum süresinin 24 saniyeden 50 saniyeye çıkması için FIBA’ya başvurdu... “ataryemez” ... SAMET Aybaba basın mensuplarına patladı: “Ya arkadaşlar taktınız bi Egemen de Egemen, o artık Escude kaldı...” “yakup24” ... ZLATAN ve Silva’nın ayrılmasıyla biletleri iade eden Milanlı taraftara özenen Bozbaykuşlar, Behram’ın gitmesiyle 13 kombineyi iade etti. “karavega” ... ESKİŞEHİR’de antrenman sırasında “Marsilya mı ? Onu sil yaa hehuehu” esprisi yapan Alper Potuk takımdan ayrı çalıştı. “C.Ronaldo” tuzaktan kumanda (...SHOW - Magazin) HÜLYA AVŞAR: Antalya’ya en son 4 yıl önce gitmiştim... SEYİRCİ: 3 yıl önce gelmiştiniz... HÜLYA AVŞAR: Beni nasıl takip ediyorsunuz öyle... Bravo valla... SEYİRCİ: Evlendiğim yıl gelmiştiniz... söz der ki; “-Göz gönülden yana oldukça aklın yapacağı pek bir şey yoktur...” (...Sadece müthiş S.Ö.Z.leri) hayata dair Aşkı arıyor, aşkı bulduğumuzu sandığımızda kaybetmekten korkuyoruz. Oyunlar oynuyor, maskeler takıyor, çoğu zaman da bu yüzden yine yalnız kalıyoruz. Bizi aradığımız aşka kavuşmaktan alıkoyan bu kısır döngüdür... Birinin bizi sevmesi için başka biri gibi davrandığımız sürece sevgisiz kalırız... Çünkü karşımızdaki bizi görmez, bilmez... Kendimizi olmamız gerektiğini düşündüğümüz şeyin arkasına saklarsak bizi kim görebilir?... Görmediği bir şeyi kim sevebilir?... ... Her şeyden fazla, önce kendimi istiyorum... Dürüstlük ve doğrulukla yaşamak istiyorum... Ne içimdeki mücevheri gizleyecek ne de kusurlarımı örtmeye çalışacağım... Pazarlık yok, gerçeklikten kaçmak yok, kendimi kandırmak yok, yalan yok... ... Sevgilinizin gözlerinizin içine bakarken tüm sırlarınızı bildiğini, sizin huysuz, tatlı, bencil ve cömert hallerinizi bilip buna rağmen sizi gerçek anlamda sevmeye devam ettiğini düşünün... Aynı şeyi sizin de yapabildiğinizi hayal edin... Bilinçli bir ilişkinin potansiyeli budur... (...Charlotte Kasl) TEMEL’iN YERi Akıl hastanesinin bahçesinin yanında adamın lastiği patlamış... Arabadan inmiş, tekeri çıkarmış, stepneyi takarken, kenara koyduğu bijonlar yuvarlanıp yağmur mazgalından içeri düşmüş... “Kahretsin” diye söylenmiş, “Şimdi ne yapacağım ben...” Bahçenin içinde, hastalardan Temel, başından beri olayı seyrediyormuş... Adama bağırmış; “-Telaşlanma... Öbür üç tekerlekten birer bijon sök... Buna tak, seni en yakın tamirciye götürür...” Adam “Vay canına” demiş, kendi kendine... Ve Temel’e dönmüş; “-Sende çok açık bir mantık, düşünme ve değerlendirme kapasitesi var... Burda ne işin var?... Eve gider gitmez, hastane başhekimini arayacağım ve senin durumunun yeniden gözden geçirilmesini isteyeceğim...” Geri dönmüş, arabasına yürümüş... Tam kapıyı açıp binecekken, beyninin ortasına yediği koca bir taş parçası ile yere yıkılmış... Kendinden geçerken, hayal meyal Temel’i duymuş: “-Unutmazsın değil mi?...” bir film diyaloğu “-Her şeyden vazgeçmeye razı değilseniz, her şeyi çoktan kaybetmişsiniz demektir...” (...Act Of Valor filminden)
Reklamı Geç
KAPAT