BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > TSK’dan süngü kadar yalın açıklama!

TSK’dan süngü kadar yalın açıklama!

Kamuoyunu manipüle etmek, daha doğrusu etmeye çalışmak, özellikle bizim medyamızın şanındandır. Bu işlerde biraz deneyimli iseniz, hangi olayın hangi (bazan ticari bazan siyasi) maksatlarla, kullanıldığını, çarpıtıldığını, kaleme alındığını “başlıklandırıldığını” hangi kişilerin niçin ve neye hizmeti öne çıkarıldığını kolaylıkla anlarsınız.



Kamuoyunu manipüle etmek, daha doğrusu etmeye çalışmak, özellikle bizim medyamızın şanındandır. Bu işlerde biraz deneyimli iseniz, hangi olayın hangi (bazan ticari bazan siyasi) maksatlarla, kullanıldığını, çarpıtıldığını, kaleme alındığını “başlıklandırıldığını” hangi kişilerin niçin ve neye hizmeti öne çıkarıldığını kolaylıkla anlarsınız. Bazılarına ters gelen gelişmelerin önünün kesilmek istendiğini de görürsünüz. İbretamiz örnekler Son günlerde, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimleri vesilesiyle, bunun ibretamiz hatta dehşetengiz örneklerini görüyoruz. Şimdi, ortaya öyle aday isimleri, hem de kamuoyunun favorileri imiş gibi atılıyor ve pompalanıyor ki, şaşıyorum! Bir gazetemiz, herhalde kapalı devre kendi radikal veya entel ortamında yaptığı, güya kamuoyu araştırmalarından kendi gönlünde yatan adayı İsmail Cem’i ortaya çıkardı, pompalıyor. Son zamanlarda bir İlter Türkmen adı dolaştırılmakta; hem de ilginç bir yöntemle, güya MHP bu isim üzerinde anlaşabilirmiş. Kim sormuş, kim söylemiş? Eski Dışişleri Bakanlarından ve Büyükelçilerden Türkmen görünüşte ve tercüme-i haline bakılınca, başarılı bir diplomat, uluslararası tecrübesi var, bir aralık Birleşmiş Milletler sekreteryasında da üst düzey görevde bulundu. MHP’yle de geçmişte bir bağlantısı oldu; 1995 genel seçimlerinde BM’deki Daimi Temsilciliğinde yardımcılığını yaptığım Türkmen, bana MHP’den aday olmak istediğini söylemiş ben de onu rahmetli Alparslan Türkeş’e takdim etmiştim ve İzmir’de liste başından aday olmuştu. MHP barajı geçebilse idi muhakkak seçilecek ve parti eğer o zaman bir hükümete ortak olsa idi, muhtemelen Dışişleri Bakanı da olacaktı. Zaman zaman mesleki deformasyona uğrayacak kadar profesyonel olan Türkmen, MHP’nin Dışişleri Bakanı olarak partinin ilkelerine uymak zorunda kalır ve o istikamette başarılı da olabilirdi. Ne var ki, son zamanlardaki yazılarından ve TV programlarındaki konuşmalarından, özellikle Güneydoğu, Öcalan vb. konularındaki gerçek veya şimdiki görüşlerinin MHP’nin ilkelerine hiç uymadığını, herhalde Sayın Bahçeli ve MHP’liler bilirler. Velhasıl, bence Türkmen’in MHP’nin de üzerinde anlaşabileceği bir aday olduğu rivayeti, bazılarının şişirdikleri kocaman bir balondur! “Biz yokuz!” balonu... Ama asıl büyük balon, önceki gün Milliyet gazetesinin manşetinde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu’na atfen, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve adayları konusunda “Biz bu işte yokuz” sözleri ile uçurulmuştu. Böylelikle, askerlerin yeni Cumhurbaşkanının kişiliği ile ilgileri ve istekleri olmadığı izlenimi, kasten sahayı başkalarına açmak için oluşturulmak istenmişti. Ancak, Genelkurmay Başkanlığı’nın hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak kadar açık seçik açıklaması, meşhur tabiri ile bazı başlara “bomba gibi” düşünce, “TSK’nın bu işte var” olduğu anlatılmış ve anlaşılmış oldu, bazılarının bulanık suda istedikleri balıkları ortaya çıkarmak teşebbüsleri akim kaldı. TSK “bu işte” tabiidir ki demokratik sürece engel olmak, kendi adayını empoze etmek için “yoktur” ama herhalde, yanlış ve sıkıntı doğurabilecek kişilerin aday olmalarına ve bir kişinin de seçilmesine engel olmak için “vardır”. Aynı zamanda da, askerlerin şu veya bu kişiyi destekledikleri ima veya rivayetlerini başından önlemek için de “vardır”. Açıklamanın şu paragrafları tereddüde mahal bırakmayacak kadar açık-seçik: “Silahlı kuvvetler, Anayasa ve kanunlarımız çerçevesinde ülkenin yüksek menfaatlerini ve geleceğini ilgilendiren konularla yakından ilgilenmekte, gelişmeleri değerlendirmekte, görüş ve önerilerini yasal zeminlerde ve doğrudan ilgili kişi ve makamlara iletmektedir... Türk Silahlı Kuvetleri’nin, örneğin Cumhurbaşkanı olacak zat hakkında, ilkeler ve arzu edilen nitelikler bazında değerlendirmeleri mevcuttur. Bu değerlendirmeler, gerektiğinde, ilgili zeminlerde dile getirilmektedir!” Bu konudaki açıklama ancak bu kadar sarih olabilir...tabii anlayabilenlere! Şimdi bazı entel ve ordu karşıtlarının kaşları yukarı kalkacak, bazıları da eleştirilere kalkacaklar ve hatta ünlü Kopenhag kriterlerini ileri sürerek, Avrupalılar’ın olası tepkilerini, onlardan da evvel, dile getireceklerdir. Ama bunlara hemen söyleyeyim: Avrupa adayı ve AB destekli bir Cumhurbaşkanı seçmeyeceğiz.. Müstakil Türkiye Cumhuriyeti Devletinin başını seçeceğiz, ülkemizin geleneklerine ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, bize özgü geleneksel konumuna göre, kendi Başkomutanı da olacak Cumhurbaşkanı hususunda “hiçbir tercihinin veya değerlendirmesinin olmaması” zaten düşünülemezdi. Açıklama inşaallah bazı sivri akılları başlarına getirmiştir! GÜNÜN FİKİR KIRINTISI “Benim ihtiraslarım var, hem de büyükleri, fakat bu ihtiraslar yüksek mevkileri işgal etmek veya büyük meblağlar elde etmek gibi adi emelleri tahakkuk etmeye bağlı değildir” Mustafa Kemal (1931)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT