BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kandil’de tasfiye korkusu

Kandil’de tasfiye korkusu

Öcalan'ın kardeşi Osman Öcalan, "Eğer fırsat verilirse Abdullah Öcalan, PKK'daki savaşçı grupları tasfiye edecek" dedi. Öcalan, "Geçen sürede şiddetin bir şey çözmediği görülmüştür. Bunun için ağabeyim uzlaşma ve diyalog kapısını zorlamak istiyor" diye konuştu.



> Adem Demir İSTANBUL Kürt sorununun çözümü ve PKK’nın silahlarının susturulması için bugünlerde yine Abdullah Öcalan faktörü üzerinde duruluyor. İmralı tutuklusu Öcalan’ın örgüt üzerindeki rolü tartışılırken uzun bir aradan sonra görüşmeye giden Mehmet Öcalan “ağabeyim göreve hazır” açıklaması yaptı. Ardından farklı cephelerden birbiri ardına açıklamalar geldi. En ilginci ise Kandil’den yapılan ve çıtayı yükselten “Bütün bileşenler muhataptır. Görüşmeler İmralı’da yapılamaz” türünden “bol şartlı” açıklama oldu. Dağ kadrosunun “sağlık ve benzeri şartlarla” Abdullah Öcalan’ı devre dışında tutma girişimlerine İmralı tutuklusunun, Irak’ın kuzeyinde yaşayan kardeşi Osman Öcalan’dan zehir zemberek bir cevap geldi. Gazetemize konuşan Osman Öcalan, “Abdullah Öcalan’ı dinlemeyen kendini kapının dışında bulur” dedi. Ağabeyi Mehmet Öcalan’ın İmralı ile yaptığı buluşma neticesinde; Hükümetin, görüşmelerin avukatlar aracılığıyla yapılmasını sağlıklı bulmadığını, görüşmelerin aile bireyleri aracılığıyla yürüt ülmesinin daha olumlu görüldüğü yönünde bir sonuç çıkardığını belirten Osman Öcalan, “Geçmiş yıllarda avukatların bürosu aracılığıyla yapılan görüşmeler barış yerine çatışmalara hizmet etti. Bu yöndeki gelişmeler, avukatlarla ilgili devam eden yargılamada iddianameye de konu olmuştur. Aslında bu bir gerçeği ifade ediyor. Abdullah Öcalan, 1999 yılında PKK’nın tasfiyesini gündeme getirirken barış için son derece ısrarlı idi. Dışarıdaki yani dağ yönetimi belli ölçüde savaş eğilimi gösterirken Öcalan barışta ısrar ediyordu. Onun ısrarı üzerine PKK’nın tasfiyesine gidildi. PKK yerine KADEK oluşumu geliştirildi. Ancak şahin ve mezhepçi grup bunu hazmedemedi. Her zaman fırsatlar kolladı. Avukatlar özellikle de Mahmut Şakar grubu Öcalan’ın sözlerini çarpıtarak veya eksik ileterek dağ kadrosunun savaşa devam etmesini sağlamış oldular” diye konuştu. Avukatların değiştirerek Kandil’e taşıdıkları bilgileri fırsat bilen savaş yanlısı şahinlerle Alevi kanadın şiddeti tırmandırması üzerine Abdullah Öcalan’ın bir yılı aşkın süredir görüşmeme protestosu ortaya koyduğunu ileri süren Osman Öcalan “Ağabeyim bu tavrıyla, örgüte madem savaş istiyorsanız hadi buyurun savaşın demiştir. Geçen sürede silahlı çatışmanın ve şiddetin bir şey çözmediği görülmüştür. Bunun için ağabeyim uzlaşma ve diyalog kapısını zorlamak istiyor” dedi. “Daha önce örgütün tüm yöneticileri, adres olarak sadece İmralı’yı gösterirken şimdi tüm bileşenlerin muhatap kabul edilmesi gerektiği şartını ileri sürüyorlar. Bu yöndeki açıklamaları hem Duran Kalkan hem de Murat Karayılan yaptı. Peki Dağ kadrosu Öcalan’ı dinler mi?” şeklindeki soruya Osman Öcalan şu cevabı verdi: “Onların korku ve endişeleri var. Bütün kesimler muhataptır ısrarı, çözüm sürecinde kendilerinin dışlanmasını önlemeye yöneliktir. Onlar şunu çok iyi fark ediyorlar. Görüşmeler neticesinde Öcalan bazılarını devre dışı bırakacaktır. Bu yöndeki tasfiye girişimi daha öncede gündeme gelmişti. 1998’deki Roma sürecinde; bugün dağ yönetiminde etkili olan 6-7 kişinin bir tarafa konulmasını istemişti. Ama Öcalan, süreci tıkayıcı bu kişileri tasfiye etme konusunda fırsatı bulamadı. Öcalan’ın tasfiye etmek istediği kişiler, Cemil Bayık, Mustafa Karasu, Duran Kalkan, Ali Haydar Kaytan gibi isimlerdir. Öcalan geçmişte fırsat bulup uygulamaya koyamadığını şimdi yapabilir. Bunlar, kendilerine yönelik bir tasfiyeyi gördükleri için “muhataplık” durumunu genişletiyorlar.” Sorunun çözümü konusunda en güçlü muhatabın Öcalan olduğunu, İmralı faktörünün devreye konulması halinde çatışmaların duracağına inandığını ileri süren Osman Öcalan, “Eğer Öcalan tekrar devreye girer ve eline iletişim imkanları verilirse silahların susturulması konusunda yüzde 99.5 etkili olur. Bazıları belki Öcalan’ı dinlemeyebilir. Ama bunlarda fazla bir şey yapamazlar. Öcalan hem halk hem de militanlar üzerinde son derece etkilidir. Ağabeyimi dinlemeyen kendisini kapının dışında bulur” diye konuştu. PKK’nın çok geniş bir örgütlenme yapısına sahip olduğunu, İran, Irak, Suriye, Türkiye, Rusya ve Avrupa’da yapıları bulunduğunu hatırlatan Osman Öcalan, Gaziantep’teki bomba, Bingöl’de polis ve sivil giyimli silahsız askerlere yönelik saldırıların çatışmalar ı körükleyici nitelik arz ettiğini belirterek şunları söyledi: “PKK’nın içinde çeşitli devletlerin istihbarat örgütlerinin sızmaları söz konusudur. Bu sızıntılar yıllardır PKK’ya farklı teşviklerde ve yönlendirmelerde bulunuyorlar. Bahsettiğimiz eylemlerin istihbarat örgütlerinin yönlendirmeleriyle yapılmış kuşkulu saldırılar olduğunu düşünüyorum. Hiçbirini doğru bulmak mümkün değildir.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT