BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sıfır noktası

Sıfır noktası

İş dönüşü günlük siparişleri almadan yola çıkmazdı. Dünkü listede süt de vardı. Her zamankinin hilâfına o gün markette üç-dört markadan bolca taze süt buldu. Şişe şekilleri farklıydı. Hepsini vaktiyle bir bir denemişti.



İş dönüşü günlük siparişleri almadan yola çıkmazdı. Dünkü listede süt de vardı. Her zamankinin hilâfına o gün markette üç-dört markadan bolca taze süt buldu. Şişe şekilleri farklıydı. Hepsini vaktiyle bir bir denemişti. Keza, içindeki sütlerin tadı, kıvamı, rayihası ve dayanıklılığı bakımından da şimdiye kadar pek bir fark görmemişti. Fiyatlar genellikle farklı olurdu. Marketteki karmaşaya rağmen vakt-i zamanında etiketlerini arayıp bulmuş, markaları fiyatları itibariyle sıraya sokmuş idi. En pahalısı, ortası ve en düşük fiyatlısını biliyordu. Fiyat farkına bazen, “hepsi aynı zaten” duygusuyla yaklaşıp, hesaplısını tercih eder, bazen de, aradığını bulamaz, ne bulduysa alırdı. On-yirmi kuruş fazla ödese ne çıkardı ki! Elbette son kullanma tarihine mutlaka bakar, önlerden arkalardan karıştırıp, şansını denerdi. Dün, günlük sütlerden rafta sayıca az, adı pek bilinmedik, fiyatı da uygun olanını seçti. Sırf, “o marka da satsın, büyüsün” niyetiyle... Gazetede Müsiad ve Tüsiad haberlerini yan yana gördü. Birinde dünyanın dört bucağından beşbin katılımcının geldiğine işaret ediliyor, kültürel-yerel kıyafetleriyle iş kadınlarının da fuara yoğun ilgi gösterdiği resmediliyordu. Diğerinde, Başkanlık Konseyince, derneğin başına bir süt firmasının yönetim kurulu başkanının getirileceği, Ocaktaki genel kurulda “tek adaylı seçim” yapılacağı bilgisi veriliyordu. Bir sonraki sefere, markette sütler arasında tercih yaparken, acaba bu haberlerin işaret ettiği Tüsiad-Müsiad kıyaslaması da etkili olacak mıydı? Acaba, raf karşısındaki tercihler aslında çok önceden yapılmış, her satınalma kararı zamanında bir kırılma noktasından geçmiş olamaz mıydı? Hiç de kolay olmadığını bile bile, müşterilerin kararlarının derininde nelerin yattığını, her kararın gerçek sıfır noktasını yakalamanın pazarlamacılar için taşıdığı önemi, firmalara neler kazandırabileceğini ciddî ciddî düşünmeye başladı. Düşündü... ve sonunda... Müşterileri tek tek, ayrı bireyler olarak göremeyen, onları dünyaları, duyguları ve düşünceleriyle ince ince incelemeyen akademisyenlere de... Hâlâ, müşterileri birer yığın ve birer istatistik olarak ele alıp, onları topluca bombardıman eden firma ve markalara da... Hayret! Dedi ve sustu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT