BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Melo neleri kurtardı?..

Melo neleri kurtardı?..

Melo neleri kurtardı?..



Melo, penaltı ile beraber Galatasaray’ın iki puanını da kurtardı; acaba “o kadar” mı?.. Peki ama, birdenbire “ön plâna çıkan” ve yıllar yılı belki de unutulmayacak olan “bu enteresan olayın gizlediği” önemli bazı gerçekler ne olacaktı?.. Birinci soru; “neredeyse” maçın biteceği son dakikalarda Melo “inanılmazı başarmasa idi”; Galatasaray’ın kaybedeceği “iki puanın sorumlusu” kim olacaktı?.. Çok merak ediyorum; geçen sezonun son maçlarında “bir gol kaçıran” Mehmet Batdal’ı “gözden çıkaran” Fatih Terim’in, Manchester maçındaki perişanlığı ortada iken, gene oyuna dahil ettiği ve “benzer iki pozisyonda golü bulamayan” Emre Çolak konusundaki davranışı ne olacaktı?.. Son maçında “Galatasaray taraftarının yok etmeye çalıştığı” Hakan Balta’nın, kaçan onca golden sonra “kritik hâle gelen” SB Elazığspor karşılaşmasının sonuna doğru “başka oyuncu kalmamış gibi”, hem de devamlı Galatasaray’ı rakip kale önüne taşıyan, rakip defansı perişan eden Amrabat’ın yerine oyuna sokularak, bu defa rakibin Galatasaray defansının üzerine çullanmasının yolunun açılması üzerine neler düşünmemiz gerek?.. Bitmedi; aynı maçta, “geçen sezonun sonundan beri, Avrupa Şampiyonası Finalleri de dahil, bugüne kadar 4 defa sakatlanan ve tam olarak iyileşmediği ve güçlenmediği Manchester United maçında da açıkça görülen” Elmander’in “ilk on bire konma sebebini” anlayan var mı, onu da merak ediyorum!.. Bu maç trafiğinde cesur bir rotasyonu nerede ise “felakete çevirecek” bir başka tablo da haftalardır sürüyor; “bazı” oyuncular “o kadar egoist” ki, Umut gibi bir golcü “yanlarında bomboş beklerken”, zor pozisyonlarda topu kaleye vurmakta “hiçbir sakınca görmüyorlar” ve “atılamayan bu goller”, sonunda “bir bumerang gibi” dönüp dolaşıp Galatasaray’ı vuruyor; peki “bu oyunculara” neden “Dur” denmiyor, anlamam mümkün değil!.. Vitrinde, haftalardır hâl⠓tacı, korneri doğru dürüst ve basit birer organizasyonla faydalı hâle getirmeyi öğrenememiş”, dahası “şut özürlüsü” ve de “orta fakiri” bir Galatasaray var; bu nasıl iş?.. Bunlar, “Galatasaray ile ilgili cevap bekleyen” sorular, bir de “başka türlü” ve “önemli” sorular var: Hakem Özgür Yankaya, “haklı” bir penaltı, ama “çok haksız” bir “kırmızı kart” kararı verdi; Elazığsporlu Serdar, Muslera tarafından düşürülürken, ortada “mutlak gol pozisyonu yoktu”; zira çaprazdaydı ve önündeki Muslera’dan başka, sol taraflarında kale ile arasına girebilecek, topu kesebilecek iki Galatasaraylı futbolcu vardı!.. Sorum şu; neden “bir hafta önceki gibi” kıyamet kopmadı ve Fatih Terim sahaya koşarak futbolcularıyla beraber etrafını çevirip hakemden hesap (!) sormadı?.. Nasılsa artık Tahkim Kurulu “bu gibi hâllerde maç cezasını kaldırmış” ve cezayı “büyük kulüpler için nohut çekirdek parası olan” bir para cezasına çevirmeye başlamıştı!.. Sorularım devam ediyor; neden Özgür Yankaya, Melo “topa vurulmadan bir adım öne çıktığı ve sağa sola Göksu’yu yanıltacak adımlar attığı” hâlde, penaltı atışını tekrar ettirmemişti?.. Bitmedi; Yankaya neden “penaltı atışı öncesi oyun o kadar durmuşken”, bitiş düdüğünü “bu duraklamayı hesaba katmadan” tam “dördüncü dakikanın son saniyesinde çalıp”, Melo’nun kalesini gelebilecek “başka” şutlardan kurtarmıştı?.. “Bunlar”, belki “penaltı kurtardığı için” Melo’ya ödüldü, belki de “Muslera’ya kırmızı kart çıkarmanın özrü idi”, ama sonuçta “3 puanı alıp giden” de Galatasaray oldu!.. Sizler sağ ve salim olun 3 Büyükler, kim bakar küçüklere?..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT