BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sekiz türlü zekâ var

Sekiz türlü zekâ var

Ebeveynler, zekâ testlerine çok meraklı. Çocuklarını doğal olarak en üst seviyede görmek istiyorlar. Oysa zekâ tek boyutlu değildir. Her çocuğun kendine göre belli başlı yeteneği vardır.



Gökhan Ergür / Psikolog Çeşitli internet sitelerinde insanların zekâsını ölçtüğünü iddia eden testler görüyorum. Online olarak çözülen bu testler sonucunda insanlara bir puan veriyorlar ve bu IQ puanı sizin zekânız hakkında bir bilgi sunuyor. Ebeveynler de bu konuya meraklı. Çocuğunu doğal olarak en üst seviyede görmek isteyen veli IQ puanına fazlaca anlam yüklüyor. Birincisi internet üzerinden yapılan “zekâ ölçtüğünü” söyleyen testlerin tamamı gereksiz uğraşlardır, zekâ bu şekilde ölçülmez. İkincisi ise yapılan zekâ testi sonunda ortaya çıkan IQ puanı o testin en önemsiz verisidir. Çocuklarda zekâ WISC-R(Wechsler Çocuklar İçin Zekâ Ölçeği) ile ölçülür. Bu işlemin uygulanma süresi 1 ya da 2.5 saat arasında değişmektedir. Toplam 12 alt-test çocuğa uygulanır. Çıkan sonuç yorumlanır ve çocuğun hangi alanlarda başarılı, hangi alanlarda eksikliğinin bulunduğu ortaya çıkar. Burada önemli olan IQ puanı değil çocuğun başarılı ve başarısız yönlerini görmektir. Ünlü psikolog Howard Gardner da zekâya IQ temelli bakışın yanlış olduğunu söyleyip çoklu zekâ kavramını ortaya atmıştır. Yani zekâ tek boyutlu değil çok boyutludur. Gardner sekiz farklı zekâ olduğunu söylemiştir ve bu zekâ alanları birbirinden kopuk değildir, aksine birbirine bağlantılıdır. İnsan doğuştan getirdiği özellikleri sayesinde bu zekâ alanlarının hepsine sahiptir. Önemli olan bu zekâ alanlarında eksikliği fark edip o noktada çalışmalar yapmaktır. Gardner’ın teorisine göre 8 farklı zekâ alanını inceleyecek olursak: 1. Sözel Zekâ: Kelimelerle düşünme ve ifade etme, dildeki kompleks anlamları değerlendirme, kelimelerdeki anlamları ve düzeni kavrayabilme, şiir okuma, mizah, hikâye anlatma, gramer bilgisi, benzetme, gibi dili üretme ve etkili kullanma becerisidir. 2. Mantık Zekâsı: Sayılarla düşünme, hesaplama, sonuç çıkarma, mantıksal ilişkiler kurma, hipotezler üretme, problem çözme, eleştirel düşünme, sayılar, geometrik şekiller gibi soyut sembollerle tanışma, bilginin parçaları arasında ilişkiler kurma becerisidir. 3. Görsel Zekâ: Resimler, şekiller ve çizgilerle düşünme, üç boyutlu nesneleri muhakeme etme becerisidir. 4. Beden Zekâsı: Hareketlerle, jest ve mimiklerle kendini ifade etme, beyin ve vücut koordinasyonunu etkili bir biçimde kullanabilme becerisidir. 5. Müzik Zekâsı: Sesler, notalar, ritimlerle düşünme, farklı sesleri tanıma ve yeni ritimler üretme becerisidir. 6. Sosyal Zekâ: Grup içinde işbirlikçi çalışma, sözel ve sözsüz iletişim kurma, insanların duygularını, düşüncelerini anlama ve ikna edebilme becerisidir. 7. Kişisel Zekâ: İnsanın kendi duygularını tanıma, kendini değerlendirebilme becerisidir. 8. Doğacı Zekâ: Tabiattaki canlıları tanıma, araştırma ve canlıların yaratılışları üzerine düşünme becerisidir. ---------- >>> İhlas Koleji’nden mektup Hami Koç / hami.koc@tg.com.tr * Seçmeli dersleri kim seçmeli? 5. ve 9. sınıflarda bu seneden itibaren uygulanmaya başlayan yeni seçmeli ders sistemi medyada çok tartışıldı. Özellikle din derslerinin listeye eklenmesi bazı kesimleri rahatsız etti. İşin enteresan tarafı, şu ana kadar okullarda tek tip insan yetiştirildiğini söyleyen, sınıfları fabrikalardaki üretim bandına benzetip yakınanlar da bu gelişmeden rahatsız oldu. Yakın tarihte siyaset hayatında yaşadığımız büyük depremlerin! artçılarını şimdi okullarda hissediyoruz: Evet, dersler seçmeli olsun ama o dersler de bizim seçtiğimiz derslerden olsun. “Benim oyumla, dağdaki çobanın oyu bir olamaz!” demişlerdi bir ara. Şimdi de “Benim seçtiğim dersle, köy okulundaki çocuğun seçtiği ders bir olamaz!...” Eğitimin liberalleşmesi adına atılan bu adım çok olumlu bir gelişme. Ortaya çıkan tablo da önemli mesajlar veriyor. Geçen hafta Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ömer Dinçer’i birkaç yerde dinleme fırsatı oldu. Açıklamaları geçtiğimiz günlerde kamuoyuna da yansıdı. En çok seçilen dersler; matematik, yabancı dil ve Kur’an-ı kerim olmuş. Bu tabloyu iyi okumamız lazım. Mantıklı düşünen, hesabını kitabını iyi yapan, dünyayla entegre olmaya çalışan ve bu arada kendi değerlerini unutmak istemeyen bir gençlik söz konusu, kendi iradesi ile... Daha ne isteriz? > Bu konferans çok konuşulacak! Biz gençken hayalini bile kuramayacağımız zamanlardan geçiyoruz. Dünyanın en meşhur üniversitelerinin dersleri internette yayınlanıyor. Yine dünyanın en büyük kütüphaneleri dijital ortama taşınmış durumda. Artık kimsenin “Ben kendimi geliştirmek istiyorum ama fırsat vermiyorlar!” deme şansı yok. TED Konferansları da bu anlamda yepyeni bir çığır açtı. Para vermeden, pijamalarınızı çıkarmadan her akşam ünlü bir konuşmacının seminerine katılabildiğiniz bu inanılmaz girişim Amerika’da doğdu, şimdi TEDx markasıyla bütün dünyayı dolaşıyor. Ve Türkiye’de eğitim alanında ilk defa gerçekleştirilecek olan TEDx Konferansı’nı İhlas Koleji olarak biz düzenliyoruz. Eğitim dünyasını harekete geçirecek fikirler; hepsi, alanında zirveye yerleşmiş konuşmacıların ağzından, mayıs ayında İhlas Kolejinden tüm Türkiye’ye ve dünyaya yayılacak. Yola çıktığımız 1996 yılından beri hep aynı şeyi söylüyoruz. Eğitim alanında yenilik neredeyse İhlas Koleji hep orada olacak.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT