BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Adayın adı yok!

Adayın adı yok!

Cumhurbaşkanlığı adayları bir türlü mindere çıkmak istemiyor. Karnından konuşan çok. Ancak gerçek mânada aday olan sadece Mail Büyükerman. Biz genç kuşağı öylesine sindirmişiz ki, aday olmaya bile korkuyorlar.



Cumhurbaşkanlığı adayları bir türlü mindere çıkmak istemiyor. Karnından konuşan çok. Ancak gerçek mânada aday olan sadece Mail Büyükerman. Biz genç kuşağı öylesine sindirmişiz ki, aday olmaya bile korkuyorlar. Şikâyetçi olduğumuz “yaşlı”lar yerine “genç”ler maalesef talip olmuyor. Mail Büyükerman, Cumhurbaşkanı olmaya mâil ancak, yaşı da 72. (Yazıyla yetmişiki) Yahu biz genç kuşaklara yer açalım derken, ihtiyar kurtlara “post”u kaptırmayalım! Tabii Mail Bey’in meyilli olmasına bakmayan, sadece istekli ve meyilli olmak Çankaya yokuşunu tırmanmaya yetmez... Ağır toplar uygun zaman ve zemini kollamakla, yıpranmayı önleseler de yeterli kulis ve tanıtıma zaman bulamayacaklardır. Gerçi “yiğit, yiğidi gözünden tanır!” diye bir atasözümüz var. Adaylarımızın tanıtıma da fazla ihtiyaç duyacağını zannetmiyoruz. Mayınlı sahaya giren Mail Bey’in Eskişehir ve çevresinde sağladığı imkânlar takdire şayandır. Ancak “Çankaya” da vakıf veya dernek sayılmaz. Hele Anayasamızda Cumhurbaşkanı’na verilen görev ve yetkiler dikkate alındığında; “Atatürk”ün sesinden nutuk atmak da yeterli olmayabilir. Çünkü daha önce koro halinde Onuncu Yıl Marşı’nı söyleyen Sn. Demirel’in bu hüneri görev süresinin uzatılmasına yeterli olmamıştır. Bazı kimselerin “Özal’a benzer” aday aradıkları senaryolarına da kulak asmamak gerekir. Zira rahmetliyi “Çankaya”dan alaşağı etmek için elbirliği ile az gayret sarfedilmedi. Derler ya “Ölmeden kıymet bilinmez!” diye... Aynen öyle. Sağlığında “Özal”ı Çankaya’dan indirmek için gökkubbeyi yıkanlar, şimdi rahmetliye ağıtlar yakmaktadırlar. Ne diyelim! “Timsahın gözyaşları” bu olsa gerek. Cumhurbaşkanlığı seçimi gerçekten üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Ancak parti liderlerinin biraraya gelip atama yapacağı bir makam da değildir. Bu arada koalisyonu oluşturan parti liderleri ve hükümetin aday belirleme ve aday destekleme gayretlerine de şahit olmaktayız. Cumhurbaşkanı seçimleri bir “yürütme” görevi de değildir. Bu bakımdan hükümetin ısrarla diyalog adı altında isim empoze etme istekleri hoş karşılanmamaktadır. Sonuçta 16 Mayıs’ta bir Cumhurbaşkanı’mız olacak. “Olacaksa en iyisi olsun” düşüncesine katılıyoruz. Ne var ki “iyi”lik kavramı da itibarî bir kavramdır. Kimine göre “iyi” olan, kimine göre “ehven” olabilir. Aşık Veysel’in de dediği gibi; “Koyun kurt ile gezerdi, fikir başka başka olmasaydı...” Ne diyelim Cenab-ı Hak hepimizi “Ehven-i şer”den muhafaza etsin...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT