BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 1915 soykırım masalı

1915 soykırım masalı

Medya haberlerinden, İsveç Parlamentosu’nun 31 Mart 2000 günü, Ermeniler’in soykırım iddialarını içeren bir raporu kabul ettiğini öğreniyoruz. Yıllar önce ABD Temsilciler Meclisi üyesi Stephan Solart’ın 24 Nisan 1915’in “Soykırım Günü” olarak anılmasını isteyen önerisi tekrar Kongreye gelebilir. Oysa Kongre üyelerinin çoğunun tarihi bilgisi azdır.



Medya haberlerinden, İsveç Parlamentosu’nun 31 Mart 2000 günü, Ermeniler’in soykırım iddialarını içeren bir raporu kabul ettiğini öğreniyoruz. Yıllar önce ABD Temsilciler Meclisi üyesi Stephan Solart’ın 24 Nisan 1915’in “Soykırım Günü” olarak anılmasını isteyen önerisi tekrar Kongreye gelebilir. Oysa Kongre üyelerinin çoğunun tarihi bilgisi azdır. Türkiye bu konudaki görüşlerini Kongre üyelerine ulaştırmalıdır” dediği hâlâ hatırlardadır. Her yıl çeşitli yabancı ülkelere oralardaki Ermeni lobileri tarafından sokuşturulmak istenen “24 Nisan 1915” yalanının esası nedir? Özetleyelim: Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması ile Osmanlı Devleti’nin Almanlar’ın yanında savaşa girmesi Ermeniler’e büyük bir fırsat olarak görünmüş, 1877 Rus-Osmanlı savaşında olduğu gibi Ermeniler’i kullanarak Doğu Anadolu’yu ilhak etmek isteyen Çarlık Rusyası’nın Osmanlılar’a savaş ilân etmesi üzerine, Taşnak Komitesi “Ruslar sınırı geçtiklerinde ve Osmanlı orduları geri çekilmeye başlayınca, her yerde isyanlar çıkarılmalı, Osmanlı ordusu iki ateş arasına alınmalıdır” talimatını vermiş, Rus kuvetlerinin Osmanlı ve Rus Ermenileri’nden kurulmuş gönüllü alayları öncülüğünde Osmanlı topraklarına girmesi ile birlikte II. Meşrutiyet döneminde askere alınmaları kabul edilen Osmanlı ordularındaki Ermeniler, silahları ile ya Rus kuvvetlerine katılmışlar veya çeteler kurarak ve komitelerin talimatına uyarak, erkekleri cephelerde savaştığı için, savunmasız kalan Türk şehir, kasaba ve köylerine saldırarak, katliama girişmişler ve Osmanlı kuvvetlerini arkadan vurmuşlardır. Diğer taraftan 11 Nisan 1915’te Van’da bir Ermeni isyanı patlamış, bu isyan sonucu Van, Ruslar’ın eline geçerken, Çar II. Nikola Van’daki Ermeni Komitesine Rusya’ya yaptığı hizmetler için teşekkür etmiştir. İşte bu durum karşısında, Osmanlı Hükümeti, Ermeni Patriği ve Ermeni mebusları çağırarak, Ermeniler’in Müslümanlar’ı katletmeye devam etmeleri halinde gerekli önlemleri alacağını bildirmiş ve 24 Nisan 1915 günü Ermeni komitelerini kapatarak, yöneticilerden 235 kişiyi, Devlet aleyhine faaliyette bulunmaktan, tutuklamıştır. İşte, dünyanın çeşitli ülkelerindeki Ermeniler’in ve Ermeni taraftarı lobilerin, her yıl “Soykırım Yıldönümü” olarak andıkları ve çeşitli dünya parlamentolarına kabul ettirmek istedikleri “24 Nisan 1915” günü bu 235 anarşist ve teröristin tutuklandıkları tarihtir. Ermeniler yaptıkları ayaklanma ve katliamları, Osmanlılar’ın tehcir-iskân kararı üzerine girişilen bir “meşru müdafaa” olarak yutturulmak istemekte iseler de, Osmanlı Hükümetinin maruz kaldığı büyük tehlikeler nedeniyle savaş bölgeleri yakınındaki Ermeni vatandaşları, daha Güney’deki Osmanlı topraklarına ve Suriye’ye tehcir etmeyi amaçlıyor. Muvakkat Kanunun tarihi 27 Mayıs 1915’tir. Osmanlı Hükümeti, Ermeni Tarihçi Lao’nun da belirttiği gibi, kendi varlığını koruma hakkını kullanmış ve fakat II. Dünya Savaşı’nda ABD’nin Japon asıllı vatandaşlarına uyguladığı bu kararı alırken, Ermeni vatandaşların tehcir sırasında zarar görmelerini önleyen somut tedbirler de almıştır. Ne var ki, savaştan kaynaklanan genel asayişsizlik, şahsi kin, intikam duyguları, ağır iklim şartları, tifüs gibi salgın hastalıklar tehcir edilen kafilelerde kayıplara yol açmıştır. Esasen 90.000 kişilik bir Osmanlı kolordusunun Doğu cephesinde soğuk ve hastalıktan kırıldığı, yani bu felaketlerin yalnız Ermeniler için değil, bütün Osmanlılar için geçerli olduğu hatırlanmalıdır. Nitekim Prof. Stanfod Shaw gibi tarafsız tarihçiler Osmanlı Hükümetinin herhangi bir soykırım politikası gütmediğini, ölenlerin ise eşkıya saldırıları, kıyım ve karşı kıyım, açlık ve hastalık gibi o bölgede cereyan eden ve kapsamına Türkler’i de alan bir genel dramın sonucu olduğunu kabul etmektedirler. İşte bazı Batılılar’ın da inandırıldığı “1915 Soykırımı” yalanı ve tarihi gerçek kısaca budur.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT