BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zemzemin sırları ortaya çıkıyor

Zemzemin sırları ortaya çıkıyor

Çan sesiyle rengi kararıp tadı bozulan zemzem ezanla berraklaşıyor ve tatlanıyor.



Diziyazı Hazırlayan: Hayrettin TURAN hayrettin.turan@tg.com.tr İbrâhim aleyhisselâm, Allahü tealânın emriyle, eşi Hâcer validemiz ve oğlu İsmâil aleyhisselâmı Mekke’ye götürür. Yanlarına bir miktar yiyecekle Kâbe-i muazzamanın bulunduğu yere bırakarak Şam’a döner. Şimdiki zemzem kuyusunun bulunduğu yerde yatan çocuk, susuzluktan ağlamaya başlar. Annesi su aramaya koyulur. Bu sırada çocuğun ayaklarını vurduğu (veya Cebrâil aleyhisselâmın vurduğu) yerden Zemzem suyu fışkırır. Allahü teâlânın İsmâil aleyhisselâma bir ihsânı olan Zemzem’in etrâfını ilk önce Hazret-i Hâcer kum ile çevirir. Çölün ortasında bulunan bu kaynağın etrafında Mekke şehri kurulur. Bir müddet sonra Hazret-i İbrahim aleyhisselam, hanımını ve oğlunu ziyârete geldiğinde ise onları bolluk ve bereket içinde bulur. Çölün ortasında 4 bin yıldır bozulmadan, kirlenmeden, yosun tutmadan akan mukaddes su, her sene hac ve umre için gelen milyonlarca Müslümanı besliyor. İyi de tek bir kuyu, bu kadar insana nasıl yetiyor? Mescid-i harâm içinde Hacer-i esved köşesi karşısından çıkan zemzem suyunun bu bereketi ve hikmetleri, batılı bilim adamlarını hayretler içinde bırakıyor. TRT, cennetten geldiğine inanılan zemzem suyunu belgesel yaptı. Çekimler sırasında uzun yıllardır zemzem suyu ve kristalleri üzerinde araştırma yürüten Müslüman olmayan bilim adamları kaynağın sırlarına mazhar oldu. Alman bilim adamı Dr. Knut Pfeiffer, onlardan biri. Ren Nehrinin suyundan içen kişinin enerjisinin azaldığını belirleyen Dr. Pfeiffer, sular üzerine araştırma yaparken tesadüf eseri bir miktar zemzem bulur. Müslümanların çok önem verdiği ve birbirine içmesi için hediye ettiği bu su üzerine deneyler yapar. Deney sonrasında kişinin zemzem suyundan içtikten 35 dakika sonra rahatladığını ispatlar. Araştırmasını derinleştirince şaşırtıcı bir gerçekle karşılaşır. Zemzemin mayalama özelliği bulunduğunu, bir bardağının bir kova şebeke suyunu temizlediğini, bu özelliğiyle bile enerji ve şifa kaynağı olduğunu tespit eden Pfeiffer, “Su her şart atlında değişmiyor ama değiştiriyor” diyor. Alman bilim adamı şunları anlatıyor: “Çok acayip bir deney yaptım. Bir damla zemzem suyuna yüz damla normal su karıştırdım. Sonuçta gördüm ki suyun hepsi zemzeme dönüşmüş. Sonra bir damla zemzeme bin damla normal su karıştırdım. Ve yine gördüm ki hepsi zemzeme dönüşmüş. Bunun sebebi nedir, neden? Zemzemde öyle bir enerji var ki başkasını değiştirir ama kendi değişmez.” Araştırmalara göre, zemzem ilk çıktığı yerdeki sıcaklığı 37 derece. Ne niyetle içilirse o derde deva olan ve 66 adı bulunan Zemzem suyu, sesler karşısında farklı şekillere dönüşüyor. Bunu ispatlayan ise Japon bilim adamı Dr. Masura Emoto. Zemzem kristallerini ilk defa mikroskop ortamında inceleyen Dr. Emoto, suyu değişik ses frekanslarına maruz bıraktı. Suyun moleküler (kristal) düzeninin değişen frekanslara göre farklılaştığını gören Japon bilim adamı, zemzemin çan sesinde kristallerinin karardığını, Kur’an-ı kerim ve ezan sesinde ise parlaklaştığını ve netleştiğini belirledi. İncelemede her bir kristalin, Kâbe-i muazzamaya benzeyen bir doku oluşturduğu tespit edildi. Zemzem üzerine kaleme aldığı kitabı Japonya’da en çok satanlar arasına giren Dr. Emoto’ya göre zemzem, fiziksel ve kimyasal özellikleri bakımından yeryüzündeki bütün sulardan farklı. Dr. Emoto, “Zemzem, çevresinde cereyan eden bütün değişimleri hafızasına alıyor. Yapısı çok farklı. Bu, onu dünyadaki diğer elementlerin efendisi yapıyor. Müslümanların niçin hastaları tedavi etmek ümediyle Kur’an-ı kerimden sûreler okunup, suya üflediğini daha iyi anlıyorum” diyor. Çocukluğundan bu yana hayatını zemzem araştırmalarına adayan Türk kökenli Suudi mühendis Yahya Hamza Koçak, Kabe’nin damlalarda gizli şaşırtıcı sırrını Japon bilim adamlarından nasıl öğrendiklerini şöyle açıklıyor: “12 yıl önce Los Angeles’ta bir konferansta Japon bilim adamı Dr. Masaru Emoto ile tanıştım. Suyun hafızasının varlığından bahsediyor, bir sesten diğerine geçerken suyun nasıl etkilendiğini anlatıyordu. Konferans bittikten sonra kendisiyle konuştum. Biz Müslümanlar bir bardak suya Kur’an-ı kerim okuruz ve onu hastaya içiririz. Bir de zemzem suyumuz var. İçildiği niyete göre fayda verdiği biliniyor. Araştırma yapabilir misiniz diye sordum. Bana, Kur’an-ı kerimi kim okuyacak dedi. Los Angeles ve Tokyo’daki İslam merkezlerinde birilerinin bulunacağını söyledim. On yıl sonra bana üzerine ezan okunmuş su ve kristaller üzerinde yaptığı deneyleri yazdığı bir kitap göndererek beni şaşırttı. Araştırmayı gerçekleştirmiş ve bunun üzerine bir de kitap yazmış. Su kristalleri besmele, Kur’an-ı kerim ve ezan okununca şekil değiştiriyor. Kristaller, Harem’in uydudan çekilmiş birer resmi gibi. Zemzem kristali dünyadaki su kristallerinin hepsinden farklı. Bazı bilim adamları bunun sebebi hâlâ anlayamıyor.” İŞTE O KAYNAK BURADA! Hazreti İsmail’in yerini belirlediği zemzem kuyusu, Kabe-i muazzamanın yanı başında. Hacca ve umreye gelenler 4 bin yıldır kana kana içiyor. Mekke-i mükerremeyi sulayan zemzemin ilk çıktığı yerdeki sıcaklığı 37 derece. BELGESELİ YAPILDI Zemzem suyunun izini süren belgeselciler, ilk defa kaynağın çıktığı kayaları görüntüledi. Dünya Sağlık Örgütü, Zemzem Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü, Suudi Hidrojeoloji Kurumu yetkilileri, Cidde Kral Abdülaziz Üniversitesi hocaları ve Zemzem projesinde çalışan mühendisler belgesele konuk oldu. “Kutsal Su Zemzem/Zübeyde Su Yolu” isimli belgeseli, Dursun Özden yönetti. Yapım, bu akşam 21.00’de TRT Belgesel’de izleyiciyle buluşacak. Dünyanın en temiz sularından biri Dünya Sağlık Örgütünün raporlarına göre, zemzem en içilebilir ve sağlıklı sulardan biri. Amerika’da yapılan test sonuçlarında, dünyada içinde mikroorganizma ve bakteri bulundurmayan tek suyun zemzem olduğu ortaya çıkmıştı. Avrupa’da yapılan laboratuar çalışmalarında ise mikrobik hastalıklara karşı etkili olan zemzemin diğer sulara nazaran çok daha az kükürt taşıdığı, bunun yanı sıra daha fazla mineral barındırdığı ve fazlasıyla besleyici olduğu belirlendi. YARIN: MEKKE’NİN ÜÇ KADIN HİZMETKÂRI VE OSMANLI
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT